WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, yargılamanın iadesi istemine ilişkin olduğu, davacının yargılamanın iadesi sebebi olarak gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği hususunu ileri sürdüğü, HMK'nın 375. maddesinde sıralanan sebepler arasında bu durumun yargılamanın iadesi sebebi olarak gösterilmediği, ayrıca gerekçeli kararın yargılamanın iadesini isteyen davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olması halinde kararın kesinleşmemiş olacağı, HMK'nın 374. maddesine göre yargılamanın iadesi kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebileceğinden yargılamanın iadesinin talep edilemeyeceği, gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olduğu iddiasını ileri süren davacının izlemesi gereken yolun kararı temyiz etmek olduğu, yargılamanın iadesi talebinin ön şartının yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yargılamanın iadesi sebepleri, 6100 sayılı Kanun'un 375/1.maddesinde tahdidi olarak sayılmış olup bu maddede sayılan yargılamanın iadesi sebeplerinin genişletilemediği,yargılamanın iadesi sürecini düzenleyen 6100 sayılı Kanun 377/1 son bendi gereğince; ilgili iade talebi davasının iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren her halde on yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmekte olup, kayıtlarının incelenmesi sonucunda, yargılamanın iadesi istenen Mahkememizin 27.04.1988 tarihli ve 1984/248 Esas 1988/19 Karar sayılı kararının temyiz edilmeyerek 27.04.1988 tarihinde kesinleştiğini, iş bu davanın ise 11.02.2021 tarihinde açıldığı dikkate alındığında on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinin anlaşıldığı, Yargıtay (kapatılan) 20....

Yargılamanın iadesi HMK 374 ve devamı maddelerde düzenlenmiş olup, "üçüncü kişilerin hükmün iptâlini talep etmesi" başlıklı 376. maddesinde, davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptâlini isteyebilecekleri düzenlenmiştir. Bu madde ile davanın taraflarının aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle üçüncü kişilerin yargılamanın iadesini isteyebilecekleri kabul edilmiştir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece HMK 375. maddedeki yargılamanın iadesi nedenleri sayılarak koşulları bulunmadığı gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiş ise de davacının yargılamanın iadesi talebi HMK 375. maddedeki nedenlere dayanmayıp HMK 376. maddesindeki düzenlemeye dayalıdır....

Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 26.03.2019 gün ve 423-372 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili (aleyhine yargılamanın iadesi talep edilen) tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü. -KARAR- Dava, "yargılamanın iadesi" isteğine ilişkin olup; yerel mahkemenin 26.03.2019 tarihli kararına karşı davalı (aleyhine yargılamanın iadesi talep edilen) vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 374. ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi davası, yargılamasının iadesi istenen önceki davadan ayrı, bağımsız bir davadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM/KARAR : Ret Dava, "yargılamanın iadesi" isteğine ilişkin olup; Kemer 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29/04/2021 tarihli ve 2021/2 Esas, 2021/132 Karar sayılı karara karşı davacı (yargılamanın iadesi talep eden) vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 374. ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi davası, yargılamasının iadesi istenen önceki davadan ayrı, bağımsız bir davadır. Aynı Kanun'un geçici 3. maddesinin 2. fıkrası, “Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444’ üncü (28.07.2020 T. 7251 Sy. Kanun 47. madde) madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmünü içermektedir....

Hal böyle olunca, mahkemece, işin esasına girilmeksizin yargılamanın iadesi talebinin reddi gerekirken davalının ancak, ayrı dava konusu edilebilecek farklı eylemleri yargılamanın iadesi sebebi kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 08/10/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi....

Mahkemenin yargılamanın iadesi talebi sonucunda verdiği karar temyiz edilebilir. Ancak aleyhine yargılamanın iadesi yoluna başvurulan karar kanundan dolayı kesin ise yargılamanın iadesi üzerine verilen karar da asıl karar gibi kesindir; yani temyiz edilemez (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt: V, ..., 2001, s. 5263). Dosya içeriğine göre işe iade talepli somut davada; İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi 25.10.2017 tarihinden sonra olduğundan, 7036 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve geçici 1 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar kesindir, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz....

Davacılar vekili, 24.09.2010 tarihli dilekçesi ile yargılamanın iadesini talep etmiş, yerel mahkemece evrak üzerinden 05.10.2010 tarihli karar ile yetkisizlik kararlarına karşı iade-i muhakeme yapılamayacağı gerekçesiyle istem reddedilmiş, red kararı davacılar vekilince temyiz edilmiştir. Dairemizin 03.12.2013 tarih, 2012/10443 E. 2013/2629 K. sayılı kararı ile ''yargılamanın iadesi isteminin duruşma açılarak incelenmesi gerektiği'' gerekçesiyle yargılamanın iadesi isteminin reddine ilişkin yerel mahkeme kararı bozulmuştur....

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 379. maddesinde “Yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; a) Talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, b) Yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, c) İleri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını, kendiliğinden inceler. Bu koşullardan biri eksik ise hâkim davayı esasa girmeden reddeder.” hükmü, 380. maddesinde ise “İnceleme sonunda, dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse, yeniden yargılama yapılarak ortaya çıkacak duruma göre verilmiş olan karar onanır veya kısmen yahut tamamen değiştirilir....

Yargılamanın iadesi talebi ayrı ve bağımsız bir dava niteliğindedir. Bu talep üzerine mahkemenin tarafları davet edip dinledikten sonra inceleyip karara bağlaması gerekir (23.05.1956 tarihli 8/9 sayılı İçt.Bir. Kararı). Başka bir ifade ile yargılamanın iadesi talebinin dava şeklinde incelenmesi zorunludur. Bozmadan sonra "velayet" yönünden devam eden dava içinde bunun incelenmesi usule aykırıdır. Bu bakımdan davacı-karşı davalı(nın), yargılamanın iadesi talebine ilişkin dilekçesinin dosyadan ayrılarak ayrı bir esasa kaydedilmesi ve talebin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 379 ve 380'nci maddeleri çerçevesinde incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan ara kararı ile bu talebin reddi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur....

UYAP Entegrasyonu