Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır. (5) İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.” Diğer taraftan “Toplu İş Sözleşmesi Yetki Tespiti ile Grev Oylaması Hakkında Yönetmelik”in olumlu ve olumsuz yetki tespitine itiraza ilişkin 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre de “Yetki tespitine itiraz, nedenleri belirtilmek suretiyle yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapılır. İtiraz dilekçesinin mahkemeye verilmeden önce görevli makama kayıt ettirilmesi gerekir.” Bu genel açıklamalar ışığında temyiz itirazlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı sendikanın yetki tespit başvurusu sonrasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca dava konusu 14/04/2016 tarihli yazı ile olumsuz tespitte bulunulması üzerine, davacı sendika olumsuz yetki tespitinin iptalini talep etmiştir. Bununla birlikte dosya içeriğine göre davacı sendika tarafından itiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirilmemiştir....
Mahkemelerin yetkisi, özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydı ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 5-19’uncu maddeleri arasında düzenlenmiş olup kesin yetki dava şartları arasında sayılmıştır. Kesin yetki dışındaki haller ise ilk itiraz olarak düzenlenmiştir. Buna göre kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir(HMK md.19/4). Davalı taraf, yetki itirazında birden fazla yetkili mahkeme bildirmiş olup davanın bildirdiği mahkemelerden hangisine gönderilmesini istediğini açıkça belirtmemişse yine yetki itirazı dikkate alınmaz. Ayrıca yetki itirazında gösterilen mahkemeler dışında başka özel yetkili mahkeme bulunsa dahi, yetki itirazında gösterilmediğinden o mahkemenin yetkili olduğuna karar verilemez....
Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, takip tarihi itibariyle asıl alacağın 227.991,16 TL olduğunu, borçlunun itiraz dilekçelerinde borcun tamamına itiraz ettiğini itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, borçluların itirazında haksız olduğunu, borçluların itiraz dilekçelerinde borca itiraz ettiklerini fakat bu itiraza herhangi bir dayanak göstermediklerini, faiz miktarına ve yetkiye de itiraz eden davalılardan ... Tic. A.Ş.'nin itirazının da yersiz olduğunu, zira itiraz dilekçesinde faiz itirazlarına yönelik iddialarını kanıtlar nitelikte herhangi bir belge sunmadıklarını, ayrıca müvekkili şirketin merkezi ve icra dosya borçlularından birinin adresi Konya olduğundan davalılardan ... Tic. A.Ş.'...
Bu nedenle, alacaklının yetkisiz bir icra dairesinde takip yapması hâlinde, icra dairesi yetkisizliğini kendiliğinden gözetemez; borçlunun, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, (şikâyet değil) itiraz yolu (m. 62 vd) ile ileri sürmesi gerekir (Kuru, B. : İcra ve İflas Hukuku 2. Baskı, Ankara 2013, s. 177-179). 23. İcra dairesinin yetkisiz olduğunu ileri sürmek, (şikâyet değil) itiraz yolu ile olur. İcra dairesi kendiliğinden yetkisizlik kararı veremez. Borçlu, yetki itirazını ödeme emrine itiraz süresi içinde icra dairesine bildirir. Yetki itirazı, esas hakkındaki itirazla (m. 62) birlikte yapılmalıdır (m. 50, II). Borçlu, süresi içinde ödeme emrine itiraz ederken, yetki itirazını da birlikte bildirmemişse, artık takibin bundan sonraki safhalarında yetki itirazında bulunamaz; icra dairesinin yetkisini kabul etmiş sayılır....
