Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Genel haciz yoluyla ilamsız takipte, borçlunun takip kesinleştikten sonraki ibra ve itfa sebebiyle icranın geri bırakılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece istemin kabulü ile itfa nedeniyle takibin iptaline karar verildiği, kararın alacaklı İdris Ağrımak tarafından süresinde istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ibranamenin İİK md. 71/1 maddesinde sayılı nitelikte belgelerden olmadığı, ibra sözleşmesi şarta bağlı olarak düzenlenmiş olduğundan itfa iddiasının değerlendirilmesinin yargılamayı gerektirdiği, bu sebeple İİK md. 71/1 uyarınca itfa sebebiyle mahkemece şikayetin reddine karar...
"İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Görevi yaptırmamak için direnme Hüküm : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle; 2911 sayılı Kanunun 32/2 maddesi delaletiyle TCK'nın 265/1, 265/3, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 31/3, 62/1, 50/1.a, 5073, 52/2, 52/4, 63 maddeleri gereğince adli para cezası Temyiz edenler : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık Dosya incelendi, gereği düşünüldü; Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğa atılı suçlar için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, zaman aşımını düzenleyen Türk Ceza Kanununun 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde belirtilen 6 yıllık kesintili zaman aşımı süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile yeniden işlenen suç tarihi arasındaki süre de dikkate alındığında, suç tarihi olan 15.02.2009 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş olduğu anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı...
İcra Mahkemesi'nin 14.06.2005 tarih ve 2005/204-379 sayılı ve İİK'nun 71/son, 33/a maddeleri gereğince icranın geri bırakılmasına ilişkin kararının Dairemizce 17.12.2005 tarih ve 2005/16431-20072 sayılı kararıyla onandığı ve karar düzeltme isteminin de 06.02.2006 tarih ve 2005/25504 E. 2006/1562 K. sayılı kararla reddedildiği anlaşılmış ve böylece kararın 06.02.2006 tarihinde kesinleştiği tesit edilmiştir.İİK'nun 33/a-2. maddesi gereğince alacaklının bu kararın kesinleştiğinin kendisine 15.03.2006 tarihinde tebliğinden sonra 7 günlük süresi içinde 22.03.2006 tarihinde zamanaşımının vaki olmadığını ispat için asliye hukuk mahkemesinde dava açtığı görülmektedir. Bu durumda, icra mahkemesince icranın geri bırakılması yönündeki kararın kesinleştiğinden söz edilerek hacizlerin kalktığının kabul edilmesi ve aksine oluşan memurluk kararının kaldırılması yasaya aykırıdır....
O halde, mahkemece, borçlunun takibin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin borca itirazı kabul edildiğine göre, İİK'nun 169/a-5. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, somut olayda uygulama olanağı bulunmayan İİK'nun 33. maddesi gereği icranın geri bırakılması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
açık- lanmasının geri bırakılması nedeniyle durduğu süre de hesap edilerek suç tarihinden hüküm tarihine kadar tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuğun ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan suça sürüklenen hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zaman- aşımı nedeniyle, 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK. nun 223. maddeleri gözetilerek (DÜŞÜRÜLMESİNE), 18.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Esas sayılı dosyası nezdinde takibe konu senetlerin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle şikayette bulunduğunu, yapılan yargılama neticesinde itirazlarının dinlenmeden Davanın kabulüne, İcranın geriye bırakılmasına, takibin olduğu yerde durdurulmasına, takip miktarı itibariyle kesin olarak karar verildiğini, akabinde davalı borçlu tarafından İcra Müdürlüğüne hacizlerin fekki ve takibin iptali için talepte bulunduğunu, İcra müdürlüğünün ise; İİK 33/a-2 maddesi uyarınca; "Alacaklı icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, Zamanaşımının vaki olmadığının sadedinde ve 7 gün içinde umumi Mahkemelerde dava açabilir....
.-2014/354 Karar sayılı ilamına dayalı olarak başlatılan ilamlı icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; itfa nedeniyle anılan takibin İİK'nun 33. maddesi gereği geri bırakılması ile iptalini talep ettiği, mahkemece; davanın kısmen kabulü ile...... 2015/7805 esas sayılı takip dosyasına konu icra takibinde birikmiş yoksulluk nafakası yönünden 5.786,72 TL'nin ödenmiş olması nedeniyle icranın geri bırakılmasına, birikmiş yoksulluk nafakası alacağı yönünden icra emrinin 2.213,28 TL miktar olarak tespiti ile bu miktar ile devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine hükmolunduğu görülmektedir. İlama dayalı takipte borcun ödendiği iddiası, İİK'nun 33. maddesinde belirtilen belgeler ile ispat edilmelidir. Anılan maddenin 1. fıkrasında; “İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir....
Davalı, yasa gereği ceza mahkemesine infazın ertelenmesi için taahhüt verdiğini, ikrar olmadığını, icra mahkemesince icranın geri bırakılması kararı verildiğinden davacının yaptığı davaya konu takibin mükerrer olduğunu beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %15 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından Alaşehir İcra Müdürlüğü' nün 2003/3358 sayılı icra dosyasından davalı hakkında takibe girişilmiş olduğu, bu takibin kesinleşmesi sonrası dosyanın işlemsiz bırakılması üzerine davalının Alaşehir İcra Hukuk Mahkemesi' nin 2010/260 E.-2010/265 K. sayılı dosyasında zamanaşımı def'inde bulunduğu, bunun üzerine mahkemece icranın geri bırakılmasına karar verilmiş olduğu, davalının davacının şikayeti üzerine Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesi' nin 2004/298 E.-2004/845 K. sayılı dosyasından karşılıksız çek keşide etme suçu nedeniyle ceza almış olduğu, cezasının infazı sırasında davalının 5941 S....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması HÜKÜM : Mahkumiyet İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile üç yıl denetim süresine tâbi tutulmasına dair verilen 28.04.2011 günlü kararın 16.05.2011 tarihinde kesinleşmesinden sonra 17.06.2011 günü kasıtlı yeni bir suç işlenip bu suçtan kurulan mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği, buna göre suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 16.05.2011 tarihinden, denetim süresi içerisinde ikinci suçun işlendiği 17.06.2011 tarihine kadar dava zaman aşımı süresinin 1ay 1 gün süreyle durduğu, suça sürüklenen çocuğun işlediği çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun TCK'nın 234/3. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 66/1-e, 66/2, 67...
Yerel mahkeme kararında da yerinde olarak değerlendirildiği gibi,takibe dayanak ilamda şikayetçinin ihbar olunan olarak yer alması,leh ve aleyhine hüküm kurulmaması nedeniyle şikayetçi aleyhine ilamlı takip yoluna başvurulması usul ve yasaya uygun değildir. O halde mahkemece şikayetçi yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken, İİK.nun 33/1. maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....


