WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Somut olaya geldiğimizde yukarıda da değinildiği üzere davacı kazalı aynı olay nedeni ile aynı davalı aleyhine öncesinde kısmi maddi tazminat davası açmış, bu kısmi davada alınan hesap raporu ve bu rapora göre Mahkemenin gerekçesinde açıkladığı "Mahkememiz dosyası zarar tespiti için uzman hesap bilirkişisine tevdii olunmuş ve düzenlenen 05/03/2009 tarihli raporda maddi zararın bulunmadığının belirtildiği görülmüştür." kabulü Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Hüküm; son oturumda açıklanan kısa karar ile bu kararın gerekçesinden oluşan bir bütün olduğuna göre davacının öncesinde açtığı kısmi davanın gerekçe kısmında açıklanan "Mahkememiz dosyası zarar tespiti için uzman hesap bilirkişisine tevdii olunmuş ve düzenlenen 05/03/2009 tarihli raporda maddi zararın bulunmadığının belirtildiği görülmüştür." kabulü de Dairemizin onanma kararı ile kesinleşmiştir....

Manevi tazminat talebi yönünden ise manevi tazminatın zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşıdığı, manevi tazminatın bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediği; zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerektiği; takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olacak şekilde belirlenmesi gerektiği, somut olayın oluş şekli yanında, zararın davacı yönünden ağırlığı, davalı---- sigortalısının kazadaki kusur durumu, davacının olayın oluşumunda kusurunun bulunmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz önünde bulundurulduğunda, davalı ----- açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, taktiren ---- manevi tazminatın ----- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, dair aşağıdaki şekilde...

dava konusu aykırılığın tespiti ile maddi (7BK 725/2 gereğince yoksun kalınan kar + fiili zararın) ve manevi tazminat taleplerimizin temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlar ticari temerrüt faizi ile birlikte kabulüne, karşı davanın şartları oluşmadığından reddine karar verilmesini talep etmiştir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/139 Esas KARAR NO : 2021/423 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/04/2020 KARAR TARİHİ : 01/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle----------------zarar verildiğini, davalı --- mahallelere ----- hizmetini sunduğu ---- koymak amacıyla kazı çalışmasında bulunduğunu, müvekkili şirket ---------yeterli, kaliteli ve sürekli olarak sunmakla yükümlü olduğunu, adresleri yazılı bölgelerde sunulan hizmet kapsamında herhangi bir aksaklık yaşanmaması adına müvekkili şirket tarafından davalı---- işlemleri sırasında meydana gelen hasarlar sonucu ortaya çıkan zararlara ilişkin olarak ödemeler gerçekleştirildiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı süresi 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 125. ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddeleri gereğince 10 yıldır. Uygulama ve öğretide kabul edildiği üzere, zamanaşımı failin ve zararın öğrenildiği tarihten başlatılmalıdır. Zarar görenin zararı öğrenmesi demek, zararın varlığı, mahiyeti ve esaslı unsurları hakkında bir dava açma ve davanın gerekçelerini göstermeye elverişli bütün hal ve şartları öğrenmiş olması demektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zarar, ancak bakım ve tedavi sonucunda düzenlenen hekim raporuyla belirli bir açıklığa kavuşur. Bedensel zararın gelişim, gösterdiği durumlarda zamanaşımına başlangıç olarak hastalık seyrinin yani gelişimin tamamlandığı tarihin esas alınması gerekir. Somut olayda değişen ve gelişen bir durumun söz konusu olmadığı ortadadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı .... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı, nüfus cüzdanı fotokopisinin kullanılarak kendisi adına elektrik aboneliği tesis edildiğini, kaçak kullanımın tespiti üzerine mühür fekki suçundan ceza davası açıldığını ve yargılandığını, hakkında icra takibi yapıldığını, bu sebeplerle bir çok sıkıntı yaşadığını belirterek, uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesini istemiştir. Davalı ... AŞ davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır. Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 09/12/2019 tarih, ... Karar sayılı bozma ilamında davalı ......

BK'nın 53. maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulanmasına göre, hukuk hakimi, ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile bağlı değil ise de; ceza kararındaki kusur durumu, bir maddi olguyu tespit ediyorsa bu kusur tespiti ve buna dayalı verilen karar hukuk hakimini de bağlayacaktır. Ayrıca, aynı maddi olgulara dayalı ceza ve hukuk mahkemelerince ayrı kusur oranlarının tespiti adalete duyulan güveni de zedeler nitelikte olacaktır....

. - K A R A R - Davacı vekili, davalı alacaklının icra takibi ile başlattığı bonoya ait borcun müvekkilince ödendiğini ileri sürerek, senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamı ve ödeme belgelerine göre, davanın kısmen kabulüne, davacının 4.000 TL’lik senetten dolayı 3.998 TL’si ile borçlu olmadığının tespitine, davaya konu senedin 3.998 TL kısmının iptaline, davalının haksız ve kötüniyetli olduğuna dair yeterli delil mevcut olmadığından davacının %40 tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince, lehlerine hükmedilmeyen tazminat yönünden temyiz edilmiştir....

in vefatı nedeniyle onun desteğinden yoksun kaldığını, davacının gerçek zararının henüz belli olmadığından belirsiz alacak davası açtıklarını, trafik kazası nedeniyle davacının uğradığı gerçek zararın öncelikle tespiti ile davalı şirketten davacı için en az 1.000,00 TL olmak üzere ve daha sonra yargılama aşamasında davacı için tespit edilecek gerçek zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiş. Islah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 32.561,00 TL’ye yükseltmiştir. Davalı ...Ş. vekili, cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamıştır. Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 32.561,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu'nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK.nun 44.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Somut olayda; dosyada ......

UYAP Entegrasyonu