Sayılı ilamından haberdar olunduğunu ileri sürerek, mahkemenin anılan kararının iptali ile yargılamanın iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Aleyhine Yargılamanın İadesi talep edilen (davacı) ...Ltd.Şti. vekili ile davalı ...A.Ş. vekili, talebin yasal süresinde yapılmadığını ve reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, toplanan delillere göre, Kocaeli 4.İş Mahkemesinin 2011/464 E. sayılı dosyası üzerinden açılan dava dilekçesinin davacıya 18.7.2011 tarihinde usulen tebliğ edildiği, buna göre, dava tarihi itibariyle HMK'nun 337. maddesinde öngörülen üç aylık sürenin geçirildiği gerekçesiyle, yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. HUMK'nun 445. maddesi hükmünce (6100 Sayılı HMK'nun 374 ve 375.maddeleri) yargılamanın iadesi olağanüstü bir kanun yolu olup kesinleşmiş hükümlere karşı bu yola başvurulabilir. Mahkeme hükmü henüz kesinleşmemiş ise yargılamanın iadesi yoluna gidilemez....
Mahkemece, 13/02/2015 tarihli tensip tutanağı ile dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yargılamanın yenilenmesi sebepleri oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, verilen hüküm yargılamanın iadesini talep edenler vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 6100 Sayılı HMK'nin 374. vd. maddelerinde düzenlenmiş olan yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, duruşma açılmaksızın tensiben talebin reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 379. maddesi uyarınca yargılamanın iadesi talebi üzerine mahkeme, tarafları davet edip dinledikten sonra; talebin kanuni süre içinde yapılmış olup olmadığını, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını, ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olup olmadığını kendiliğinden inceler....
Yargılamanın iadesi talebinde bulunan davacı tarafından, aynı ilama karşı, aynı sebebe dayanılarak aynı davalılara karşı daha önce yargılamanın iadesi talebinde bulunulmuş, yargılamanın iadesi davası reddedilmiş, karar, 16.01.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Bu hüküm, aynı sebebe dayanan temyize konu yargılamanın iadesi davası bakımından “kesin hüküm” teşkil eder. Aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olması, dava şartıdır (HMK.md.114/1-i). Sözü edilen kesin hüküm, davanın görülmesine engeldir....
İstinaf Sebepleri ... istinaf dilekçesinde özetle; daha önce yargılamanın iadesi talebinde bulunduğunu ancak yargılamanın iadesi talebine konu kararın kesinleşmemesi sebebiyle talebinin reddedildiğini, 15.07.2018 tarihinde yeniden dilekçe vererek yargılamanın iadesi talebinde bulunduğunu, ancak mahkemece yeni talep yokmuş gibi ilk talep üzerinden karar verildiğini, yargılamanın iadesi talep edilen dosyada davacı ile birlikte hareket edenlerin davalı şirketin borçlarını ödememek için yüz kızartıcı suçlara karıştığını ağır hapis cezasına mahkum edildiğini, davalının gizli ortaklarından Avukat ...'un yüz kızarıtıcı suça karıştığını, Gebze 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/321 E. sayılı dosyasında yüz kızartıcı suça karışmaktan dolayı meslekten ihraç amaçlı ve aynı kişilerle alakalı ayrı ayrı 34 tanede soruşturma talimatı verildiğini, davalı şirketin kendisine borçlu olduğunu, borcun doğumundan sonra Avukat ...'...
O halde açıklanan gerekçelerle yargılamanın iadesi davası dinlenmeyeceğinden davanın reddine karar verilmelidir. Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum....
Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.” hükmünü amirdir....
Yönetimi 17.08.2015 havale tarihli dilekçesiyle yargılamanın iadesi yoluyla dava konusu taşınmazın ... niteliği ile ... adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması, kararın kesinleşmiş olması ve bu hususta dava konusu taşınmaz ile ilgili ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/401 E. - 2011/71 K. sayılı kararı kesinleşmiş olup hükmünü koruduğu gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir. Davanın yargılamanın iadesi davası olduğu, Dairemizin 09.11.2013 tarih ve 2013/6578 E. - 2013/10361 K. sayılı açılmamış sayılma kararından önce verilmiş bozma ilamında da açıklandığı üzere HMK 375/1(ı) maddesi hükmüne göre davacının yargılamanın iadesi talebinde bulunmasında hukuki yararı bulunduğu, iki ayrı kesinleşmiş hükmün bulunması nedeniyle hükmün infaz edilemediği gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....
bulunan yargılamanın iadesi koşullarının somut olayda bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....
nın hissesine dahil edildiğini ileri sürerek söz konusu karardaki 44051 ada 1 parsel ve 44052 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili pay oranlarının 04.08.1998 tarihli satış senedi ve tapu senedi gözönüne alınarak yargılamanın iadesi istemiyle ortadan kaldırılıp yeniden yargılama yapılarak düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı A.. B.. ve N.. K.. vekili yargılamanın iadesi için gerekli 3 aylık hak düşürücü süre geçtiğinden yargılamanın iadesi talebinin esasa girilmeden reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.02.2012 tarihli, 2010/1408 Esas, 2012/147 sayılı Kararına konu 44051 ada 1 parsel ve 44052 ada 1 parsel ile ilgili yargılamanın iadesi talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı A.. B.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargılamanın iadesi nedenleri HMK'nın 375. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Davalı H.....
Maddesinde yargılamanın iadesi sebeplerinin tahdidi olarak sayıldığı, davacı vekilinin ileri sürdüğü sebeplerin ise yargılamanın iadesi sebebi olmadığı, aksi halin kabulünün hukuki güvenlik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, bu itibarla yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürülen hususların kanunda ve hukukumuzda yeri olmadığından esasa yönelik bir inceleme yapılmaksızın talebin reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....


