WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, davalı borçlunun ödeme emrine verdiği itiraz dilekçesinde yetki ve borça itiraz ettiği, takibin faturaya dayalı olarak yapıldığı ayrıca yazılı bir sözleşme sunulmadığı, fatura düzenlenmesinin akdi ilişkinin ve alacağın varlığını katınlanmaya yeterli olmadığı, bu nedenle TBK'nın 89/1. maddesinin davada uygulama imkanınn bulunmadığı, genel yetki kurallarına göre İİK'nın 50 ve HMK'nın 6. maddesi uyarınca yetki, icra dairesinin davalı şirketin ikametgahı olan İstanbul İcra Dairelerinin olduğu, yetkili icra dairesinde takip yapılmasına itiraz iptali davaların koşullarından olduğu, bu nedenle yetkili icra dairesinde takip yapılmaması nedeniyle dava şartı noksanlığına dayalı davanın reddine karar verilmiştir....

İcra Dairesi olduğunun belirtildiği, takip dayanağı çeklerin keşide yeri, muhatap bankanın bulunduğu yer ve itiraz eden borçlunun adresi itibariyle ... İcra Dairesi'nin yetkili olmadığı ve yetki itirazında da yetkili icra dairesinin usulüne uygun olarak bildirilmediği, dolayısıyla bu durumda yetki itirazının geçersiz olduğu anlaşılmaktadır.O halde mahkemece, yetki itirazının reddine karar verilip, borçlu tarafından ileri sürülen borca itiraz nedenlerinin incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Almus Asliye Hukuk Mahkemesince ise, davada kesin yetkinin söz konusu olmadığı, davalının yetki itirazında da bulunmadığı gerekçesiyle karşı yetkisizlik kararı verilmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesinin beşinci fıkrasında “Değeri beşyüz milyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar, İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar bu kararlara karşı onbeş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.” düzenlemesi mevcuttur....

Taraflar bu kararlara karşı onbeş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hâkim, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.” düzenlemesi mevcuttur. Aynı Kanunun 23. maddesinin üçüncü fıkrasında ise “Tüketici davaları tüketicinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir.” hükmü mevcut olup kesin yetki düzenlemesi sözkonusu değildir. Buna karşın HMK'nın 19. maddesine göre, yetkinin kesin olmadığı hallerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir, davalı, süresi içinde ve usûlüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir. Somut olayda, davalının yetki itirazı bulunmadığı halde İstanbul Anadolu 5. Tüketici Mahkemesince re'sen yetkisizlik kararı verildiği anlaşılmıştır....

Tüketici Mahkemesince ise, davada kesin yetkinin sözkonusu olmadığı, tarafların yetki itirazında da bulunmadığı gerekçesiyle karşı yetkisizlik kararı verilmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesinin beşinci fıkrasında “Değeri beşyüz milyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar bu kararlara karşı onbeş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.” düzenlemesi mevcuttur....

Taraflar bu kararlara karşı onbeş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.” düzenlemesi mevcuttur. Aynı Kanunun 23. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, “Tüketici davaları tüketicinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir.” hükmü mevcut olup kesin yetki düzenlemesi sözkonusu değildir. Buna karşın HMK'nın 19. maddesine göre, yetkinin kesin olmadığı hallerde yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Davalı, süresi içinde ve usûlüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir. Somut olayda, davalının yetki itirazı bulunmadığı halde Muğla 2....

Mahkemece, davaya konu kredi sözleşmesinde taraflar arasında ortaya çıkacak anlaşmazlıkların çözümünde Samsun mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunun belirlendiği gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı tarafından davalının ikametgahının bulunduğu Trabzon'da icra takibi yapılıp davalının itirazı üzerine dava açılmıştır. Davalı icra takibine itirazı sırasında icra dairesinin yetkisine itiraz etmediği gibi dava açıldıktan sonra mahkemenin yetkisine de itiraz etmemiş yani yetki ilk itirazında bulunmamıştır. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 116/1. maddesi gereği yetki itirazı ilk itirazlardan olup 117. maddesi gereği esasa cevap süresi içinde ileri sürülmediği takdirde dinlenmez. Ayrıca, HMK'nın 19/2. maddesine göre; "yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir....

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : İŞYERİ DÜZEYİNDE OLUMLU YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. ... Mahkemesi Taraflar arasındaki yetki tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin 28.03.2016 tarihli ve 9041 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ile ilan edilerek ......

Yetki başvuru tarihinden önce iş sözleşmesi feshedilmiş olsa da açılan dava neticesinde hakkında verilen işe iade kararı kesinleşen ve işe başlayan sendika üyesi 23 işçinin de yetki tespitinde dikkate alınması gerektiği anlaşıldığından, davacı Sendikanın yetki başvuru tarihi itibarıyla toplu iş sözleşmesi yapabilme yetkisi için gereken yarıdan fazla çoğunluğu sağladığı tartışmasızdır. 4. Diğer taraftan, ayrıntıları Dairemizin 26.11.2020 tarihli ve 2020/7861 Esas, 2020/17017 Karar sayılı ilâmında açıklandığı üzere başvuru tarihi itibarıyla yetki tespitine konu işyerinden farklı işkolunda yer alan bir işyerinin dikkate alınması gerektiğine dair itiraz, itiraz konusu işyeri bakımından işkolu itirazı niteliğindedir ve bu itiraz mevcut yetki uyuşmazlığında ileri sürülemez....

Şti. unvanlı işyerleri için 22 02.2021 tarihinde yetki tespit başvurusunda bulunduğunu, Bakanlıkta kullanılan yetki tespit sistemine göre, işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna yapmış olduğu bildirimlere göre 200 isçinin çalıştığı, e-Devlet üzerinden gelen sendikal bilgilere göre bu isçilerden 81'inin yetki tespiti için başvuran Sendikaya üye olduğu, bu bağlamda yetki tespiti için başvuran Sendikanın 6356 sayılı Kanun'da düzenlenen şartları taşıdığını belirten 04.03.2021 tarihli ve 544489 sayılı olumlu yetki tespit yazısının taraflara iletildiğini, yetki tespit yazısının işverene 10.03.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, yetki tespitine yasal itiraz süresi olan 6 iş günü içerisinde itiraz kaydının ......

UYAP Entegrasyonu