WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/108 Esas sayılı imzaya itiraz davasına ait dosyanın, 4) ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/847 Esas, 2012/1212 Karar sayılı menfi tespit davasına ait dava dosyasının kesinleşme şerhli, onaylı kararını da içerir şekilde eklenerek birlikte gönderilmesi, 5) Ayrıca, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/55609 Hazırlık numaralı şikayet dosyasının ne aşamada olduğunun belirlenmesi ve safahatı hakkında bilgi verilmesi için Dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 17.06.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İcra Müdürlüğü'nün 2010/1984 E.sayılı dosyası ile borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazında icra müdürlüğünün yetkili olmadığını belirttiğini, ancak yetkili icra dairesinin .... İcra Dairesi olduğunu, ayrıca davalının borca itirazının açık olmadığını, senetteki imzaya itiraz etmeyerek borcu kabul ettiğini belirterek, davalının itirazının iptaline, icra takibinin devamına ve %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, bononun zamanaşımına uğradıktan sonra icra takibine konulduğunu, ayrıca yetki itirazında bulunduklarını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....

İcra müdürlüğünün 2014 /2533 esas sayılı dosyasında alacaklı vekili olduğu ve borçlu tarafından yapılan imzaya itiraz ve şikayet üzerine davacının müvekkili hakkında yapılan ve... Cumhuriyet Başsavcılığınca 2014 /8136 sayılı soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısının hazırladığı iddianamede davacı hakkında “ ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yapıldığı“ ifadelerine yer verilerek davacının soruşturmanın gizliliğini ihlal ederek kişilik haklarında saldırıda bulunduğu gerekçesi ile 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden yasal faizi ile talebinde yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinde; Tazminata konu iddianamede, icra takip dosyasının borçlusu olan ve tazminata konu soruşturma dosyasının müştekisi tarafından yapılan şikayet üzerine hazırlanan iddianamede “Müşteki 30/09/2014 tarihinde vermiş olduğu dilekçesinde; ...'...

in ödeme emrinin tebliğinden sonra süresinde borca ve imzaya itiraz ettiği, Devrek İcra Hukuk Mahkemesinin 05/02/2007 tarihli, 2006/75 esas, 2007/11 sayılı kararla itirazın reddedildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 75. maddesindeki, itirazının iptaline veya kat’i veya muvakkat suretle kaldırılmasına karar verilen borçlunun, bu kararın kendisine tefhim ya da tebliğinden itibaren üç gün içinde mal beyanında bulunmasının gerektiği şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın tefhimden itibaren üç gün içinde mal beyanında bulunmadığı, müşteki vekilinin de şikayet hakkının üç günlük sürenin bitmesiyle başladığı cihetle, şikâyetin süresinde yapıldığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 17.04.2008 gün ve 2008/22542 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C....

Mahkeme kararındaki nitelendirmeye ilişkin kabule göre de; istihkak şikayeti yönünden, davanın yöneltildiği icra hukuk mahkemesinin yukarıda açıklanan İİK’nun 79/2. maddesi uyarınca kesin yetkili yer mahkemesi olduğu nazara alınmaksızın, istihkak davası yönünden ise, basit yargılama usulüne uygun yürütülen taşınır mala ilişkin istihkak davalarında, yasaca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden yetki itirazının ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebileceğinin, kesin yetki kuralı olmadığı durumlarda, hakimin doğrudan (re'sen) yetkisizlik kararı veremeyeceği nazara alınmaksızın, davalı tarafından yetki ilk itirazında bulunulmadığı halde re'sen yetki hususu değerlendirilerek davalılara tebligat da çıkartılmaksızın dosya üzerinden yetkisizlik kararı verilmesi hatalı olmuştur....

Davalı vekili; genel yetki kuralı gereği davanın davalı yerleşim yeri adresinde açılmaması nedeni ile yetki itirazı ile birlikte, müvekkil şirketin davacıya borcu olmadığını, müvekkil şirkete tebliğ olunmayan sözleşmenin tamamına ve imzaya itiraz ettiklerini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davaya konu sözleşmedeki imzaların bilirkişi marifeti ile incelenmesinde imzanın davalı şirket yetkililerine ait olmadığı, dolayısıyla geçerli bir özel yetki kuralı bulunmadığı, İİK.50. maddesi gereği genel yetki kuralına göre icra takibinin yetkili icra müdürlüğünde yapılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava konusu sözleşme 23.04.2004 tarihli olup sözleşme altında davalıyı temsilen imzası bulunanlardan ...'...

