WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zaman aşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 08.01.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

ve ilave dava zaman aşımına tâbi olup, duran zaman aşımı süresi de gözetildiğinde suç tarihi olan 10.04.2008 ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilerek hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında görülen kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zaman aşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 21.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

ne icra emrinin tebliğ edildiğine ilişkin bir belgeye rastlanılmadığı, İİK'nun 33/1. maddesine göre icranın geri bırakılması talebinin, icra emri tebliğinden itibaren 7 gün içinde yapılması gerektiği borçlunun takipten önce ödeme iddiasında bulunduğu, talebin süresinde yapılmamış olması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir. İİK'nun 33. maddesi, ''İcra emrinin tebliğ üzerine borçlu 7 gün içinde dilekçeyle icra mahkemesi'ne başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya ihmal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir'' hükmünü içermektedir. Somut olayda; takip dosyasında icra emrinin borçlu vekiline tebliğ edildiğine dair bir tebligat parçası yoktur. Bu durumda itirazın süresinde olduğu kabul edilerek işin esası incelenmek suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir....

Ceza Dairesinin 03.02.2014 tarihli ve 2013/23474 Esas, 2014/2417 sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zaman aşımının duracağı ve zaman aşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede, sanık hakkında 16.11.2007 tarihinde işlemiş olduğu eşe karşı kasten basit yaralama suçu nedeniyle İzmir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.05.2008 tarihli kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına hükmedildiği ve bu kararın itiraz edilmeksizin 12.06.2008 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresinde 03.04.2009 tarihinde yeni suç işlendiği ve bu suça ilişkin İzmir 24....

olduğu, 55.760,96 TL üzerinden takibe geçildiği, davalının yapılan takibe itiraz etmesi üzerine takibin geçici olarak durduğu görülmüştür Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı İİK 33/A maddesi uyarınca icranın zaman aşımına uğramadığının tespitini talep etmektedir. İİK 33/A maddesi " İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir." İlgili madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere madde ilamın zaman aşımına uğramasına ilişkindir. Oysa ki eldeki dava icra takibinin zaman aşımına uğramadığının tespiti istemli olup, ilgili maddenin somut olaya uygulanmasına imkan bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

Es.) başvurduğunu, zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talebinde bulunduğunu, 04/04/2008–31/03/2009 tarihleri arasında zamanaşımını kesen bir icra-i işlem yapılmadığını, icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, İİK'nin 33a/2 hükmü gereği, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı, dava dilekçesinin yöntemine uygun olarak tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. Yapılan yargılamada taraf teşkili sağlanmış, Bakırköy ... İcra Dairesinin .... Esas sayılı, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı ve ... Esas sayılı, Bakırköy .... İcra Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır....

Yerel Mahkemece sanıklar hakkında 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı sürelerinin geçmiş olması nedeniyle CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken kamu davasının zaman aşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına şeklinde hüküm kurulmuşsa da, bu husus sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 13/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

Maddesi uyarınca kambiyo senetinden kaynaklanan Düzce 2.İcra müdürlüğünün 2007/... esas sayılı icra dosyasında icranın geri bırakılması kararından sonra zamanaşımının gerçekleşmediğinin tespiti istemidir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. İİK'nın 33/A. maddesine göre, "alacaklı icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğini, kendisine tebliğinden sonra zamanaşımının vaki olmadığını ispat sadedinde 7 gün ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi taktirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder." Düzce İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/141 Esas sayılı dosyasında, Ankara BAM 18. Hukuk Dairesinin 2017/3416 Esas ve 2018/2145 Karar sayılı Karar ile icranın geri bırakılmasına karar verildiği ve Karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2019/4948 Esas ve2020/2320 Karar sayılı Karar ile Onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır....

Mahkemece, takip dayanağı ilamın icraya konulması için kesinleşmesinin beklenmesi gerekmediği, borçlu tarafından ödemeye ilişkin belge sunulmadığı, ilamın zamanaşımına uğramadığı, icranın geri bırakılması şartları oluşmadığı gerekçesiyle icranın geri bırakılması talebinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-)Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-) Borçlu vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Türk Borçlar Kanunu'nun 156/2. maddesine göre, borç bir mahkeme kararına bağlanmış ise zamanaşımı süresi 10 yıldır....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2911 sayılı Kanuna muhalefet Hüküm : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasıyla; 2911 sayılı Kanunun 28/son, 765 sayılı TCK'nın 59/2, 40 ve 36. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararın kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği tarih arasında zaman aşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa yükletilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihinde yürürlükte olan ve dava zaman aşımı yönünden 5237 sayılı TCK’ya göre sanık lehine hükümler içeren 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen kesintili zamanaşımı süresinin suç tarihi ile karar tarihi arasında gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden...

UYAP Entegrasyonu