İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli ... fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 01.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi....
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli ... fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 01/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve ... sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında irsen intikal, taksim, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır....
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak 4721 sayılı TMK'nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkin olup, Mahkemece, çekişmeli taşınmazın yol olarak tespit harici bırakıldığı 24.7.2007 tarihinden davanın açıldığı 05.11.2010 tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi ile koşullarının davacı yararına gerçekleşmediği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki nedenine dayanarak, hem tespitten önceki hem de tespitten sonraki sebeplere dayalı olarak dava açmış olup, komşu taşınmazlarla ilgili olarak kadastro tespit tutanaklarının düzenlenmesi, tespit harici bırakılan taşınmaz üzerinde usulüne uygun olarak sürdürülen zilyetliği kesintiye uğratmaz. Dolayısıyla davacı, kadastro tespiti öncesinden beri sürdürdüğü zilyetliğine dayanarak adına tescil talebinde bulunabilir....
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili, davacının malik sıfatı ile zilyet olmadığını, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluşmadığını beyanla davanın reddini savunmuş, davalılar ..., ..., ... ise, murislerinin hisselerini 1955 yılında ...'a satarak zilyetliğini devrettiğini, davanın bu kişiye ihbarının gerektiğini beyan etmişlerdir. Mahkemece, Hüseyin oğlu ...'a yönelik davanın tefrikine, diğer paylara yönelik davaların ise kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan ..., ..., ... ve ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, TMK'nun 713/1. fıkrasındaki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve 2. fıkrasında yer alan, “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebeplerine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır....
Dava, kadastro sırasında çalılık niteliği ile tescil harici bırakılan taşınmaz bölümünün tespit harici bırakıldığı tarihten dava tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik hukuki nedenine dayanarak tescili istemi ile Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine 11.08.2011 tarihinde açılmıştır. Böyle bir yerin emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesini müteakip, kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi suretiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri hükümlerine göre kazanılması mümkün olup somut olayda bu şekilde bir iktisap için imar-ihya işlemlerinin en geç 1990-1991 yıllarında tamamlanmış olması ve bu tarihten dava tarihine kadar taşınmaz üzerinde tarım arazisi olarak zilyetliğin sürdürülmüş olması gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R 2008 yılında yapılan kadastro sırasında ... Köyü, 102 ada 102 parsel sayılı 2280,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile davalı adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup taşlık, kayalık ve çalılık olduğunu, zilyetlik koşullarının oluşmadığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir....
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ve ... mahallesi, ... ve ... mevkiinde bulunan ve bilirkişi raporuna ekli krokide sırasıyla (1 ve 2) numaralarıyla gösterilen yine sırasıyla 607,35 m² ve 526,29 m² yüzölçümündeki taşınmazların davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil davasıdır. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 6831 sayılı Kanuna göre 1972 yılında seri bazında 4785 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak yapılıp, 1973 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu ise 1991 yılında ... ......
Dava konusu 112 ada 34 ile 128 ada 10 parseller, 04.10.1960 tarih 606 ve 612 sayılı tapu kayıtları kapsamında kaldığı, 4753 sayılı Kanun uyarınca Toprak Tevzi Komisyonu tarafından sınırdaki parsellere uygulanan 1937 tarih 57 ve 90 sayılı vergi kayıtlarının miktar fazlası olarak Hazine adına belirtildiği açıklanarak 30.06.2006 ve 08.06.2007 tarihlerinde tarla niteliğinde Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. Dava, belirtme öncesi nedenlere dayalı TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddeleri uyarınca iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu taşınmazların 1960 yılında Hazine adına tescil edildiği, tapuda kayıtlı taşınmazların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmiştir....
Mahkemece, davanın kabulüne ve fen bilirkişisinin 25.06.2009 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 797,04 m² yüzölçümündeki taşınmazın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihya ile hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 24.07.1948 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 1744 sayılı Kanuna göre 05.01.1975 yılında ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2. madde uygulaması ile 18.05.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır....


