WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2911 sayılı Kanuna muhalefet Hüküm : 2911 sayılı Kanunun 28/1, 5237 sayılı TCK'nın 53, 765 sayılı TCK'nın 40. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zaman aşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile yeni işlenen suç tarihi arasındaki süre de dikkate alındığında, işbu dosyadaki suç tarihinden karar tarihine kadar geçmiş olması nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Tavşanlı İcra MahkemesiTARİHİ : 06/02/2006NUMARASI : 138/13 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;Takibin kesinleşmesinden sonra oluşan zaman aşımı nedeniyle uygulanması gereken İİK.nun 71/son maddesi göndermesiyle aynı kanunun 33/a maddesinde; istemin kabul edilip takibin zamanaşımı nedeniyle geri bırakılması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı halde, Mahkemece alacaklının %10 oranında tazminatla sorumlu tutulması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. ...

kararının verildiği inceleme konusu 18.02.2020 hüküm tarihi arasında geçmiş bulunduğu gözetilmeden, davanın zaman aşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yazılı gerekçeyle düşme karar verilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır....

Ayrıca, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımının oluşması halinde takibin şekline göre İİK'nun 170/b maddesi göndermesi ile olayda uygulanması gerekli aynı yasanın 71/2 ve 33/a-1. maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilir. Mahkemece yukarıda belirtilen madde hükmü uyarınca icranın geri bırakılması yerine, takibin iptaline karar verilmesi de doğru görülmemiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Anılan 33/a maddesi: “İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir.  Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.  İcranın devamına karar verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası burada da uygulanır.” hükmünü haizdir....

İcra Müdürlüğü'nün 2007/1907 E. sayılı dosyası ile 24/09/2007 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini ve dosyada işlemler yapıldığını, ancak takip dosyasında 25/10/2007 tarihinden sonra 4 yıla yakın bir süre hiçbir işlem yapılmadığını, dosyanın düşmesi nedeniyle 4 yıla yakın süre geçtikten sona yenileme talep edildiğini, bu sefer dosya borçluları tarafından ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/126 E. sayılı dosyası ile icranın geri bırakılması için davası açıldığını ve mahkemece bono için geçerli olan 3 yıllık zamanaşımı dolduğundan bahisle icranın geri bırakılması kararı verildiğini, verilen bu kararında davalı tarafından temyiz edilmeden kesinleştiğini ve bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 18.000,00 TL maddi tazminatın işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir....

Mahkemece; zamanaşımına uğrayan bir borcun eda edilmesinde yasal bir engel olmadığı, davalının borçsuzluğunu ileri sürmeyip yalnızca zamanaşımına dayandığına göre bu borcun rızaen veya icra dosyasından yapılan tahsilat ile ödenmiş olmasının sonucu değiştirmeyeceği, icra mahkemesince verilen icranın geri bırakılması kararının alacaklının tahsilatından sonra olması nedeniyle davalının borçsuzluğunu sağlamayacağı gerekçesiyle davalının davacı hakkında yürüttüğü istirdata yönelik takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma Tedbiri Nedeniyle Tazminat Hüküm : 3250 TL manevi, 2000 TL vekâlet ücretinindavalıdan alınıp davacıya verilmesi Tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Davalı vekilinin icranın geri bırakılması hususundaki talebi hakkında mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi K A R A R Taraflar arasındaki uyuşmazlık zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması isteğine ilişkin olup Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun 13.01.2018 tarih ve 1 sayılı kararı ile hazırlanan, 09.02.2018 günlü ve 2018/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurulunca kabul edilip 21.02.2018 tarihli ve 30339 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.03.2018 günü yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (12.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 04.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

İcranın durdurulmasını talep eden davacıların İİK’nun 32. maddesine göre yapılan ilamlı icra takibine karşı ancak şartları varsa İİK’nun 33. maddesi gereğince icranın geri bırakılmasını talep edebilirler veya HUMK’nun 443/1. maddesi gereğince Yargıtay’dan icranın ertelenmesini ve İİK’nun 36. maddesi gereğince de icranın geri bırakılması için Yargıtay’dan karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendilerine münasip bir mühlet verilmesini talep edebilirler. Davacıların buna göre HUMK’nun 443/1. ve İİK’nun 36. ve devamı maddeleri veya şartları varsa İİK’nun 33. maddesine göre icranın ertelenmesini talep etme hakları varken ve bu nedenlerle yerel mahkemece talebin reddine karar verilmesi gerekirken, somut olayda olduğu gibi ''Kurumun açtığı alacak davası dosyası ile davacıların açtığı menfi tespit davası dosyasının dönüşüne kadar''şeklindeki genel gerekçelerle ilamlı bir icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir....

UYAP Entegrasyonu