Esas ve 2011/4..Karar sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, davalı lehine 300 TL yoksulluk nafakasına ve velayetleri davalıya bırakılan iki müşterek çocuk için 350’şer TL iştirak nafakasına karar verildiğini, müvekkiline ait şirketin son yıllarda zarar etmeye başladığını, müvekkili hakkında icra takipleri başladığını, vergi ve prim borçları bulunduğunu, davalının çalıştığını ve yetim aylığı almaya başladığını belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasını ve iştirak nafakalarının 200’er TL’ye indirilmesini talep ve dava edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin asgari ücretle çalışmaya başladığını, müşterek çocukların özel okulda okuduklarını, boşanma davası üzerinden dört yıl geçtiğini, paranın alım gücünün azaldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması-yoksulluk ve iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın ve karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalının çalıştığını , yoksulluk çekmediğini ileri sürerek aylık 100.00.- TL olan yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı, çalışmadığını belirterek davanın reddini istemiş , karşı davasında da ihtiyaçlarının arttığını ileri sürerek aylık 80.00.- TL yoksulluk nafakasının 400.00.- TL ye, 100.00.- er TL iştirak nafakasının 300.00.- er TL ye yükseltilmesini ve nafakaların her yıl artması için oran belirlenmesini talep etmiştir....
Hükme karşı davacı kadın tarafından kişisel ilişki; davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, kendi tazminat talepleri hakkında hüküm kurulmaması, yoksulluk nafakası ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesi, erkeğin kusur, nafakalar, maddi tazminat, manevi tazminat talebi hakkında hüküm kurulmaması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunu kabul ederek davacı kadının iştirak nafakası talebinin reddine, kadın yararına ara kararı ile hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasına ve davalı erkek için tedbir nafakasına hükmedilmesine, erkeğin yoksulluk nafakası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, erkeğin maddi tazminat talebinin kabulüne ve manevi tazminat talebinin reddine, kadının yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve kadın için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermiştir....
Hukuk Genel Kurulu'nun 30.03.2005 gün ve 196-239 sayılı kararında nafaka davalarında temyiz edilebilirlik sınırının belirlenmesinde, bağlanan yıllık nafaka miktarının gözetileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda kadının arttırılmasına karar verilen yoksulluk nafakası yıllık miktarının 60.000TL, iştirak nafakası yıllık miktarının ise 18.000TL olup, karar tarihindeki kesinlik sınırı 78.630,00TL TL'yi aşmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesi gereğince temyiz sınırının altında kaldığı için kesindir....
Davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki talep ve beyanlarını tekrarla hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakaları ile tazminatların miktarı yönünden temyiz isteğinde bulunmuştur. 2....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen asıl davada yoksulluk ve iştirak nafakasının artırımı, birleşen davada yardım nafakası istemli davanın mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davada davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü müşterek çocuk için açılan iştirak davasında ve birleşen davada davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde asıl dava davacısı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Asıl dava 100,00‘er TL yoksulluk ve iştirak nafakasının 500,00’er TL ‘ye artırılmasına, birleşen dava ise yardım nafakası istemine ilişkindir....
03.12.2015 tarihli ilk hükümde, tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velayetlerinin anneye verilmesine, ortak çocuklar yararına aylık 300'er TL tedbir ve iştirak nafakasına, davacı kadın yararına aylık 400 TL tedbir nafakası ve aylık 300 TL yoksulluk nafakası ile 15.000 TL maddi tazminata hükmedilmiş, kadının manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması-ındirilmesi ve iştirak nafakası davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü....
Davalı taraf cevap ve karşı dava dilekçesinde; nafakaların kaldırılma şartlarının oluşmadığını, bununla birlikte kendisinin ve müşterek çocuğun ihtiyaçlarının geçen zaman içerisinde arttığını ve boşanma davasında hükmedilen yoksulluk ve iştirak nafakasının yetersiz kaldığını belirterek; davacı-karşı davalının isteminin reddi ile yoksulluk nafakasının ayık 350 TL'den 500 TL'ye, iştirak nafakasının ise aylık 150 TL'den 250 TL'ye yükseltilmesini talep etmiştir....
Açıklanan sebeplerle kadının düzenli bir işte çalışıp çalışmadığı hususunda dosya kapsamına göre çelişki mevcut olduğundan, mahkemece kadının düzenli bir işi ve gelirinin olup olmadığı, var ise gelirinin kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağı hususlarında araştırma yapılması (TMK m. 175) gerekirken, eksik inceleme ile yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir....


