İcra takibine konu kredi sözleşmesinin borçlusu, takip borçlularının murisi olup, takip muteriz borçlular hakkında mirasçı sıfatı ile yapılmaktadır. Borçlular ise mirası reddettiklerinden murisin borcundan sorumlu olmadıklarını ileri sürerek takibin iptalini istemişlerdir. Bir diğer ifade ile borçlu olmadıklarını ileri sürmektedirler. Hukuk Genel Kurulu’nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 esas 2014/929 karar sayılı kararında, borçluların mirası reddettikleri nedeniyle borçlu olmadıklarına yönelik iddialarının borca itiraz olup, ödeme emri tebliği üzerine yasal sürede yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Dairemizce, anılan karar doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek, Hukuk Genel Kurulu’nca kabul edilen ilke benimsenmiştir. “İmzaya itiraz dışındaki diğer bütün itirazlara borca itiraz denir. Mesela ödeme, …sıfat itirazı gibi…....
İcra ve İflas yasasının 67. maddesi ğereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak umumi hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. İtirazın iptali davası borcun varlığına ilişkin sebeplerle açılabileceği gibi bununla birlikte yetkiye itiraz edilmesi halinde de açılabilir. Olayda davacı alacaklı, davalının icra takibinde yetkiye ve borca yaptığı itiraz neticesinde seçim hakkını kullanmış, itirazın kaldırılması için mercie müracat etmek yerine mahkemeye başvurmuştur. İcra ve İflas kanunun 50. maddesinin 2. fıkrasındaki "Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. icra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur." düzenlenmesi yetkiye itirazın yalnızca icra tetkik merciince inceleneceği anlamına gelmez....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlunun, icra mahkemesine yaptığı başvuru ile borca itiraz ettiği, mahkemece; takipsiz bırakılan davanın 3 ay içinde yenilenmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür. İİK'nun 4. maddesi gereğince; takip hangi icra dairesinde başlamış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler, takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesinde çözümlenir. Bu husus, kamu düzenine ilişkin olup, kesin yetki niteliğindedir....
İcra Müdürlüğü'nün 2009/17555 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun icra takibine yapmış bulunduğu haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, takip ve dava konusu borca yönelik herhangi bir itiraz yapılmadığını, yalnızca icra dairesinin yetkisine yönelik itirazda bulunulduğunu bildirerek davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre davanın konusu bir miktar para alacağı olduğu için BK 73/1 maddesi gereğince İzmir İcra Dairesinin yetkili olduğu, davacı şirketin davalıdan icra takip tarihi itibariyle 22.467,30 TL alacaklı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalının İzmir 10....
Hakim, duruşma sonucunda borcun olmadığının veya itfa veya imhal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazı kabul eder. İcra mahkemesi hakimi yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı verir." Somut olayda, borçlunun başvurusu, borca itiraz niteliğinde olup, anılan madde gereğince; mahkemece mutlaka duruşma açılmalı ve itiraz duruşmalı olarak incelenmelidir. Dosya üzerinden karar verilemez. Borca itiraz yönünden tayin edilen duruşma gününde taraflar gelmez veya alacaklı gelip de duruşmayı takip etmeyeceğini bildirir ise, HMK'nun 150. maddesinin uygulanması gerekir....
Mahkemece davalının icra takibine itirazında yetki itirazı ile birlikte takip konusu borca ve fer’ilerine açıkça itiraz ettiği, taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığına ilişkin beyanda bulunmadığı, BK.nun 73 ve HUMK. 10.maddesinin olayda uygulama yerinin bulunmadığı, yetkili İcra Müdürlüğünün ... İcra Müdürlüğü olduğu, Kocaeli İcra Müdürlüğünün yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın usul yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davalı tarafça akdi ilişki inkar edilmemiş ancak arızanın garanti süresi içinde olması nedeniyle davacının çekme ücreti talebinde haksız olduğu savunulmuştur. Dava konusu çekme hizmeti davacının Kocaeli Şubesince gerçekleştirildiğine, göre mahkemece HUMK.nun 10 ve 17.maddesi uyarınca Kocaeli İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğu gözetilmeden somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
İcra Müdürlüğü'nden borçluya gönderilen ödeme emrinin 23/03/2020 tarihinde borçluya tebliğ edildiği; borçlu vekilinin yeniden icra müdürlüğünün yetkisine ve borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği; İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesi gereğince icra müdürlüğünce takibin durdurulduğu görülmüştür....
Dava genel kredi sözleşmesi uyarınca sözleşmenin kefiline karşı yapılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemenin yetkisine karşı cevap süresi içinde usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmadığından mahkemece yetkisizlik yönünde karar verilmesi doğru değildir. Davalının borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itirazda bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece dava şartı niteliğinde olan icra müdürlüğünün yetkisi konusunda öncelikli olarak inceleme yapılması gerekirse de genel kredi sözleşmesinde ... İcra ve Mahkemelerinin yetkili olacağı yazılı olduğundan yetki itirazı red edilerek işin esasının incelenerek tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ve takibin devamını temin için itirazın iptali davası açılmadan önce 6102 TTK 5/A uyarınca yasal olarak arabuluculuğa başvurulmuş olup, ancak anlaşma sağlanamadığını, Davalı borçlu aleyhinde yürüttüğümüz icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine 22.08.2022 tarihinde itiraz ettiğini, Davalı borçlu süresinde hem borca hem de icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmekle itiraz neticesinde 22.08.2022 tarihinde icra takibinin durdurulduğunu, Borçlu icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ancak itirazında yetkili icra dairesinin neresi olduğunu beyan etmediğini, bu haliyle yaptığı yetki itirazı geçersiz olduğu ve ......
GEREKÇE: Dava İİK 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir. Dava, taraflar arasında bulunan ticari ilişki nedeniyle oluşan cari bedelin tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir. Dosyaya getirtilen ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 30.213,51-TL asıl alacağın tahsili amacıyla 18/02/2020 tarihinde 7 örnek nolu ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 02/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 03/03/2020 tarihine borca itiraz ettiği, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığından bahisle yetki itirazında bulunduğu, itirazın ve davanın süresinde olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması halinde, yetkili icra dairesinden ödeme emri gönderilmiş olması, HMK'nın 114/2....


