"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında Genel Kredi Sözleşmesi ve tüm borçların güvencesini oluşturmak üzere iki adet Taşıt Rehni Sözleşmesi akdedildiğini, banka alacağının ödenmemesi üzerine başlatılan rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davalının yapılan takibe......
Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Saim Üstündağ, İcra Hukukunun Esasları, İstanbul 1995, 6. Bası, s. 101-102 ). Öte yandan, itirazın iptali davasının görülebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış, geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir. Ortada, geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde, bu itiraz usulünce incelenerek sonuçlandırılmadığı sürece, açıklanan şekilde geçerli bir takibin bulunmayacağı açıktır....
Hukukumuzda borçtan kurtulma davası (İİK. m. 69/II, ) menfi tespit ve istirdat davaları (İİK. m. 72/VIII ve İİK. m. 89/III) için özel yetki hükümleri kabul edilmiş, bu davaların icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği düzenlenmiş olmasına karşın, itirazın iptali davası için özel bir yetki kuralı düzenlenmemiştir. Bu nedenle itirazın iptâli davalarında HMK'nun yetkiye ilişkin düzenlemelerinin uygulanması gerekmektedir. Usul yasasında da bu davalar bakımından kesin bir yetki kuralı düzenlenmemiştir. İtirazın iptali davalarında kesin olmayan yetki kuralları uygulanacağından, yetki itirazının 6100 sayılı HMK'nun 116/1-a maddesi gereğince taraflarca ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekir. İlk itirazların bir ön sorun gibi incelenerek karara bağlanacağı hususu ise, aynı yasanın 117/3. maddesinde düzenlenmiş olup, mahkemenin takip edeceği süreç anılan yasanın 64. maddelerinde açıklanmıştır....
CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra ve İflas Kanununun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası; icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılabileceğini, İtirazın iptali davasının görülebilmesi için usulüne uygun yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunmasının gerektiğini, ortada, geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak olmadığını, İcra takiplerinde yetki belirlemesi, İcra ve İflas Kanunu’nun 50. maddesi yollaması ile HMK’nın 5. ve devamı maddelerine göre belirlendiğini, müvekkili şirketin ticari merkezinin Fatih İstanbul'da, davacının ticari merkezinin de Şişli İstanbul'da bulunduğunu, iddia edilen tarafik kazasının da Şişli İstanbul'da meydana geldiğini, Dolayısıyla Fatih ve Şişli İstanbul İcra Daireleri’nin yetki ve görev alanında kalmasına...
İcra Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/.... maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, davacı aleyhine davalı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte, yetkiye, borca itiraz ile takibin iptali istemine ilişkindir. ......
İcra Dairesinde icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve tahliye istemiyle dava açmıştır. ... Sulh Hukuk Mahkemesi; "...davaya konu taşınmazın ... ili, ... ilçesinde bulunduğundan yetkili mahkemenin ... Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ise; "... Sulh Hukuk Mahkemesince yetki itirazı olmadan doğrudan tensiben, resen yetkisizlik kararı verildiği..." gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Somut olayda; davacı, davaya konu gayrimenkulün davalı tarafından kiralandığını, davalının kira sözleşmesinden kaynaklı kira borcunu ödememesi nedeniyle ... İcra Müdürlüğünde takip başlatıldığını, davalının takibe itirazı üzerine itirazın iptali ile taşınmazın tahliyesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalının, müvekkili bankanın ticari müşterisi olan dava dışı....’ne kullandırılan kredilerin geri ödemesinde temerrüt nedeniyle hesap kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetki itirazında bulunarak, davanın reddini istemiştir....
Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır.İtirazın iptali da- vasının görülebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış, geçerli bir icra takibinin bulunması gerekir.Ortada, geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hallerde, bu itiraz usulünce incelenerek sonuç- landırılmadığı sürece, açıklanan şekilde geçerli bir takibin bulunmayacağı açıktır. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur....
Bu üç şartın gerçekleşmesi halinde 6100 sayılı Yasanın 116/1 hükmüne göre yetkisizlik kararı verilebilir.İtirazın iptali davasında yetki, genel hükümlere göre belirlenir. “(…) itirazın iptali davası yönünden özel bir yetki kuralı getirilmediğinden genel hükümlere göre yetkili mahkeme belirlenecektir....
Mahkemece, davanın ilk açıldığı Ankara 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.5.2007 tarih ve 2007/546-1080 sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli Gölcük Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ise de itirazın iptali davasını görme yetkisinin takibin yapıldığı yer mahkemesine ait olduğu, Gölcük İcra Dairesi tarafından yapılmış geçerli bir takip bulunmadığı, Ankara'da açılan takipte yetki itirazının da bulunduğu, başka yerde açılmış bir takip hakkında itirazın iptali yönünde bir karar verilmesinin usulen mümkün olmadığı gerekçesiyle, koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi nedeniyle, İİK.nun 67.maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir....


