Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜMLER : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık hakkında hırsızlık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; 1-Duruşmada Cumhuriyet savcısı hazır bulunup heyet oluşturulmaksızın yargılama yapılarak hüküm verilmek suretiyle CMK 188/1. maddesine muhalefet edilmesi, 2-Hırsızlık eyleminin GATA Hastanesinde gerçekleşmesi karşısında, TCK'nın 142/1-a maddesinde belirtilen “kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan eşya hakkındaki” hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın TCK'nın 142/1-b maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, 3-TCK 206/1.maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun oluşabilmesi için failin beyanı üzerine yetkili memur tarafından düzenlenen bir belge olması ve bu belgenin de yapılan...
a ait sürücü belgesini verdiği, fotoğrafın benzememesi nedeniyle kolluk görevlilerin şüphelenerek kayıtlardan yaptığı araştırma sonucunda gerçek kimliğinin tespit edildiği ve kimliğinin tespit edilmesi amacıyla emniyete götürüldüğüne dair tutanak tutulduğu olayda; bu tutanağın beyanı doğrulayıcı mahiyette olmaması ve sanığın gerçeğe aykırı bir tutanağın düzenlenmesine sebebiyet vermediği anlaşılmakla; üzerine atılı "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, ancak eyleminin mahallinde yaptırıma bağlanan 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. madde ve fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunma" kabahatini oluşturduğunun gözetilmemesi; Yasaya aykırı olup, sanık ...'...
itibaren görevlilerce içeriği itibarıyla sahte olduğunun bilinmesi nedeniyle hukuki sonuç doğurmaya elverişli bulunmadığı, sanık ...’in gerçek kimlik ve sınava giriş belgesinde hiçbir tahrifat yapmadan "Salon Aday Yoklama Listesini" ... olarak imzalaması eyleminin TCK'nin 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesi sırasında memura yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı ancak, salon aday yoklama kağıdının imzalanmasının dava konusu yapılmadığı, olayın cevap kağıdının doldurularak sınav salonunda görevli olan salon başkanı ve sınav gözetmenine teslim edilip bu kişiler tarafından imzalanmasından sonra tespit edilmesi halinde ise, eylemin TCK'nin 204/1. maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı aksi halde suçun oluşmayacağı gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması, Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık ...'nın 21.10.2012, 23.10.2012 ve 27.10.2012 tarihinde katılan şirkete ait hastanede kendisini abisi ... olarak tanıtıp, abisinin kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle tedavi olması karşısında katılan vekilinin temyizinin sanığın sadece katılan şirkete yönelik eylemleri nedeniyle verilen hükme yönelik olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede; 1)5237 sayılı TCK'nin 206. maddesinde düzenlenen ve doktrinde "fikri sahtecilik" olarak adlandırılan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun oluşabilmesi için, kişinin açıklamaları üzerine bir resmi belge oluşturulması ve bu belgenin beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir....
Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur....
ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, II- Sanık hakkında memura yalan beyanda bulunma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince: Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 343/2.maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 23/02/2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8.maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 15.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Gereği görüşülüp düşünüldü: 5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkaların ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur....
belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarının unsurlarının oluşmadığından bahisle sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiş olup, sanığın don desteği almak üzere İlçe Tarım Müdürlüğü'ne başvuruda bulunduğunu kabul etmesi nedeni ile tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir....
resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarının unsurlarının oluşmadığından bahisle sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir....


