Noterliği 24.08.1989 tarih ve 28464 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesini imzaladığını, taşınmazın bedelini ödediğini, taşınmazın fiilen teslim alındığını ancak tapu kaydının devredilmediğini, davalılar ..., ... ve ... tarafından taşınmazın 08.02.2018 tarihinde 150.000,00 TL bedelle diğer davalı ...’a satıldığını belirterek davalı adına kayıtlı 1/3 hisse tapusunun iptali ile müvekkiller adına tescilini, bunun mümkün olmaması durumunda taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin davalılar ..., ... ve ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ..., ..., ..., satış vaadi sözleşmesinin yasal geçerliliğini yitirdiğini, zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının niza konusu taşınmaz hissesine hiçbir şekilde zilyet olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2....
bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmaz bölümünün öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı, ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin niteliğini, kullanım durumunu, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, böyle yerlerden ise imar-ihya edilip edilmediği, edilmiş ise hangi tarihte tamamlandığı hususlarında, önceki tarihli ziraatçi bilirkişi raporlarını da irdeler şekilde taşınmaz...
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere ayrı ayrı iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Dava konusu 120 ada 37 parsel sayılı taşınmaz toprak tevzi çalışmaları sırasında komisyonca 168 parsel sayılı taşınmaz olarak belirtilip 9.000 m2 yüz ölçümü ile Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. 197 belirtme numarası ile işgalci olarak Şemsu Han'ın gösterildiği,kadastro tutanağında işgalci olarak Hamza Han ve Sayim Han'ın gösterildiği, kadastro tespitinin Hazine adına yapılması üzerine tespite itiraz eden Hamza Han’ın Kadastro Mahkemesine açtığı dava sonucunda keşif gideri yatırılmadığından davanın reddine karar verildiği ve taşınmazın hükmen tespit gibi tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar Mahkemece taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden metruk olup olmadığı hususu yeterince araştırılmamış ise de davacı taraf hem belirtme tutanağında hem de kadastro tutanağında işgalci olarak belirtilen şahıslar arasındaki akdi ya da irsi ilişkiyi ispat edememiştir....
Mezrasında bulunan 177 ve 114 nolu taşınmazları zilyet sıfatıyla kullandığı, bu taşınmazlardan 177 nolu parselin .....a, 114 nolu parselin .......'a ait olduğu, taşınmaz maliklerinin beyanı ile de doğrulandığı üzere, bu taşınmazların malikleri tarafından davacıya ekmesi için verildiği anlaşılmaktadır. ....09.2010 tarihinde çıkan yangın nedeniyle, davacının zilyetliğinde bulunan taşınmazların zarara uğradığı,..... Sulh ... Mahkemesi'nin 2010/24 D.İş sayılı dosyası ile olay yerinde 26...2010 tarihinde keşif yapıldığı, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ile, 177 nolu parselde 32.000 m2 buğday anızının yandığı, 114 nolu parselde ... adet fıstık ağacının, ... adet incir ağacının, ... ton odunun ve ... ton samanın yandığı tespit edilmiştir. Olay sonrası düzenlenen 05.08.2010 tarihli Bilirkişi Raporu ile, yangını ...'...
Borçlar Kanunu'nun (TBK) 289 uncu maddesinde; "Elden bağışlama, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulmuş olur." 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 15 maddesinde; "Tapuda kayıtlı taşınmaz malların malikleri veya bunların mirasçıları arasında, tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların ise ondördüncü madde gereğince belirlenen zilyetleri arasında taksim edildikleri belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanları ile sabit olduğu takdirde bu mallar taksim gereğince zilyetleri adına tespit olunur. Taşınmaz mal tapuda kayıtlı olsun veya olmasın, onun ayrılması mümkün bir kısmının veya belirli bir payının, bu Kanunda zilyet lehine kabul edilen sebeplerle iktisabı caizdir. İştirak halinde mülkiyet hükümlerinin söz konusu olduğu hallerde, iştirakçilerinden biri veya birkaçının belirli bir taşınmaz maldaki hissesinin diğer iştirakçilere devir ve temliki; tapulu taşınmaz mallarda yazılı, tapusuzlarda ise her türlü delille ispat edilebilir....
(YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı) 3.Öte yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 995 inci maddesinde, “İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. İyiniyetli olmayan zilyet, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebilir. İyi niyetli olmayan zilyet, şeyi kime geri vereceğini bilmediği sürece ancak kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olur.” hükmü yer almaktadır. 4. Zilyetliğinin haksız olduğunu bilen veya gerekli özeni sarf etmiş olsa bunu öğrenebilecek olan zilyet iyi niyetli zilyet olmayıp, kötü niyetli zilyettir. 5. İyi niyetli olmayan zilyet hak sahibi için de yapılması zorunlu olan giderlerin karşılığını isteyebilir. Ancak yararlı ve lüks giderleri isteyemez....
İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi şöyledir; "Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir." 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi şöyledir; “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”; 17. maddesi şöyledir; “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar...
İstinaf Sebepleri Davacı vekili; dosya kapsamı ve gerekçenin örtüşmediğini, sözleşmeye göre taşınmaz bedelinin 50 milyonu çekle hemen, 48 milyonu da 45 gün sonra ödenecek çekle tahsil edilmek üzere satış yapıldığını, bedelin ödendiğinin murisin imzası ile sabit olduğunu, tanıkların ödemeyi bilmemesi gerekçesinin geçerli olmadığını, davalının satış bedelinin ödenmediğine ve imzaya itirazı bulunmadığını, müvekkilinin malik sıfatıyla zilyet olduğunu, muhtelif cinste ağaçları diktiğini, tanık beyanlarında da ifade edildiğini, 3.000 m² kısmın hukuki imkansızlık nedeniyle devredilemediğini, söz konusu hissenin üçüncü kişiye devredildiğini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade gerektiğini, bilirkişi raporuna göre de krokinin zeminle örtüştüğünün tespit edildiğini, taşınmazın 05.03.2019 tarihinde devredilmesiyle ifa olanağının kaktığını, zamanaşımı süresinin geçmediğini, kaldı ki zilyet konumunda olduğunu, iyiniyetli olmadığına dair belirlemenin de doğru olmadığını, davalı tarafından kullanımın...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 14.03.2017 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat ... ile temyiz edilen vekili Avukat...geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen ihbar olunan ... Konut Yapı Koop. vekili Avukat, ihbar olunan ... vekili Avukat, İhbar olunan ..., ihbar olunan ... gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı....


