WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

İlgili Hukuk Kadastro Kanunu'nun 15. maddesi, “Tapuda kayıtlı taşınmaz malların malikleri veya bunların mirasçıları arasında, tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların ise ondördüncü madde gereğince belirlenen zilyetleri arasında taksim edildikleri belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanları ile sabit olduğu takdirde bu mallar taksim gereğince zilyetleri adına tespit olunur. Taşınmaz mal tapuda kayıtlı olsun veya olmasın, onun ayrılması mümkün bir kısmının veya belirli bir payının, bu Kanunda zilyet lehine kabul edilen sebeplerle iktisabı caizdir. İştirak halinde mülkiyet hükümlerinin söz konusu olduğu hallerde, iştirakçilerinden biri veya birkaçının belirli bir taşınmaz maldaki hissesinin diğer iştirakçilere devir ve temliki; tapulu taşınmaz mallarda yazılı, tapusuzlarda ise her türlü delille ispat edilebilir....

Zilyedin elde ettiği ürünler, yaptığı giderler sebebiyle doğan alacaklarına mahsup edilir.” şeklinde, Yine aynı Kanun’un 995. maddesi de “İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. İyiniyetli olmayan zilyet, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebilir. İyi niyetli olmayan zilyet, şeyi kime geri vereceğini bilmediği sürece ancak kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olur.” şeklinde düzenleme içermektedir. 27....

Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazlardaki davalı hissesini 50-55 yıl kadar önce davacıların murisinin satın aldığın ve o tarihten beri de zilyet olduklarını, davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğini belirterek, bu nedenler ve resen belirlenecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların tarafların kök murisinden intikal edip etmediği ve intikal etmediğinin anlaşılması halinde davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2....

DAVA Davacı ... 31.07.2007 tarihli dilekçesiyle, 1980'li yıllarda Bulgaristan'dan göç ettiğinde bu yeri haricen zilyet eden ... 'den satın alıp üzerine ev yaptığı, o tarihten beri zilyet ettiğini, dava dilekçesinde sınırlarını tarif ettiği Gaziemir ilçesi, ... Mahallesinde bulunan taşınmaz idari yoldan ... ada 20 parsel sayısı ile Hazine adına tapuya tescilinden önce tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla davacı yararına edinme koşullarının yararına gerçekleştiğini açıklayarak Gaziemir ilçesi ... Mahallesinde kain ... ada 29 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptalini ile adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürelerin geçtiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2019 tarih ve 2007/317 Esas, 2009/87 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne, ... ili Gaziemir ilçesi ......

İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun; 13. maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "Tapuda kayıtlı taşınmaz mal: B) Kayıt sahibi veya mirasçılarından başkası zilyet bulunuyorsa; b) Zilyet, taşınmaz malı, kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat ettiği ve ayrıca en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunduğu takdirde zilyet adına," 14. maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir. (Değişik ikinci fıkra: 3/7/2005 - 5403/26 md.)...

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

Davaya katılan vekili, 13.05.2010 havale tarihli katılma dilekçesiyle davaya konu taşınmaz üzerinde bir ev bulunduğunu, bu evin vekil edeni tarafından yapıldığını, vekil edeninin eve hali hazır durumda da zilyet olduğunu, malik sıfatıyla kendi mülkümdür diyerek bu evi yaptığını, tamamen iyiniyetli olduğunu, Hazinenin de bu evin kendisine ait olduğunu iddia etmediğini, vekil edeninin ev yapmak suretiyle taşınmazın değerini artırdığını, daha önce açılan tescil davasının vekil edeninin yurt dışında bulunması sebebiyle takip edilemediğini, taşınmaza vekil edeninin nizasız, fasılasız malik sıfatıyla zilyet olduğunu açıklayarak taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline, bunun mümkün olması halinde taşınmaz üzerindeki evin vekil edenine aidiyetine, bu olmadığı taktirde de taşınmazın değerinin vekil edenine ödenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı köy muhtarlığı yargılama oturumlarına katılmamıştır....

Köyü 139 ada 25 parsel sayılı taşınmaz kayalık niteliğinde, 1392,31 m2 yüzölçümünde, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu nedeniyle HAZİNE adına, 139 ada 26 parsel sayılı taşınmaz iki katlı tamamlanmamış kargir bina ve tarla niteliğinde, 3437,14 m2 yüzölçümünde, öncesinde ... a ait iken ölümü ile mirasçılarına kaldığı taksim ve satış ile ...’e geçtiği ve halen bu kişi zilyet ise de, Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davası bulunduğu nedeniyle, malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile maliki olduğunu ileri sürerek adına tescili istemiyle Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. ... ... ve arkadaşları dava konusu taşınmazın, öncesinde 3 ... arazisine ait tapu kayıtları kapsamı içerisinde kaldığını, tapuların dış hudutlarının ..., ... İskelesi, ..., ..., ..., ... Gediği, ..., ... Çiftliği, İnbükü dışındaki ..., ......

vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23/11/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı davacı ... vekili Avukat ... geldi,karşı taraftan davalı HAZİNE vekili Avukat ..., davalı ... YÖNETİMİ vekili Avukat ... ... ... geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. ... karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında davaya konu ... Köyü 232 ada 3 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliğinde 823,75 m2 yüzölçümünde, öncesinde 232 ada 1, 2, 3, 4, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 32, 33, 34, 35, 61, 62, 63, 64 ve 65 parsellerle bir bütün olarak ......

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "davacı tarafın hangi tapu kaydına tutunduğu belirlenerek tüm tedavüllerinin getirtilmesi, herhangi bir taşınmaza revizyon görüp görmediğinin saptanması, usulünce keşif yapılarak dava konusu taşınmazın davacı yanın dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, çekişmeli taşınmazın kaydın kapsamında kaldığı saptandığı takdirde, davalı tarafın satış tarihi olarak bildirdiği tarih ile aktarılan dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediğinin düşünülmesi, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığının belirlenmesi halinde ise, davalı yan taşınmaza 31.08.1987 tarihinden beri zilyet olduğuna göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davalı yararına gerçekleştiği kabul edilerek taşınmazın davalı adına tapuya tesciline karar verilmesi" gereğine değinilmiştir....

UYAP Entegrasyonu