WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 35.90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 44.80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 09.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

Kadastro sonucu, Çorum ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ... mevkii 169 parsel sayılı taşınmaz, 1955 yılı vergi kaydına ve miras yoluyla geçen zilyetliğe dayanılarak, davalılar adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesiyle; Çorum ili ... ilçesi ... mevkii 629 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında davalılar adına tespit gördüğünü, ancak dayanak vergi kaydının buraya uymadığını, kendisinin taşınmaza ait tapu kaydının bulunduğunı ve taşınmaza zilyet olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmış ve yargılama sırasında davacının ölmesi nedeniyle dava mirasçıları tarafından takip edilmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III....

İlk Derece Mahkemesince; 107 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının tapu kaydı sunmadığından davanın reddine, 183 ada 11 parsel sayılı taşınmaz yönünden orman olduğu gerekçesiyle davanın reddine, 183 ada 10 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise bilirkişi raporuna ekli krokide (C) harfli kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacı ile davalı ... idaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 20....

ye ait olsa da yardımsever olması dolayısıyla köy ahalisinin kullanımına da izin verildiğini, dava konusu taşınmazın doğusunda yer alan 9 parsel ve batısında bulunan 7 parsel ile toprak yapısı itibariyle bir bütünlük oluşturduğunu, taşınmazda yer alan fırının kullanılması ve yetişen meyvelerden köy halkının yararlanmasına izin verilmesinin iradi terk anlamına gelmeyeceğini, bu hususun davalıları taşınmazın maliki yapmayacağını, davalı tarafın malik sıfatıyla zilyetlik süresince taşınmazı amacına uygun olarak kullanmadığını, ilgili şartı yerine getiremediğini, taşınmaz üzerinde yer alan meyve ağaçlarının davalı tarafça dikilmediğini, mahsullerinin köy ahalince toplandığını, bu hususlar göz önünde bulundurulduğu vakit davalı tarafın malik sıfatıyla zilyet olduğunun kabul edilemeyeceğini, ziraat bilirkişi raporunun da davalıların malik sıfatıyla zilyet olmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu, taşınmazda zirai üretim yapılmadığını, tanık beyanları arasında dava konusu taşınmazın mülkiyetine...

Üzerinde durulması gereken husus dava konusu taşınmaz üzerinde davacının ekonomik amaca uygun zilyetliğinin olup olmadığıdır. Davacının zilyetliğini ispatladığının kabulü halinde mahkeme kararının doğru olacağı açıktır. Hüküm zilyetliğin ispatlandığı görüşünden hareketle verilmiştir....

KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

DAVA Davacı, 11.10.2006 tarihinde Dalaman Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davadaki dava dilekçesinde; 178 ada 321 parselin 8.256,56 m2'lik (metrekarelik) bölümüne babası Halil Kara'dan satın alıp zeytin ağaçları dikmek suretiyle zilyet bulunduğunu, Mal Müdürlüğünce taşınmaz babası Halil’den mirasçılarına kalmış bir yer imiş gibi kendisi ve diğer mirasçılara ecrimisil ihbarnamesi gönderildiğini, taşınmaz bölümünün orman tahdidi dışında orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak, zilyet olduğunun tespiti ve tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. III....

Noterliğinden ihtarname gönderdiğini ve davalının daha evvel 90.000 TL bedel ile satmış olduğu ve kendilerinin satın almış olduğu mallara hiçbir bedel ödemeden zilyet olduğunu ve ayrıca sonradan ilave olarak yapılan teras kattaki malzemeye de hiçbir bedel ödemeden zilyet olduğunu, yukarıda açıklanan sebeplerle, davalının takibe itirazının iptali ve inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, davadan Sulh Hukuk Mahkemesinde görevli olduğunu çünkü kira akdinden ... ve ilişkili davaların sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, dava dilekçesinin HMK’ ya uygun olmadığını, ayrıca davacının, dava dilekçesindeki taleplerini ancak taşınmaz malikine yöneltebileceğini belirterek sebepsiz zenginleşmenin ancak davacı ile malik sıfatına sahip dava dışı kiralayan arasında tartışılabileceğini belirterek pasif husumet itirazında ve ayrıca davacının sebepsiz zenginleşme talebinin iki yıl içerisinde yapılmadığı için zaman aşımına uğradığını belirtmiştir....

Bozma Kararı Davalı Hazine vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 20.12.2021 tarihli ve 2021/6821 Esas, 2021/4088 Karar sayılı kararında belirtilen "Davaya konu taşınmaz, 25.06.1992 tarihinde Hazine adına tespit görmüş, tespitin kesinleşmesi üzerine tapuda da Hazine adına tescil işlemi yapılmıştır. 3402 sayılı Yasa'nın 12/3 maddesine göre 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılan davada; davacı, kadastro öncesi zilyetlik sebebine dayalı olarak kazanma koşullarına sahip olduğunu ispatlamalıdır. Davacılar tarafından dosyaya ibraz edilen 23.08.1999 tarihli satış sözleşmesi kadastro tespitinden sonra yapılmış olup davacının tespit tarihinden önce zilyet olmadığı sabittir. Dolayısıyla eldeki dava, taşınmaza kadastro öncesi zilyet olan kişilerce açılmış bir dava değildir....

Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çorum ili ......, ilçesi ....., Köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 178 ada 8 parsel sayılı 522,98 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, yığma ev, garaj ve arsası vasfı ile; 178 ada 15 parsel sayılı 1.057,51 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz bahçe vasfı ile 180 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ise 836,18 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz ise bahçe vasfı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu