Hukuk Dairesinin 2021/916 Esas, 2021/1207 Karar sayılı ilamı) "...İtirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra müdürlüğünce usulüne uygun şekilde ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmesi ve ödeme emrine borçlu tarafından usulüne uygun şekilde yapılmış itirazın bulunması gerekir. Yetkisiz icra dairesinde yapılan takipteki ödeme emrine ilişkin yetkiye itiraz yanında borca da itiraz edilmiş olsa bile yetki itirazının kabulü üzerine dosyanın gönderildiği yetkili icra dairesince yeniden ödeme emri çıkarılacak olup itiraz üzerine takibin durması için tebliğ edilen yeni ödeme emrine de ayrıca itiraz edilmesi gerekir. Yetkisiz icra dairesinde yapılan borca itiraz yetkili icra dairesinde çıkartılan ödeme emri bakımından sonuç doğurmaz. Bu nedenle yeni ödeme emrine itiraz edilmemiş olması halinde takip kesinleşir....
İcra takibine dayanak yapılan senedin teminat olarak verildiği iddiası İİK.nun 169.maddesi kapsamında borca itiraz olup, bu itirazın aynı Kanunun 168/5.maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren (5) günlük sürede icra mahkemesine bildirilmesi gerekmektedir. Somut olayda, borçluya örnek (10) nolu ödeme emrinin 12/07/2013 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ise açıklanan yasal beş günlük süre dolmadan 17/07/2013 günü icra mahkemesine vermiş olduğu itiraz dilekçesinde teminat olgusunu ileri sürmediği, bu süreden sonra yargılama devam ederken, alacaklının kollukta vermiş olduğu ifade tutanağını ibraz ederek senedin teminat amaçlı verildiği iddiasında bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü ve takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, itiraz ve şikayetlere müdahale yolu ile katılmaya yasal imkan bulunmamaktadır. Bu nedenle icra dosyasında taraf sıfatı dahi olmayan ....'...
Borçlunun yetkiye itirazı haklıdır. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibinin bulunması gereklidir. Davacı tarafça yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmadığından ve borçlu usulüne uygun şekilde yetkiye itiraz ettiğinden dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir....
olan Bursa İcra Dairesi'nde başlatıldığı, itirazın iptali davalarında, usulüne uygun bir takibin mevcudiyeti, dolayısıyla takibin yetkili icra dairesinde başlatılmış olması özel dava şartı olup, davalı/takip borçlusu tarafından yasal süre içerisinde sunulan borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiğinden, davanın özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
İcra Müdürlüğünün 2014/2297 Esas sayılı dosyası ile ödenmeyen aidat alacağı için icra takibi yapıldığını, davalının borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğunu davalının itiraz dilekçesinde hiçbir borcu olmadığını iddia etmiş ise de davalının icra takibi yapıldığı tarihe kadar hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, bu nedenlerle davalı borçlunun ... İcra Müdürlüğünün 2014/2297 Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız itirazı ile takip durduğundan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece dava dilekçesi ve ödeme emri davalının...'de bulunan adresinde tebliğ edildiğine göre yetkili mahkeme... mahkemeleri olduğu bu nedenle yetki itirazı yerinde olduğundan mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava itirazın iptaline ilişkindir....
Davalının davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı, takibe karşı sunmuş oldukları 15/08/2019 tarihli itiraz dilekçesinde borca, yetkiye,faiz miktarına ve oranına itiraz ettikleri görülmektedir. Taraflar arasındaki GKS m. 45. “ Yetki Sözleşmesi” madde başlığı altında İstanbul mahkeme ve müdürlüklerinin yetkisine ilişkin yetki şartı konulduğu, imza ve yazı inkarında bulunulmadığı anlaşıldığından HMK m. 17 gereğince davalıların icra takibine yapmış olduğu yetki itirazı yerinde görülmemiş olup davanın itirazın iptali olması nedeniyle niteliği gereği itiraz kapsamında inceleme yapılması için dosyada bilirkişi incelemesine yönelik ara karar kurulmuştur. Bu kapsamda aldırılan 13/06/2021 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun denetime elverişli olduğu anlaşılmıştır. Davacı banka ile davalı asıl borçlu ......
Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafça başlatılan icra takibine karşı davalının süresinde yetki ve borca itiraz ettiği, İcra Müdürlüğünce de takibin yetki ve borç yönünden durdurulduğu, daha sonra davacı tarafça işbu itirazın iptali davası açıldığı, mahkemece, icra takibinin yetkisi konusunda karar vermeden, kendi yetkisine ilişkin karar verdiği görülmektedir....
İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibine başlatıldığını, davalıların itirazı üzerine takip durduğunu belirterek ... 10. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası ile yapmış olduğumuz icra takibine karşı davalılar ...Tic. Ltd. Şti., ...ve ...’ın yapmış olduğu itirazların ayrı ayrı iptaline ve takibin devamına, haksız olarak icra takibine itiraz etmiş olan davalılar aleyhine ayrı ayrı takip miktarının en az %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İş Mahkemesince, davaya konu işin görüldüğü Altınova İlçesinin HSYK’nin 15.01.2013 ve 8 sayılı kararı ile yargı yeri olarak Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin yetki alanına bağlandığı bildirilerek yetkisizlik kararı verilmiştir. 24.01.2013 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren HSYK’nin 15.01.2013 ve 8 sayılı kararı ile Altınova ilçesinin yargı yeri olarak Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin yetki alanına bağlandığı anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının işçi alacağının tahsili istemiyle Yalova 2. İcra Müdürlüğünde icra takibi başlattığı, davalının icra dairesinin yetkisine itiraz etmediği, sadece borca itiraz ettiği anlaşılmıştır. İİK.nun 67.maddesine dayanan ve icra dairesinin yetkisine itiraz olmayan itirazın iptali davasının takibin yapıldığı icra dairesinin yetki 2013/11058 2013/11882 çevresinde görüleceğine dair bir usul hükmü de bulunmamaktadır....
İcra takibine konu kredi sözleşmesinin borçlusu, takip borçlularının murisi olup, takip muteriz borçlular hakkında mirasçı sıfatı ile yapılmaktadır. Borçlular ise mirası reddettiklerinden murisin borcundan sorumlu olmadıklarını ileri sürerek takibin iptalini istemişlerdir. Bir diğer ifade ile borçlu olmadıklarını ileri sürmektedirler. Hukuk Genel Kurulu’nun, 19.11.2014 tarih ve 2013/12-2240 esas 2014/929 karar sayılı kararında, borçluların mirası reddettikleri nedeniyle borçlu olmadıklarına yönelik iddialarının borca itiraz olup, ödeme emri tebliği üzerine yasal sürede yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Dairemizce, anılan karar doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek, Hukuk Genel Kurulu’nca kabul edilen ilke benimsenmiştir. “İmzaya itiraz dışındaki diğer bütün itirazlara borca itiraz denir. Mesela ödeme, …sıfat itirazı gibi…....


