Uygulamada yararlanmak üzere davacının dayandığı tescil dosyası ve krokisi getirilmeli, komşu taşınmazların varsa tapu kayıtları ve vergi kayıtları tüm dayanakları getirtilmeli, keşifte komşu köy ve belediyelerden belirlenecek yöreyi iyi bilen yaşlı ve tarafsız mahalli bilirkişiler ve konularında uzman olan teknik bilirkişiler aracılığı ile uygulama yapılmalı ve kayıtlardaki her sınır bilirkişilere sorularak arazi üzerinde tespit ettirilmeli, davacının dayandığı tapu kaydının tescil krokisinin dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığı duraksamasız belirlenmeli, saptanan sınırlar teknik bilirkişinin çizeceği krokide işaret ettirilmeli, diğer yandan mahalli bilirkişilerin söylediklerinin denetimi açısından komşu taşınmaz revizyon tapu veya vergi kayıtlarının nizalı taşınmaz yönünü ne şekilde gösterdiği üzerinde durulmalı ve ayrıca tarafların gösterecekleri tanıklar dinlenmelidir. 3....
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
tarafından 20 yılı aşkın bir zamandan beri çekişmesiz ve aralıksız olarak malik sıfatıyla zilyet ve tasarruf etmekte iken, dava konusu yerin tamamını 2000 yılında rızaen ve bedeli mukabilinde ... kızı ...'ye sattığını ve zilyetliğini de devretmiş olduğunu, müvekkilinin 2002 yılında dava konusu taşınmazın 1.738,87 m2'lik kısmına gemi yapım atölyesi/hangar inşa etmiş olduğunu ve geri kalan kısmını da bahçe olarak kullanmakta olduğunu ve müvekkilinin dava konusu 222 ada 11 parsel ... taşınmaz ile dava dışı 207 ada 1 parsel ... taşınmazı zeminde bir bütün halinde 20 yılı aşkın bir zamandan beri çekişmesiz ve aralıksız olarak malik sıfatıyla gemi yapım atölyesi, çekek yeri ve bahçe olarak zilyet ve tasarruf ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.02.1979 gün ve 1975/295-38 sayılı, Yargıtay denetiminden de geçtikten sonra kesinleşen kararının bulunduğu, yararlarına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. ... 03.08.2007 tarihli dilekçesiyle tescil istenen taşınmazın 7000 m² yüzölçümündeki bölümünün 37 yıldır kendisi tarafından zilyet edildiği, yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, adına tescili iddiasıyla Medenî Kanunun 713/6. maddesi uyarınca davaya katılmıştır. Davalı ..., davanın reddine ve dava konusu taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece taraflar arasında görülüp kesinleşen ... 2....
CEVAP- KARŞI DAVA Davalı-Karşı Davacı vekili; dava konusu 5859 ada 67 parsel sayılı taşınmaz eski tapu kayıtlarına göre ... adına kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan şuyulandırma sonucu davacı adına tapuya tescil edildiğini, davacı taraf taşınmazı aldığında müvekkillere ait taşınmazın olduğunu bildiklerini, davacı taraf ile anlaşılmak istendiğini ilgili durumun müvekkillerinden kaynaklanmadığını, ilgili taşınmaz müvekkiller tarafından şuyulandırma öncesinde yenilendiğini, tadilat yapıldığını, bina vergileri müvekkil tarafından ödendiğini, elektrik ve su abonelikleri bulunduğunu, evin tek katlı olmasına rağmen içi iyi oturulabilir durumda olduğunu, şuyulandırma sonucu davacı adına kayıtlı olan taşınmaz üzerindeki taşınmazın müvekkillere ait olduğundan davanın reddini ve karşı davalıdan yapının bedelinin tahsilini talep etmiştir. III....
Devlet ormanı vasfıyla tescili yapılan taşınmazın , 2 dönümlük kısmının orman sayılan yerlerden olmadığı, kadimden bu yana eklemeli zilyet olunan fasulye bostanı olduğu iddiası ile orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespiti ile orman tahdidi dışında bırakılması istemiyle 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süresi içerisinde açılan dava olduğu anlaşılmıştır. Dava 6100 sayılı HMK.'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden önce 28.12.2009 tarihinde açılmış olup, 6100 sayılı HMK'nın geçici 1. maddesinde “ Bu kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz” hükmüne yer verilmiştir....
Tepe Devlet ormanı vasfıyla tescili yapılan taşınmazın , 2 dönümlük kısmının orman sayılan yerlerden olmadığı, kadimden bu yana eklemeli zilyet olunan sebze ekili ve kavak dikili olduğu iddiası ile orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespiti ile orman tahdidi dışında bırakılması istemiyle 6831 sayılı Yasanın 11/1. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süresi içerisinde açılan dava olduğu anlaşılmıştır. Dava 6100 sayılı HMK.'nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden önce 28.12.2009 tarihinde açılmış olup, 6100 sayılı HMK'nın geçici 1. maddesinde “ Bu kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz” hükmüne yer verilmiştir....
Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma talepli olarak temyiz edilmiş olup, dava değeri itibariyle duruşma istemi reddedilmekle; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, İstanbul İli Çekmeköy İlçesi Reşadiye Mahallesinde kain 202 parsel sayılı taşınmaz sınırlarında bulunan 8.202 m2’lik araziye vekil edeninin 50 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyet olduğunu ve tamamını meyve bahçesi olarak kullandığını, bölgede yapılan ve 25.01.2016 tarihinde askıya çıkan son kadastro çalışması ile taşınmazın orman tahdit sınırı içine alındığını ve Reşadiye 8 no'lu Devlet ormanına dahil edildiğini ancak, taşınmazın orman ile ilgisinin bulunmadığını açıklayarak, tespitin iptali ile taşınmazın orman sınırı dışına çıkartılarak müvekkili adına tespit ve tesciline; bunun mümkün olmaması halinde taşınmazın müvekkili adına...
Köyü çalışma alanında bulunan 350 parsel sayılı 3.918,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırlan dışına çıkarıldığı ve 1981 yılından beri Hamdi oğlu ...’in kullanımında olduğu şerhi verilerek, Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., ... İli ... İlçesi ... Köyünde bulunan dava konusu taşınmazları elli yıldan fazladır zilyet sıfatıyla ekip biçtiğini, önceleri orman vasfında olan parsellerin 1983 yılında orman sınırları dışına çıkarıldığını, halen 2/B arazisi sayılarak öncelikli olarak taşınmazları satın alması için tebligat yapıldığını, taşınmazları babası ile birlikte uzun yıllar ekip biçtiğini, kadastro çalışmaları sırasında ... adına yazıldığını öğrendiğini ileri sürerek, kayıtların düzeltilmesi ve taşınmazın kendi adına yazılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, dava konusu ... İli ... İlçesi ......
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 04.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi....


