"İçtihat Metni"Mahkemesi :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Silahlı terör örgütünün propagandasını yapma Hüküm : 3713 sayılı Kanunun 7/2-a, TCK'nın 31/3, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 22.03.2012 tarihinde kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde 19.03.2013 tarihinde işlediği yeni suçtan dolayı kurulan hükmün kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklandığı, CMK'nın 231/8-c maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile yeni işlenen suçun tarihi arasında zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuğa yükletilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, TCK'nın 66/1-2 ve 67/3. maddelerinde öngörülen kesintili zamanaşımı süresinin suç tarihi ile karar tarihi arasında gerçekleşmiş olduğu gözetilerek zaman aşımı nedeniyle düşme...
Hükmün bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce sehven onandığı görülmekle alacaklı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir…” gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Talep, İİK'nun 71/son ve 33/a maddeleri uyarınca zamanaşımının gerçekleşmesi nedeni ile bonoya dayalı takibin icrasının geri bırakılması istemine ilişkindir. Şikayetçi borçlu vekili, kambiyo senetlerine mahsus yolla yapılan takibin 06.05.2008 tarihinden itibaren işlemsiz bırakıldığını, üç yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle borcun zamanaşımına uğradığını belirterek icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
nin zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece, takip işlemleri arasında üç yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile istemin kabulüne karar verildiği, alacaklı vekilince hükmün icra kefili ... yönünden temyiz edildiği anlaşılmıştır. Takip dayanağı bononun tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken 6762 sayılı TTK.’nun 688/6.maddesi gereğince; takip konusu senette tanzim yerinin yazılı olmadığı ve aynı Kanun'un 689/son maddesine göre; tanzim edenin ad ve soyadı yanında da idari birim olarak bir yer isminin gösterilmediği sabittir. Bu halde, takip dayanağı bonoda tanzim yeri unsuru bulunmadığından anılan belge kambiyo senedi vasfı taşımamaktadır. Belirtilen durumda, dayanak belge bono niteliğinde olmayıp, adi senet hükmünde bulunduğundan bu belge, 6098 sayılı TBK.'nun 146. maddesinde (mülga 818 sayılı BK.'...
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/241 esas sayılı dosyasında takip dosyasındaki son işlem tarihinden dava açılış tarihine kadar ... 726. maddesindeki çekler için öngörülen 6 aylık zaman aşımı süresinin gerçekleşmiş olması sebebi ile icranın geri bırakılmasına karar verildiğini ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, oysa söz konusu sürenin dolmadığını belirterek, ... .... İcra Müdürlüğü'nün 2007/7969 takip sayılı dosyasından yürütülen icra takibine konu çek ile ilgili olarak zaman aşımının oluşmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur....
Bu madde nedeniyle davalının temyiz talebinin 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki HUMK hükümlerine göre değerlendirilip incelenmesi gerekmektedir. Sözü edilen hükümlerden HUMK 427. maddeye göre mahkemelerce verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Somut olayda dosyada uyuşmazlıkla ilgili verilen nihai karar temyiz edilmeyerek icra dosyasına icranın geri bırakılması kararı için yatırılan teminatın iadesi talebinin reddine dair verilen ek karar temyiz edilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 36/5. maddesi uyarınca teminatın iadesine dair mahkeme tarafından verilen karar kesin karar mahiyetinde olup, kanun yoluna müracaat edilemeyeceği gibi HUMK 427. maddedeki düzenleme karşısında da verilen ek karar temyiz edilebilen nihai kararlardan olmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir....
Davalı, dava dilekçesinde belirtilen icra takibinin düşmesi nedeniyle ve akabinde ödeme yaptığı zaman dikkate alınacak olursa yasada belirtilen 1 yıllık zaman aşımının dolduğunu, Avukatlık Kanunu’na göre zaman aşımının başlayacağı tarihin ‘’hakkın doğumunun öğrenildiği tarih’’ olduğunu, davacının iddialarının yerinde olmadığını, zaman aşımı nedeniyle takibin iptaline karar verildiğini, davacı kendisinden şikayetçi olmadan önce olayda kabahatinin olduğunu söylediğini ve 55.000,00 TL ödeme konusunda anlaşma yaptıklarını, ödemeden sonra davacının kendisi hakkında şikayetçi olduğunu, ceza dosyasında da davacının yapılan ödemeyi kabul ettiğini, davacının kötü niyetli davrandığını, haksız kazanç sağlamaya çalıştığını savunarak davanın reddini dilemiştir. İlk derece mahkemesince ; ''dava dışı ...'...
icranın geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır....
Dava dilekçesinde bahsi geçen ancak daha sonra davalı borçlunun talebi ile icranın geri bırakılması kararı alınan İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2008/1669- 5721- 5727- 5965- 17142- 18980 sayılı dosyaları incelendiğinde; icra dosyalarında alacağın dayanağının birbirini takip eden çekler ve bonolar olduğu, anlaşılmıştır. Mahkemece davacı vekiline davalı borçlu ile arasındaki ticari ilişkinin neye dayalı olduğuna dair delillerini ibraz etmesi için süre verilmesi, sonucuna göre de icranın geri bırakılması kararı verilen icra dosyaları ile birlikte değerlendirilerek ticari ilişkinin başlangıcı belirlenerek karar verilmesi gerekirken, 2008/18970 ve 2008/18971 sayılı dosyalar yönünden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 10/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.10.2022 tarihli ve KYB-2022/104433 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 15.06.2008 tarihinde işlediği, 05.10.2009 tarihinde Mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 06.04.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın 06.11.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.04.2011 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 06.11.2011 tarihleri arasını kapsayan 7 aylık sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun...
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacağın zaman aşımına uğradığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, davacının kambiyo senetlerine dayalı olarak yaptığı icra takibindeki alacağın zamanaşımına uğramadığının tespiti ile icra mahkemesince verilen icranın geri bırakılması kararının kaldırılması ve icra takibine devam yetkisi verilmesi istemine ilişkindir....