İcra Hukuk Mahkemesi ise, yetki itirazında bulunulup itirazın kaldırılması için dava açılan dosyanın ... İcra Müdürlüğünün icra dosyası olduğunu belirterek, İcra Müdürlüğünün yetkisi ile ilgili karar verme yetkisinin bağlı bulunduğu İcra Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle yetkisizlik yönünde karar vermiştir. İcra İflas Kanununun 4. maddesi uyarınca icra dairelerinin istemlerine yönelik şikayet ve itirazları bu dairenin bağlı bulunduğu İcra Mahkemesi incelemekle yetkilidir. Bu yetki kuralı kamu düzenine yönelik olup, kesin niteliktedir. Borçlu hem yetkiye hem de esasa itiraz etmişse, İcra Hukuk Mahkemesi, ilk önce yetki itirazını inceleyip kararı bağlar. Mahkemece yetki itirazının doğru bulunması halinde ise yani icra dairesinin yetkisiz olduğu kanısına varırsa, alacaklının itirazın kaldırılmasına ilişkin talebini reddeder....
Tüketici Mahkemesince, Bakırköy Tüketici Mahkemelerinin yetki alanı, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemelerinin yargı çevresi ile aynı olup, bu kapsamda hem tüketicinin yerleşim yeri, hem kararına itiraz olunan Tüketici Sorunları Hakem Heyeti, Bakırköy Tüketici Mahkemeleri yetki alanı yargı çevresinde olmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. İstanbul 2. Tüketici Mahkemesince, hakem heyeti kararlarına itirazın hakem heyetinin bulunduğu yer tüketici mahkemesinde görüleceği ve Beylikdüzü ilçesinin de Bakırköy Tüketici Mahkemesi yetki alanında bulunduğu gerekçesiyle karşı yetkisizlik kararı vermiştir. 6502 sayılı Kanun, tüketici hakem heyeti kararlarına itiraz davalarına ilişkin yetki konusunda 4077 sayılı Kanundan farklı bir düzenleme getirmiş; 70/3. maddesinde "Tüketici hâkem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinin yetkili olduğu kabul edilmiştir....
Tüketici Mahkemesi ise, davada kesin yetkinin sözkonusu olmadığı, davalının yetki itirazında bulunmadığı gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesinin 5. fıkrasında “Değeri beşyüz milyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar ... ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar bu kararlara karşı onbeş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.” düzenlemesi mevcuttur....
Maddeye atfı nedeniyle yetki hususunda HMK’nın uygulandığını, bu itibarla borçluların yerleşim yerleri ve ikametgah adreslerinin ... olmadığını, alacaklının ikametgah adresinin ... olduğunu, icra takibinin ve ihtiyati haciz kararının ... icra daireleri ve mahkemelerinden alınması gerektiğini belirterek mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, ayrıca çekin tahrif edildiğini de beyan ederek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İhtiyati haciz isteyen karşı taraf (alacaklı) vekili, borcun konusunun para borcunu ihtiva ettiğini bu nedenle alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olan ... mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında yetki anlaşması da bulunmadığını beyan ederek yetki itirazının ve ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı vekilinin icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde hem icra dairesinin yetkisine hem de borcun tamamına itiraz ettiği, öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerektiği, itiraz dilekçesinde taraflar arasında iddia edilen ticari ilişkinin ya da davacının dayanağı sözleşmenin kabul edildiğine ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmadığı, hal böyle olunca yetkili icra dairesinin belirlenmesinde taraflar arasında yapıldığı iddia edilen sözleşme hükümlerinin dikkate alınamayacağı gibi BK’nun 73.maddesinde öngörülen hükmün de dikkate alınamayacağı, takipte yetkili icra dairesinin İİK’nun 50.maddesi yollamasıyla HUMK’nun 9.maddesine göre belirlenmesinin gerektiği gerekçeleri ile davanın Antalya İcra Dairesinin değil Kumluca İcra Dairesinin yetkili olduğu, yetki itirazının yerinde olduğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
Tüketici Mahkemesi tarafından ise, taraflarca süresinde yetki itirazında bulunulmadığı gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurulmuştur. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesinin beşinci fıkrasında “Değeri beşyüz milyon liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda tüketici sorunları hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Bu kararlar İcra ve İflas Kanununun ilâmların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar bu kararlara karşı onbeş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler. İtiraz, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, tüketici sorunları hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Tüketici sorunları hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine tüketici mahkemesinin vereceği karar kesindir.” düzenlemesi mevcuttur....


