WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

tespiti amacıyla İstanbul Anadolu 1....

Buna göre; mahkemece yapılacak iş; davaya konu su basması olayının neden kaynaklandığının tespiti ile davacıya ait işyerinin bulunduğu binada geri tepmeyi önleyici sistem bulunup bulunmadığı, zararın oluşmasında davacının eylemlerinin etkili olup olmadığı konusunda uzman inşaat mühendisi bilirkişi tarafından tespiti ile geri tepmeyi önleyici sistemin varlığının ya da yokluğunun, zararın oluşmasına ve artmasına etkisinin olup olmadığının, davacının müterafık kusurunun olup olmadığının değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar vermek olup, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı ...Ş. vekili, davacı ile müvekkili arasında düzenlenen poliçenin özel şartı gereğince emtiaların yerden en az 15 cm yükseklikte paletler üzerinde ve/veya raflarda muhafaza edilmesi şartı ile teminat verildiğini, davacının ise bu özel şarta uymadığını, talebin teminat dışında kaldığını, ekspertiz raporunda su seviyesinin 50 cm olduğuna ilişkin cümlenin eksperin tespiti olmayıp davacı...

Davacılar, desteklerinin davalı şirket tarafından yapılan patlatma sırasında vücuduna isabet eden taş parçası nedeniyle yaşamını yitirdiğini bildirerek eşi davacı ... için destek tazminatı ve manevi tazminat, diğer davacılar için manevi tazminat ödetilmesi isteminde bulunmuşlardır. Davalı, kusuru ve sorumluluğu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporları uyarınca davacı ... yararına destek yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat ile tüm davacılar yararına manevi tazminat ödetilmesine karar verilmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatı, desteğini yitiren kimse ile desteğin, yaşamaları muhtemel süre içerisinde, ölen desteğin çalışarak sağlayabileceği gelir ve kazancından ayırmak suretiyle yapabileceği yardım tutarının, peşin olarak ve toptan ödetilmesinden ibarettir. Destekten yoksun kalma zararının tespiti gelecekte meydana gelecek bir zararın tespiti niteliğinde olduğu için, matematiksel bir kesinlikle tespit edilmesi mümkün değildir....

Ancak burada söz konusu olan, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan sınırlama şeklindeki idarenin işlem ve eyleminden doğan zararın tazmini olup mülkiyetin bedele çevrilmesi ise idari yargıda açılan tazminat davasının değil, adli yargıda açılacak bedel tespiti ve tescil davasının konusuna girer. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zararın tazmin aracı olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez....

Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle davaya konu yerde uzman bilirkişi marifetiyle keşif icra edilerek davacının zararının mevcut olup olmadığı, mevcutsa bu zararın davalı şirketin eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususu tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, davalı şirketin kusurundan kaynaklı bir zarar bulunduğunun tespit edilmesi halinde zararın kapsamıyla ilgili mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli gerekçeli bilirkişi raporu alınmalı, davacının hissesine düşen tazminat miktarı belirlenmeli ve hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece dava tarihinden evvel davacı tarafça yaptırılan delil tespiti sonucu alınan bilirkişi raporlarıyla yetinilmesi ve eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu sebeple bozulması gerekir....

Manevi zararın tespiti istemine ilişkin olarak; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.03.2006 tarih ve 2006/2-14 E, 2006/26 K. sayılı kararında ifade edildiği üzere manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde bedensel bütünlüğünün iradesi dışında ihlali hallerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Zarar görene tanınmış olan manevi tazminat hakkı kişinin sosyal, fiziksel ve duygusal kişilik değerlerinin saldırıya uğraması durumunda öngörülen bir tazminat türüdür. Amacı ise kişinin, hukuka aykırı olan eylemden dolayı bozulan manevi dengesinin eski haline dönüşmesi, kişinin duygusal olarak tatmin edilmesi, zarar vereni bir daha böyle bir eylemde bulunmaktan alıkoyması gibi olguları karşıladığı bir gerçektir. Manevi tazminat, kişinin çekmiş olduğu fiziksel ve manevi acıları dindirmeyi, hafifletmeyi amaçlar. Bu tazminat bizzat yaşanan acı ve elemin karşılığıdır....

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 52. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir....

Manevi zararın tespiti istemine ilişkin olarak; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.03.2006 tarih ve 2006/2-14 E, 2006/26 K. sayılı kararında ifade edildiği üzere manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde bedensel bütünlüğünün iradesi dışında ihlali hallerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Zarar görene tanınmış olan manevi tazminat hakkı kişinin sosyal, fiziksel ve duygusal kişilik değerlerinin saldırıya uğraması durumunda öngörülen bir tazminat türüdür. Amacı ise kişinin, hukuka aykırı olan eylemden dolayı bozulan manevi dengesinin eski haline dönüşmesi, kişinin duygusal olarak tatmin edilmesi, zarar vereni bir daha böyle bir eylemde bulunmaktan alıkoyması gibi olguları karşıladığı bir gerçektir. Manevi tazminat, kişinin çekmiş olduğu fiziksel ve manevi acıları dindirmeyi, hafifletmeyi amaçlar. Bu tazminat bizzat yaşanan acı ve elemin karşılığıdır....

A.Ş.ye ait direklerden geçen elektrik akımının hasarlı olması nedeniyle çıkan kıvılcımların kısa zamanda samana ulaştığını ve samanın yanarak telef olduğunu, davalı kurumun kusuru ile müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespiti için delil tespiti yaptırdıklarını ve yangın olayında davalı kurum olan ...'ın 5/8 oranında kusurlu bulunduğunun, toplam saman zararının ise 21.174,57.TL olduğunun tespit edildiğini, kusur oranı tespitine orantılama yapılarak, mevcut zararın 13.234,10 TL'sinin ...'ın kusuru ile oluştuğunu, ayrıca bu delil tespiti için de 800.00 TL harcama yaptıklarını beyan ederek toplam 14.034.10 TL olan kaybın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, olayda illliyet bağının kesilmiş olduğunu, delil tespitine ilişkin bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir....

Ancak burada söz konusu olan, kişilerin mülkiyet hakları üzerinde süresi belli olmayan sınırlama şeklindeki idarenin işlem ve eyleminden doğan zararın tazmini olup mülkiyetin bedele çevrilmesi ise idari yargıda açılan tazminat davasının değil, adli yargıda açılacak bedel tespiti ve tescil davasının konusuna girer. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları, taşınmaz mülkiyetinin bedeli karşılığında kamuya aktarılması yoluyla mülkiyete yapılan fiili müdahaleyi sonlandırmayı hedeflemesiyle, sadece idarenin işlem ve eylemlerinden doğan zararın tazminini sağlayan, mülkiyete ilişkin herhangi bir sonuç doğurmayan idari yargıda açılan tam yargı davalarından farklılaşmaktadır. Mülkiyetin bedele çevrilmesi ise, idari eylem ve işlem nedeniyle doğan bir zarar niteliğinde olmadığından idari yargıda görülen tazminat davasının konusuna girmez....

UYAP Entegrasyonu