Sıra cetveline itiraz, alacağın sadece esas ve miktarına ya da hem esas ve miktarına, hem de sıraya yönelik ise dava yoluyla genel mahkemede ( İİK’nın mad.142/1), itiraz sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla icra mahkemesinde (İİK’nın mad. 142/son) ileri sürülmelidir. Hem sıraya ve hem de alacağın esas ve miktarına yönelik itirazların birlikte ileri sürülmesi halinde kural olarak, önce sıraya yönelik uyuşmazlığın çözülmesi, bu itirazın yerinde olmadığının anlaşılması halinde ise davalı alacağının varlığının ve miktarının incelenmesi gerekir. Somut olayda şikayetçinin itirazı, şikayet olunanların alacağının hiç doğmadığına ya da gösterilen miktarda bulunmadığına yönelik olmayıp, sıra cetvelinde kendi hacizlerinin dikkate alınmamasına yöneliktir. Bu itiraz takip hukuku kuralları çercevesinde icra müdürlüğünce yapılması gereken hesaplamaya, diğer anlatımla alacağın sırasına yönelik olup, İcra Mahkemeleri görevlidir....

Bu durumda, borçlu ... adına gönderilen ödeme emri tebligatı, usulsüz tebliğ edilmiş olduğundan, adı geçen borçlu yönünden usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin, şikayet dilekçesinde bildirilen öğrenme tarihi olan 17.10.2015 tarihi olarak düzeltilmesi gerekir. Öte yandan, İİK'nun 168/1. maddesinin 3, 4 ve 5. bentleri gereğince, borçlunun borçlu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, imzaya itirazını ve takibin müstenidi olan senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığına yönelik şikayetini yasal 5 günlük süresi içerisinde icra mahkemesine yapması zorunludur. Bu süre en geç ödeme emrinin, itiraz ya da şikayet edene tebliğinden sonra başlar....

nolu ödeme emri yerine) yanlışlıkla genel haciz yolu ile takibe ilişkin 7 ... nolu ödeme emri göndermiş ve alacaklı buna karşı şikayet yoluna başvurup 7 ... nolu ödeme emrini iptal ettirmemiş ise, icra takibine (artık) genel haciz yolu ile takip olarak devam edilir (Prof.Dr. ..., İcra ve İflas Hukuku El Kitabı ikinci baskı, 815. sayfa). Somut olayda; ... 1. İcra Müdürlüğü'nce borçluya 10 ... nolu ödeme emrinin tebliğe gönderildiği, borçlu vekilinin yetki itirazında bulunduğu, mahkemece yetki itirazının kabul edilmesi üzerine takip dosyasının ... ... İcra Müdürlüğüne gönderildiği,takip dosyası kendisine gönderilen (yetkili) ... ... 7. İcra Müdürlüğü'nce 2014/36748 Esas sayılı dosya üzerinden, borçluya bu defa Genel Haciz yolu ile takiplere ilişkin 7 ... nolu ödeme emrinin gönderildiği,bu hususa ilişkin olarak alacaklı tarafından şikayet yoluna başvurulmadığı anlaşılmaktadır....

Her ne kadar Hukuk Genel Kurulu’nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 E. - 2014/929 K. sayılı olup, Dairemizce de benimsenerek içtihat değişikliğine gidilen kararı ile; mirasın reddi nedeniyle borçtan sorumlu olunmadığına ilişkin iddianın, borca itiraz olduğu ve ödeme emrinin tebliği üzerine takibin şekline göre yasal süre içinde ilgili merciye yapılması gerektiği kabul edilmiş ise de, bu ilke, mirasın reddine ilişkin mahkeme kararının, icra takibinin kesinleşmesinden önceki bir tarihte alındığı hallerde uygulanmaktadır. Öte yandan “imzaya itiraz dışındaki diğer bütün itirazlara borca itiraz denir. Anılan itiraz, ödeme, borçlunun borcu olmadığı, takip konusu senedin karşılıksız olduğu (veya kaldığı), hatır senedi olduğu, teminat senedi olduğu, anlaşmaya aykırı doldurulduğu, kambiyo senedinde tahrifat yapıldığı, borçlunun senedin düzenlendiği tarihte temyiz kudretine sahip olmadığı, mirası reddetmiş olduğu veya mirasın hükmen reddedilmiş olduğu gibi sebeplere dayanır” (Prof. Dr....

UYAP Entegrasyonu