İcra Müdürlüğünün 2008/9233 esas sayılı icra takibi için, borçlu Şirket tarafından İİK’nın 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına yönelik olarak dava açıldığı ve açılan davada verilen red kararına yönelik yapılan temyiz itirazı üzerine Yargıtay ilgili Dairesi tarafından davanın kabul edilmesi gerektiğine dair bozma kararı verildiği ve karar düzeltme isteminin dahi reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca öncelikle yukarıda belirtilen takipte icranın geri bırakılmasına ilişkin açılan davadaki karar beklenerek o davada şayet davanın kabulüne karar verilip kesinleşir ise davacının İİK’nın 33/a-II fıkrası uyarınca, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açıp açmadığının belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir....
ye ait üç adet taşınmazı üçüncü bir kişiden 17.08.2006 tarihinde satın aldığını, alacaklı tarafından dosya borçluları ve kendisi hakkında açılan tasarrufun iptali davasının kabulü nedeniyle davaya konu taşınmazların kira alacaklarına haciz konulması sebebiyle borçlu durumuna düştüğünü belirterek alacaklının süresinde haciz talebinde bulunmadığını ve dosyanın işlemsiz bırakılması sebebiyle zamanaşımına uğradığını ileri sürerek icranın geri bırakılması talebinde bulunduğu, mahkemece, tasarrufun iptali davası açılması ile zamanaşımının kesildiği, kararın kesinleşmesinden sonra da takip işlemlerine devam edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.2004 tarih ve 2004/12-210 E., 2004/208 K. sayılı kararında ise; taşınmazın borçlunun borcu nedeniyle haczedilebilmesi için, haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır....
banka kredisi temin edememekte olduğunu, bu nedenle okulun sabit giderlerinden kaynaklı nakit ihtiyacını karşılamak için ortaklara müracaat edilmesinden başka bir çare bulunmadığını, bu yönüyle bakıldığında müvekkilinin söz konusu icranın geri bırakılması kararıyla birlikte geri dönülmesi imkansız büyük bir zarara uğrayacağının açık olduğunu, böyle bir durumda öncelikle icranın geri bırakılmasına karar verilmemesi, eğer karar verilecekse de teminatsız olarak verilmemesi gerektiğini, bu nedenle teminatsız verilen icranın geri bırakılmasına kararına itiraz ettiklerini, öncelikle mahkemenin 15.01.2025 tarihli icranın geri bırakılması kararlarının kaldırılmasını, aksi halde icranın geri bırakılması kararının ne şekilde uygulanacağına ilişkin hükmün açıklanmasına (tavzihine) karar verilmesini talep etmiştir....
İİK’nun 71/son maddesinde: “Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanır” düzenlemesi; aynı Kanun’un 33/a maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ise “İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.” düzenlemesi yer almaktadır....
Olayda, dava dilekçesi muhatabın iş bağlantısı nedeniyle bulunmadığı belirtilerek işçisi ...’ya 22.10.2008 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Davalı, dava dilekçesinin kendisine usule uygun bir şekilde tebliğ edildiği 22.10.2008 tarihinden itibaren 10 günlük yasal süre geçtikten sonra 10.11.2008 havale tarihli cevap dilekçesi ile zaman aşımı def’inde bulunmuştur. Davacı da 19.11.2008 havale tarihli dilekçesi ile davalının yasal süresinden sonra ileri sürdüğü zaman aşımı def’ini kabul etmediklerini bildirmiştir. Bunun üzerine davalı vekili 19.02.2009 tarihli dilekçesiyle zaman aşımı def’ini ıslah yoluyla ileri sürmüş, akabinde davacı vekili zaman aşımı def’ine açıkça itiraz etmiştir....
yı yaralama suçundan da cezalandırılması için kamu davası açıldığı halde bir karar verilmemiş ise de, bu konuda zaman aşımı süresince karar verilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak; 1) Dosya kapsamına göre, adı geçen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresinin söz konusu kararın kesinleşmesinden itibaren başlayacağı somut olayda Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2010 tarih 2009/1156 Esas, 2010/239 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanık ...’e tebliğ edilmeden kesinleştirildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 17.11.2018 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, her ne kadar adı geçen sanığın 20.04.2012 tarihinde işlemiş olduğu hakaret ve tehdit suçları nedeniyle mahkumiyetine ilişkin İstanbul Anadolu 14....
Şti. aleyhine 25/02/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zaman aşımı nedeniyle reddine dair verilen 17/10/2017 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre davacının, davalı ...'a yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının, davalı ... İnş. Tic. Ltd. Şti.ye yönelik temyiz itirazına gelince: Dava, tacirler arası haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir....
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Sanığa yüklenen suçun tarihinin 19.05.2007 olduğu, tedavi ve denetimli serbestlik kararının kesinleştiği 09.06.2009 ile yükümlülüğün ihlali sonrası dosyanın ele alındığı 03.01.2014 tensip tarihi arasında zamanaşımı süresinin 4 yıl 6 ay 24 gün süreyle durduğu, 03.01.2014 tarihi ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 25.03.2014 tarihine kadar zamanaşımı süresinin 2 ay 22 gün süreyle işlediği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 25.03.2014 ile deneme süresi içinde işlenen ikinci suçun suç tarihi olan 14.04.2014'e kadar dava zaman aşımı süresinin 19 gün süreyle durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra; Sanık...
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki takipten sonraki zaman aşımı itirazından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı borçlu dava dilekçesinde; davalı tarafından kendisi hakkında 31.03.2017 vade tarihli 90.345 USD bedelli bonoya istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla Büyükçekmece 1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “icranın geri bırakılması” talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda, Konya 3. İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen şikâyetin reddine ilişkin 19.12.2013 tarihli ve 2013/1086 E., 2013/1243 K. sayılı direnme kararının şikâyetçi-borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Hukuk Genel Kurulunun 09.04.2019 tarihli ve 2017/12-331 E., 2019/425 K. sayılı ilamı ile karar bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece bozmaya uyularak karar verilmiş ve dosya tekrar Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir. Karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hukuk Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda gereği görüşüldü. İstem, takibin kesinleşmesinden sonraki döneme yönelik zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına ilişkindir....


