İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati haciz kararına dayanak olan çeklerin kambiyo senedi vasfında olmadığını, dolayısıyla bu çeklere yönelik yetki belirlemesi yapılamayacağını, ihtiyati haciz kararının yetkili mahkeme tarafından verilmesi gerektiğini, müvekkilinin muamele merkezinin ...-... olduğunu, taraflar arasında görülen menfi tespit davası neticesinde, çeklerin avans olarak verildiği ve bedelsiz kaldığı kanıtlanamadığından davanın reddine karar verildiğini, bu davanın bir eda davası olmadığından, ihtiyati haciz davasının dayanağı olamayacağını bildirerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, itiraz eden borçlu vekilinin yetkiye yönelik itirazının İİK.nun 258.maddesi atfı ile İİK.nun 50 ve HUMK.nun 9.maddesi uyarınca yerinde görüldüğü gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın yetkisizlik nedeniyle kabulüne ve ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir....
Somut olayda, konşimento senedi alacağına dayalı olarak başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine karşı borçlunun yetkiye ve borca dair itirazında alacaklının iddia ettiği hukuki ilişkiye açıkça itiraz ettiği ve bu ilişkiyi kabul etmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan, konşimento senedi İİK'nun 68. maddesinde yazılı mücerret borç ikrarını içeren belge niteliğinde de değildir. Borçlu tarafından konşimento senedi içeriği ve takip konusu borçla ilgili hukuki ilişki kabul edilmediğine göre alacaklı, anılan belgeye dayalı olarak yetki itirazının kaldırılmasını isteyemez. O halde mahkemece, esasa girilmeksizin yetki itirazının kaldırılması isteminin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Hukuk Dairesi'nin 14.12.2021 tarih 2021/2829 Esas, 2021/2614 Karar sayılı ilamı ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASI sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından başlatılan İstanbul ... Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına davalı tarafça borca ve yetkiye itiraz edildiğini, yetki itirazı uyarınca dosyanın Ankara ... Müdürlüğünün ......
Genel yetki kuralı uyarınca yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim ---------- yandan 6100 sayılı HMK nun 10. maddesi ve devamında TBK nun 89/1 uyarınca da (para alacağına ilişkin takibin yapıldığı,-------bulunduğu dikkate alındığında) davacı şirketin bulunduğu yerdeki icra dairelerinin de yetkili olabileceği ancak davacı şirketin bulunduğu yerin de dava dilekçesinde belirtilen şekilde ---- bu bakımdan da yetkili ----- olduğu anlaşılmakla, yetkili olmayan ------- icra dosyasında icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili her ne kadar davalının yetki itirazında bulunamayacağını; 7155 Sayılı Kanun uyarınca takibin------ yapılan icra takibinde gerek borca itiraz gerek yetkiye yapılan itiraz sonucunda, alacaklı bu itirazları hükümden düşürmeden takibe devam edemez; Kanun borca itirazın ve yetkiye itirazın hükümden düşürülmesini ayrı düzenlemiştir....
DELİLLER VE GEREKÇE: İcra Dosyası: Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine, cari hesaba dayanılarak dayanılarak, 180.341,94 TL asıl alacak için, ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 21/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 28/07/2023 tarihli dilekçesi ile “yetkili icra dairelerinin İstanbul Anadolu İcra Dairleri olduğunu, yetkiye, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini” bildirerek borca ve yetkiye itiraz ettiği, itiraz üzerine icra müdürlüğünce alınan kararla takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Faturalar: Davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2022 yılında 8 adet satış faturası düzenlendiği görülmüş, e-faturalırn örnekleri dosyamız arasına alınmıştır....
Bahsedilen yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; itiraz eden vekilinin dayandığı sebeplerin İİK'nın 265/1 maddesinde sınırlı olarak sayılan "mahkemenin yetkisine, teminata ve ihtiyati haczin sebebine" şeklinde belirtilen itiraz nedenlerinden olmadığı, borca ve imzaya itirazların yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından, mahkemece itirazın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8....
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki icra takibinde yetki ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince borca ve yetkiye itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlu vekili itiraz dilekçesinde; Bakırköy 8....
Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde; Yukarıda belirtilen kanun maddelerinde ve ilgili yönetmelik maddelerinde, MTS üzerinden başlatılan icra takibinde sadece yetkiye itiraz edilmiş olması halinde, yetkili icra dairesinde haciz işlemlerinin başlatılabilmesi için yeniden ödeme emri tebliği gerekmediği hususu düzenlenmiş olup, borca ve yetkiye birlikte itiraz edilmiş olması halinde yeniden ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmesine gerek olmadığı hususunda kanunda ve yönetmelikte herhangi bir düzenleme yer almamaktadır....
, yetkiye ve borca itirazın kaldırılması ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verildiği görülmüştür. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesinin birinci fıkrasına göre; HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri, para ve teminat alacaklarına dayalı takiplerde kıyas yolu ile uygulanır....
Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/09/2013 tarih ve 2013/736-2013/737 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili, müvekkilinin lehdarı olduğu 30.06.2013 vade tarihli 60.000,00 TL meblağılı bononun keşideci borçlular tarafından ödenmediğini ileri sürerek, borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, talebin kabulü ile borçlular aleyhine ihtiyati hacze karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden(borçlular) vekili, ihtiyati hacze konu senedin kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediğini, teminat senedi olduğunu savunarak, ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir....


