nın velayetinin davacı anneye verildiğini ve davacı için aylık 500 TL yoksulluk, müşterek çocuk için ise aylık 300 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, davalını....e müdür olarak çalıştığını, maddi durumunun çok iyi olduğunu, müşterek çocuğun ise rahatsızlıkları olduğunu, halihazırda 16 yaşında olup lisede eğitimine devam ettiğini, aradan geçen süre de gözetildiğinde masraflarının arttığını belirterek, müşterek çocuk ve davacı için takdir edilen iştirak ve yoksulluk nafakalarının dava tarihinden itibaren aylık 2.000'er TL'ye yükseltilerek yasal faizi ile davalıdan tahsilini ve hükmedilecek nafakalara her yıl ... oranında artış uygulanmasını talep ve dava etmiştir....
Aile Mahkemesi'nin 2011/1066 Esas ve 2013/535 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, müşterek çocuk 2009 doğumlu Mehlika, 2011 doğumlu...'nin velayetlerinin davacıya bırakıldığını, söz konusu karar ile müşterek çocuklar için ayrı ayrı 200,00 TL iştirak, davacı için de 300,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen sürede takdir edilen nafakaların ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını bu nedenle, yoksulluk nafakasının 1000,00 TL ye, iştirak nafakasının her bir çocuk için 750'şer TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-birleşen dava davacısı dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini, davanın reddi ile davacının boşanma kararından sonra çalışmaya başladığını, bu nedenle davacı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü ile davacı için aylık 300 TL yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 400 TL'ye, müşterek çocuk Mehlika Şebnem ve ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakalarının arttırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; 10.05.2012 tarihinde kesinleşen boşanma kararıyla kendisine aylık 300.00 TL, müşterek çocuk için aylık 150.00 TL nafaka bağlandığını, yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren 500,00 TL'ye iştirak nafakasının ise 300,00 TL'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Davalı karşı davacı vekili dilekçesi ile; nafakaların kaldırılması ve indirilmesi talebinin reddini, karşı dava ile de; daha evvel hükmedilen iştirak ve yoksulluk nafakasının ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığını iddia ederek, aylık 2.250 TL olan yoksulluk nafakasının 2.500 TL'ye, aylık 700 TL olan iştirak nafakasının 1.700 TL'ye arttırılmasını talep ve dava etmiştir. Mahkemece; asıl dava ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiş, Dairemizin 24.02.2015 tarih 2014/16210 Esas 2015/2896 Karar sayılı ilamı ile “...davalı-karşı davacı vekilinin talebinin, daha önce, nafaka artırım davası neticesinde, .......
Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; tarafların ... 3.Aile Mahkemesi'nin 2004/857 Esas, 2005/330 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, davacı eşe hüküm kesinleştikten sonra geçerli olmak üzere aylık 100,00 TL yoksulluk ve çocuğa aylık 200,00 TL iştirak nafakası ödemesine karar verildiğini, masrafların artması ve müvekkilinin bulunduğu yaşam koşullarına göre, davalının oldukça iyi bir geliri olduğunu belirterek, 100 TL yoksulluk nafakasının aylık 400 TL'ye, iştirak nafakasının aylık 600 TL'ye çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.Davalı; lise terk bir insan olduğunu, kendi vasıflarında bir insanın iddia edildiği gibi 3000 TL maaş almasının mümkün olmadığını, davacının babasından maaş alma hakkı olduğunu, talep edilen nafaka miktarını ödeyemeyeceğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, yoksulluk nafakasının 300,00 TL'ye, iştirak nafakasının 500,00 TL yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Hüküm...
Aile Mahkemesinde görülen 2008/58 E. sayılı boşanma davası ile müvekkilinin, davalı eski eşine aylık 350 TL yoksulluk nafakası, müşterek 3 çocuk için ise aylık 150’şer TL iştirak nafakası ödemesine karar verildiğini, ancak iflas eden müvekkili hakkında süregelen birçok ceza davası ile icra takibi bulunduğunu, malvarlığı ve geliri bulunmaması nedeniyle nafaka ve diğer borçlarını ödeyemeyen müvekkilinin ise halen cezaevinde olduğunu ileri sürerek; yardıma muhtaç hale gelen müvekkilinin ödemekle yükümlü olduğu yoksulluk ve iştirak nafakalarının kaldırılmasını, bunun mümkün olmaması halinde ise toplamı aylık 800 TL olan nafakaların 200 TL ye indirilmesini talep etmiştir.Davalı, davacının hüküm altına alınmış olan nafakaları ödemediğini savunarak davanın reddini dilemiş, bu dava ile birleşen davasında ise; yoksulluk nafakasının 600 TL ye, iştirak nafakalarının ise 250’şer TL ye artırılmasını talep etmiştir.Mahkemece; davacının halen bir kadınla birlikte yaşadığı, çocukları ile ilgilenmediği...
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı yasa ile değişik 427/2 maddesine göre miktar ve değeri 1.540 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin olarak verilen kararlar kesindir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 6.4.2005 tarih ve 2005/3-169 E- 235K. sayılı kararı ile nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltmede yıllık nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır. Temyize konu edilen karar 5219 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 21.07.2004 tarihinden sonra verilmiş olup, iştirak ve yoksulluk nafakaları nitelikleri aidiyetleri ve sonuçları itibariyle farklı nafakalar olup, herbir nafaka ayrı ayrı değerlendirilir. Somut olayda asıl davada iştirak nafakası 100 TL'den aylık 200 TL'ye yükseltilmiş, karşı davada yoksulluk nafakası 200 TL'den aylık 100 TL'ye indirilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın karar verilmesine yer olmadığına ve kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davada, davalı lehine daha önce hükmedilen 250 TL yoksulluk nafakasının ve müşterek çocuk lehine hükmedilen 150 TL iştirak nafakasının kaldırılması talep edilmiş,mahkemece, yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren 80.00 TL'ye indirilmesine,iştirak nafakasının ise müşterek çocuk ... olduğu tarih (07.08.2009) itibariyle resen kalkacağı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından 07.06.2016 tarihli tavzih kararı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulüne karar verildiği, kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmının 5 nolu bendinde "Dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı için 150 TL tarafların ortak çocuğu için 100 TL tedbir nafakasının her ay davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şeklinde yazıldığı yoksulluk ve iştirak nafakası hakkında ise bir karar verilmediği ve bu kararın Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-İştirak ve yoksulluk nafakaları boşanma hükmünün kesinleşmesi ile muaccel (istenebilir) hale gelir. Bu husus nazara alınmadan iştirak ve yoksulluk nafakalarına karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değilse de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönlerden düzeltilerek onanması gerekmiştir....


