WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin ihtiyati haciz kararı uyarınca yapıldığı, borçlunun ödeme emrine itirazı üzerine itirazın iptali davası açıldığı, takibin kesinleşmediği, ancak ihtiyati haczin geçerli olması nedeni ile bu aşamada istihkak iddiasının dinlenebileceği, takibe dayanak genel kredi sözleşmesinden doğan borcun 03.04.1996 itibarı ile kat edildiği, 11.10.2001’de alacağın TMSF’ye devredildiği, hesap özetinin borçlulara ilk ihtarnamenin tebliğ edildiği yerde 15.04.2002’de tebliğ edildiği, İİK’nun 68. maddesinde öngörülen sürede itiraz edilmediği, ticaret sicil kayıtlarında borçlu şirketin bu adresten 04.04.1996’da ayrıldığının gözüktüğü, 2002 ve 2003 yılında düzenlenen faturalarda burasının üçüncü kişinin adresi olarak da gösterildiği, alacağın 01.02.2006’da bu kez ...Varlık ...ne devredildiği, borçlular hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı, 26.12.2006’da ödeme emrinin yine haciz adresinde tebliğ edildiği, ancak şikayet yolu ile açılan davada usulsüz yapılan...

Borçlunun bu başvurusu üzerine, icra mahkemesi, İİK.nun 169/a-1. maddesi gereğince itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır. Hakim duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder.Somut olayda, borçlunun başvurusu İİK.nun 169. maddesi kapsamında yetkiye ve borca itiraz niteliğindedir....

Hakim duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder.Somut olayda, borçlunun başvurusu İİK.nun 169 maddesi kapsamında yetkiye ve borca itiraz niteliğindedir.Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere İİK.nun 169/a-1 maddesi gereğince taraf teşkili sağlanıp duruşma açılarak deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlayacak şekilde dosya üzerinden yapılan inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İcra Müdürlüğü'nün 2011/5324 Esas sayılı dosyasından takip başlattığını, davalının yetkiye ve borca itiraz ettiğini belirterek, itirazının iptaline, BK'nın 42 maddesi gereği tazminata ve haksız inkar nedeniyle icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan deliller ile benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu yediemin ücretinin 2.256,60 TL, davacıya ödenmesi gereken ve alınan 200,00 TL avanstan sonra kalan aslının 2.056,60 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun davacının davasını doğrular nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya dair talebin reddine, davacının icra inkar tazminatı ve BK'nın 42. maddesine dayalı tazminata ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, yedieminlik ücretinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir....

Davalı tarafından 14.04.2014 tarihinde yasal süre içerisinde borca itiraz edilmesi üzerine davacı tarafından 24.07.2014 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine başvurularak itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı isteminde bulunulmuştur. Davalı tarafından 15.04.2014 tarihli dilekçe ile yasal süresi içerisinde icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz edilmiş ve icra müdürlüğünün 29.04.2014 tarihli kararı ile davalı borçlunun borca itirazı nedeniyle verilen 18.04.2014 tarihli durma kararının kaldırılarak takibin yetkiye itiraz yönünden durdurulmasına karar verilmiş ise de, icra müdürlüğünün kendiliğinden durma kararını kaldırma yetkisi bulunmamaktadır. Mahkemece her ne kadar İcra Müdürü tarafından takibin borca itiraz nedeniyle durmasına ilişkin herhangi bir karar verilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, esasen İİK'nun 66. maddesi gereğince müddeti içinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur....

KARAR: Mahkemece "... itirazın ihtiyati haczin sebeplerine değil borca itiraz olduğu, bu itiraz sebebinin İİK md. 265 kapsamında belirtilen ihtiyati hacze itiraz sebepleri arasında yer almadığı, borca itirazın esas hakkında yapılacak yargılama ile çözümlenmesi gerektiği, dosyaya davacı tarafça ibraz edilen fatura, mesajlaşma içerikleri ve davalı tarafça yapılan kısmi ödemeye dair banka dekontu gözetildiğinde yaklaşık ispat koşulunu sağladığı anlaşıldığından itirazın yerinde olmadığı değerlendirilerek ihtiyati hacze itirazın reddine karar vermek gerekmiştir..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur....

İnş.Eml.Elek.Otom.Gıda.San.Tic.Ltd.Şti.arasında imzalana genel kredi sözleşmesi ve limit artırımına ilişkin talepte müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğunu, hesabın kat edilerek borçlulara tebliğine rağmen ödenmemesi nedeniyle başlattıkları takibin davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine durduğunu bildirerek davalının yetkiye ve borca ilişkin itirazlarının iptaline, %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, alacağa konu sözleşmenin Çankırı İlinde tanzim edildiğinden ve ayrıca yetki konusunda bir düzenleme yapılmadığından Çankırı İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuş, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, sözkonusu sözleşmeye sadece sözleşme lehdarı olan ......

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 23/05/2023 tarih ve 2022/268 Esas sayılı ara kararı ile " Davacı vekilinin davacı şirket adına kayıtlı ... ... ... mah. ... ada ... parselde ... kat ... numaralı taşınmazın İİK 259 maddesi gereğince REHİN olarak kabulüne, Bu hususta Tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, 2-İcra İflas Kanunun 257/1 ve devamı maddeleri gereğince 650.000,00 TL alacağın alınabilmesini sağlamak için borçlunun borca yeter miktarda taşınır veya taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, karar verilmiştir. Davalının 01/05/2022 tarihli itiraz ve 23/05/2022 tarihli cevap dilekçesi ile ihtiyati haciz kararının kaldırılması talep edilmiştir. Davalının Muğla Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu 26/10/2023 tarihli dilekçe ile mahkemenin 23/05/2023 tarihinde vermiş olduğu ihtiyati haciz kararını banka teminat mektubu üzerine kaydırılmasını talep etmiştir....

İcra Müdürlüğünün 2007/12 satış esas sayılı dosyasında yapılan sıra cetveline ve yetkiye itiraz ettiklerini, sıra cetvelini düzenlemesi gereken müdürlüğün ...... 3. İcra Müdürlüğü olduğunu, müvekkilinin ilk sırada yer alması gerekirken sıra cetvelinde hiç gösterilmediğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. Şikayet olunan ... vekili, şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan ... şikayete cevap vermemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şikayetçinin alacaklı olduğu icra dosyasında İİK’nun 106 ve 110. maddeleri uyarınca haczin konulmasından itibaren 2 sene içinde satış talep edilmediğinden ve avans yatırılmadığından haczin düştüğü, bu nedenle ilgili dosyada haczin düştüğüne ilişkin satış dosyasına gönderilen yazıdan sonra satış memurluğunca para ayrılmadığı, usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir....

Bononun zamanaşımına uğradığından bahisle yaptığı itiraz yönünden yapılan değerlendirmede İİK 265. maddesinde düzenlenen borçlu ya da ihtiyati hacizden etkilenen 3. şahsın itiraz haklarının şekli ve tahdidi olarak sayıldığı, itiraz eden borçlunun ancak ihtiyati haczin sebebine, teminata ve yetkiye itiraz edebileceği, bunun dışında menfi tespit davası veya itirazın iptali davasında ileri sürülebilecek hususların, ihtiyati haciz kararına itiraz olarak ileri sürülemeyeceği" gerekçesi ile;"İhtiyati hacze itiraz eden ...'...

UYAP Entegrasyonu