İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz ile şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve tazminat ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın muteriz borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayet eden vekili, sıra cetvelinin 1. sırasında olan şikayet edilenin haczinin düştüğünü belirterek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece ödeme emrinin borçluya 06.08.2004 tarihinde tebliğ edilmiş olması nedeniyle 23.07.2004 tarihli ihtiyati haczin 11.08.2006 tarihinde kesinleştiği, 24.03.2006 tarihinde satış talebinde bulunduğu, 29.03.2006 tarihinde verilen yetki belgesine istinaden 31.07.2006 tarihinde ortaklığın giderilmesi davası açtığı, dava açılmasının satış isteme süresini durdurduğu belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiştir. Şikayet eden vekili kararı temyiz etmiştir....
Somut olayda; mahkemece yüze karşı verilen kısa kararda; "Davacının davasının açılmamış sayılmasına" karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda “davacının yetki itirazının reddine, davacının borca, imzaya itiraz ve takibin iptali davasının açılmamış sayılmasına" karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmiştir. 10.4.1992 tarih ve 1991/7 E.-1992/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenidir. Bu durumda, mahkemece yapılacak iş, önceki kararlar ile bağlı olmaksızın çelişkinin giderilmesi için yeni bir karar vermekten ibaret olup, hükmün belirtilen nedenle bozulması gerekmiştir....
İİK'nun 169. maddesinin göndermesiyle aynı Kanunun 168/5. maddesine göre; borçlunun, borçlu olmadığı, borcun itfa edildiği, mehil verildiği, alacağın zamanaşımına uğradığı veya yetki itirazını, İİK'nun 170/1. maddesinin göndermesiyle aynı Kanunun 168/4. maddesine göre imza itirazını ve İİK'nun 170-a/1. maddesinin göndermesiyle de aynı Kanunun 168/3. maddesine göre kambiyo senedi vasfına yönelik şikayetlerini icra mahkemesinde ileri sürme süresi beş gün olup, bu süre hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece re'sen gözetilmelidir. Somut olayda, borçluya, ödeme emrinin 02.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, yapılan bu tebligata karşı tebligat usulsüzlüğünün ileri sürülmediği, borçlunun, yasal beş günlük itiraz süresinin sona ermesinden sonra 27.05.2019 tarihinde icra mahkemesine başvurarak imzaya itirazda bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, mahkemece, istemin süre aşımından reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Somut olayda, takibe dayanak bononun borçlu şirket adına... tarafından tanzim edildiği, mahkemece Ticaret ve Sanayi Odasından borçlu şirketin yetkililerinin sorulduğu, .... Ticaret ve Sanayi Odasından gelen müzekkere cevabına göre şirket ortağı ve şirket müdürünün ... .in olduğunun bildirilmesi üzerine senedi tanzim eden ,,,'e şirket adına kambiyo senedi düzenleme yetkisi verilmemiş olduğundan bahisle imzaya itirazın kabul edilerek takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Alacaklının temyiz dilekçesi içeriğinde; ... Noterliği tarafından 16.02.2013 tarihinde tanzim edilen 14809 yevmiye numaralı vekaletname ile şirket yetkilisi ve müdürü .... tarafından ...'e yetki verildiğinden bahsedildiği görülmüş olup temyiz dilekçesinde bilgileri verilen bu vekaletnamenin dosyaya getirtilerek ....'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu ... İnşaat … Ltd. Şti hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda, imzaya ve borca itiraz ettiği, mahkemece, imzaya itirazın kabulü ile borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür....
. - K A R A R - Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, ancak takibe konu senetteki imzalar müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı gibi davalıdan herhangi bir mal veya hizmet alınmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının imzaya itiraz ederek icra hukuk mahkemesine açmış olduğu davanın kabul edildiğini, dolayısıyla iş bu davanın konusuz kaldığını savunarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre; davacının imzaya itirazı üzerine icra hukuk mahkemesinde açılan davanın kabul edildiği, ancak temyiz incelemesinde itirazın süresinde olmadığından bahisle hükmün bozulduğu, icra hukuk mahkemesince bozma kararına uyularak davanın süreden reddedildiği, iş bu davada yaptırılan bilirkişi incelemesi ile takibe konu senetteki imzaların davacı şirket yetkilisi dava dışı ...'...
Aksi takdirde dava reddolunur. 3.fıkrası, Borçlu yukarda yazılı müddet içinde dava etmez veya davası reddolunursa itirazın kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir hükümleri düzenlenmiştir. Somut olayda, borçlular, alacaklıya borcun bulunmadığı ve takip ekindeki belgeler üzerindeki imzaların kendilerine ait olmadığını ileri sürerek icra dairesine itiraz etmişlerdir. İtiraz bu haliyle takip dayanağı belge altındaki imzaya itiraz niteliğinde olup imzaya ve borca itiraz olarak ayrı ayrı değerlendirilemez.Alacaklı İİK.nun 68/a maddesi uyarınca icra mahkemesinden itirazın geçici kaldırılmasını talep etmiş ve mahkemece itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verilmiştir.Bu karar uyarınca alacaklının talebi üzerine İİK'nun 69/1. maddesi gereğince borçluların mallarına haciz konulmasında yasaya uymayan bir yön bulunmamaktadır....
Mahkemece takdir edilen %15 teminat dosya kapsamına uygundur.İhtiyati hacze itiraz edenler imzaya itiraz etmiş iseler de ihtiyati hacze itiraz sebepleri İİK 265 madde de tahdidi olarak belirtilmiş olup, bu husus ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden olmadığı için bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle İhtiyati Hacze itiraz edenlerden ... Ltd. ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince Esastan reddine, İhtiyati Hacze itiraz edenlerden ... Ltd vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına,... Ltd.nin yetki itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının ... Ltd yönünden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-......
İİK’nun 4. maddesi gereğince takip hangi icra dairesinde başlamış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler o icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesinde çözümlenir. Bu husus kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğindedir. Yasadaki koşulların oluşması halinde İİK’nun 79 ve 360. maddeleri yetkiyle ilgili istisnalardır. Somut olayda Banaz İcra Dairesi'nce taşınmaz üzerine konulmuş bir haciz bulunmayıp, ... İcra Müdürlüğü’nce 2011/1850 Esas sayılı asıl takip dosyası üzerinden ... Tapu Sicil Müdürlüğü’ne doğrudan yazılan 17.06.2013 tarihli yazı ile şikayet konusu taşınmazın tapu kaydına haciz uygulanmıştır. O halde anılan hacze karşı meskeniyet şikayetini incelemeye ... İcra Mahkemesi yetkili olup, Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetki yönünden şikayetin reddine karar verilmesi doğru değildir....


