Bedelli poliçeden kaynaklı kambiyo senedine özgü icra takibi başlatıldığı, İstanbul 15 İcra Hukuk Mahkemesinde (Kapanan Şişli 1 İHM.) 16/07/2010 tarihinde İİK 33 Maddesi uyarınca takibin geri bırakılması davası açıldığı, Mahkemece 17/04/2012 tarihinde davanın kabulü ile davacı açısından takibin geri bırakılmasına karar verildiği,kararın Yargıtay 12 HD.nin 25/03/2013 tarih ve 2013/3571 Esas, 2013/11221 Karar sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmekle hükmün 25/03/2013 tarihinde kesinleştiği ve karar düzeltme talebinin reddine dair kararın Davacı ... vekiline 17/04/2013 tarihinde tebliğ edildiği ve somut davanın süresi içerisinde açıldığı görülmüştür....
Eğer yapılan işin eksik olduğu kabul edilir ise, eserin teslimde yapılacak muayene ve ihtara gerek kalmaksızın zaman aşımı süresi içerisinde bunun her zaman talep edilebilmesi mümkündür. Oysa ayıplı mal söz konusu ise, TBK 474.maddesi gereği iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirerek ayıpları var ise bunu uygun bir süre içerisinde yükleniciye bildirmek zorundadır. İş sahibi TBK 474 maddesinde açıklanan süre içerisinde açık ayıplar nedeniyle muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmez ise yüklenici sorumluluktan kurtulur. Bununla birlikte gizli ayıplar nedeniyle yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Süresinde ayıp ihbarı yapılmışsa, açık ayıplı imalâtın bedeli eserin teslim edildiği ve ayıp ihbarının yapıldığı, gizli ayıplı imalâtın bedeli de gizli ayıbın ortaya çıktığının anlaşıldığı tarihteki rayiçlerle istenebilir. Şayet sözleşmede özel düzenlemeler varsa öncelikle sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir....
DAVA Borçlu vekili şikayet dilekçesinde; hakkında bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, alacaklı tarafından takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde takibin devamını sağlayıcı nitelikte taleplerde bulunulmadığından takibin zaman aşımına uğradığını ileri sürerek icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takibi ilerletici taleplerde bulunduklarını, takibe ilişkin olarak borçlu ile 3. kişiler arasındaki tasarrufların iptali için açtıkları dava ile de zaman aşımı süresinin kesildiğini ve dava süresince zaman aşımı süresinin işlemediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan icra takibinin kesinleşmesinden sonra borçlu icra mahkemesine yaptığı şikayet başvurusu ile; takip dosyasında 2014 yılına kadar hiçbir işlem yapılmadığından bahisle kambiyo senetleri için öngörülen zaman aşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasını, bu talebin reddi halinde ise yasal süresi içerisinde haciz istenilmediğinden İİK’nın 78. maddesi gereğince takibin iptalini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince, ortaklığın giderilmesi davası açılması ile zaman aşımının kesildiği belirtilerek 3 yıllık bono zaman aşımının...
Mahkemece, davaya konu edilen bonoların 20/11/2006 ve 20/01/2007 vade tarihli olduğu, 6762 Sayılı TTK' nun 661/2. maddesi gereğince vade tarihinden itibaren 1 yıl geçmekle hamilin cirantaya karşı açacağı davanın zaman aşımına uğrayacağı, aynı Yasanın 663/2. maddesinde zaman aşımı kesildiğinde yeni bir zaman aşımı süresinin işlemeye başlayacağı düzenlenmiş olup, ilk icra takibinin 26/02/2007 tarihinde yapıldığı, icra hukuk mahkemesi kararı ile zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasının ardından 05/03/2012 tarihinde ikinci takibin yapıldığı, bu davanın ise 1 yıllık zaman aşımı süresi geçtikten sonra 23/08/2013 tarihinde açılması nedeniyle zaman aşımı def'i haklı görülerek davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş, mahkemece temyiz dilekçesinin süresinde verilmediği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine dair ek karar verilmiş, ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Her ne kadar mahkemenin 30.09.2015 tarihli ek kararı ile temyiz başvurusunun...
İcra Müdürlüğü'nün 2016/3704 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde 05.03.2018 tarihinden itibaren üç yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; icra takibinin başlatılması ile alacağın on yıllık zaman aşımı süresine tabi olacağını, üç yıllık zaman aşımı süresinin kambiyo vasfına yönelik olduğunu beyan ederek talebin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 08.03.2018 (satış masrafının yatırıldığı tarih) tarihinden itibaren üç yıl boyunca alacaklının takibi ilerletici herhangi bir işlem yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, İstanbul 37....
İcra Müdürlüğü'nün 2016/3704 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde 05.03.2018 tarihinden itibaren üç yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; icra takibinin başlatılması ile alacağın on yıllık zaman aşımı süresine tabi olacağını, üç yıllık zaman aşımı süresinin kambiyo vasfına yönelik olduğunu beyan ederek talebin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 08.03.2018 (satış masrafının yatırıldığı tarih) tarihinden itibaren üç yıl boyunca alacaklının takibi ilerletici herhangi bir işlem yapmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, İstanbul 37....
Şirketinin davacının aralarındaki sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ve herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın öncelikle husumet yokluğu nedeni ile reddine, davanın zaman aşımı itirazları nedeni ile reddine, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, davanın esastan reddine, yargılama gider ve harçların davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Altyapı İnş. A.Ş vekili; müvekkili yönünden husumet yokluğu ile zaman aşımı itirazında bulunduklarını, 2016/597456 ihale kayıt nolu işin sözleşmesinin ...-... İş ortaklığı ile DSİ arasında 29.06.2017 tarihinde imzalandığını, sonrasında Kahramanmaraş 4....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından şikayetçi borçlu aleyhine çeke dayanılarak kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi yapıldığı, takip 6762 sayılı TTK yürürlükteyken zaman aşıma uğradığından anılan kanunun uygulanması gerektiği, TTK’nın 726. maddesine göre çeklerde zaman aşımı süresinin ibraz süresinin bitiminden itibaren 6 ay olduğu, aynı kanunun 663. maddesine göre zaman aşımının kesilmesi ile müddeti ayrı olan yeni bir zaman aşımı süresinin başladığı, şikayetçi borçlu yönünden takibin kesinleşmesinden sonra davalı alacaklı tarafından 6 ayı aşkın süre dosyanın takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takipten sonraki zaman aşımı nedeniyle İİK’nın 33/a maddesi gereğince şikayetçi borçlu bakımından icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından kredi sözleşmesine dayalı olarak başlatılan ilamsız takipte, borçlunun sair iddiaları ile takip sonrası zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmektedir....


