(Yargıtay HGK, T.16.05.2019, E.2016/22-1166 K.2019/576) Davacının iki ortaklı olan şirkette %99 pay sahibi olması itibariyle bu dava ile amaçladığı müdürün azlini bu gündemle yapılacak genel kurul toplantısında sahip olduğu oy nisabı ile temin edebileceği, şirket müdürünün genel kurulu toplantıya çağırmaya yanaşmaması ihtimalinde TTK nun 411 ve 412 maddelerine göre genel kurul yapılmasını mahkemeden isteme imkanının olduğu, bu haliyle TTK nun 630/2 maddesine dayanan müdürün azli davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı değerlendirilmekle; davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. (Yargıtay 11....
Anılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, davacıların öncelikle şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesi gerekmektedir....
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece asıl davaya ilişkin ilk olarak 2017/792 esas, 2018/137 karar sayılı ve 01/02/2018 tarihli kararı ile davacının, müdürün azli davasını şirketi hasım gösterip açtığı, davanın azli istenilen şirket ortağı ve müdüre karşı yönetilerek açılması gerektiği gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.Söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucunda, Dairemizin 2018/654 E., 2018/788 K. sayılı ve 28/06/2018 tarihli ilamıyla, "Şirket müdürünün azli davasında, husumetin şirkete yöneltilmesi mümkün bulunmamakla birlikte davacının talepleri arasında şirkete kayyım atanması talebi de bulunduğundan talebin hem şirkete hem de azli istenen müdüre karşı yöneltilmesi gerektiği göz önüne alındığında azli istenen şirket müdürünün ve şirketin davada taraf gösterilerek husumetin doğru yöneltildiğini kabul ile yargılamaya devam edilerek yeniden esasla ilgili olarak tarafların göstereceği deliller toplanmak suretiyle bir karar...
Limited şirket müdürünün azli davası ilgili müdür aleyhinde açılması gereken ayrı bir davadır. Eldeki dava ise yine şirket aleyhinde açılmış ve müstakil bir talep şeklinde müdürün azli istenmemiştir. Mahkemeler taleple ve açılan dava ile bağlıdır. Davacı vekilince sunulan 13/11/2023 tarihli dava dilekçesinin ayrı bir dava niteliğinde olmaması ..../.... esas sayılı dosyaya ilişkin ek bir tedbir talebi niteliğinde bulunması sebebiyle dosyaların birleştirilmesine ve onay/denetim kayyımı atanması tedbir talebinin .../... esas sayılı dosya kapsamında değerlendirilmesine karar vermek gerekmiştir....
(3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. (4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır.", Şeklinde hükümler yer almaktadır. Dava dilekçesinden davanın şirket müdürünün azli istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Şirket müdürünün azli davasında husumet yerinde olarak davalı müdürlere yöneltilmiştir. Uyuşmazlık konusu, davalının, dava dışı “... İş Makineleri Otomotiv Yedek Parça İnşaat Reklamcılık Bilişim Yayın İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.” müdürlerinin haklı sebeplerle azillerinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde iki hususa dayanmıştır: a)Davalıların rekabet yasağına aykırı davrandıkları, b)şirket kasasından çeşitli miktarda meblağların yeni kurulan şirkete aktarıldığı. Davacı ile davalı ...'in ortağı olduğu “......
Kaldı ki yöneticinin haklı nedenle azli davasında da verilecek yönetim kayyımı kararı dava sonunda hükmedilecektir. Yargılama devam ederken tedbiren yönetim kayyımı atanması mümkün değildir. Burada yargılama esnasında koşulları oluşmuşsa denetim kayyımı atanabilir, zira denetim kayyımı şirket organını yetkisine müdehale niteliğinde değildir. Ancak denetim kayyımı atanırken ona işlemlere onay yetkisi verilmesi yönetim hakkına müdehale olacağından kayyıma işlemlere onay verme yetkisi tanınamaz. Nitekim Yargıtay 11 HD 24/09/2019 tarih 2018/4319 E, 2019/5759 K sayılı kararında bu hususa işaret ederek "Dava, davalı şirkete kayyım atanmasına ilişkin olup, TMK 426. ve devamı maddelerinde hangi hallerde kayyım atanacağı belirlenmiştir. Yasa'nın 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde ise yönetim kayyımlığı düzenlenmiştir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen 2017/831 E. sayılı şirkete karşı açılmış müdür azli davasına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde limited şirketin müdürünün azli davalarında husumetin azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup ayrıca limited ortaklığa husumet düşmediği, nitelik itibariyle husumetin, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece de re'sen nazara alınması gerekli olduğundan husumet düşmeyen şirkete karşı açılmış müdür azli davasının pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, birleşen İzmir 4....
Belediye Encümenin 01.03.2023 tarihli kararı iptal etmesi de göz önünde bulundurulduğunda, şirket menfaatine aykırı işlem yapılmasının TTK m. 630/2 kapsamında davalı şirket müdürün azli için haklı sebep oluşturduğunun düşünülebileceği belirtilmiştir. Dava, yetkinin kötüye kullanılması nedeniyle şirket yöneticisinin azli istemine ilişkindir. Limited şirket müdürünün azli davası açısından, davada husumetin azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. İhtiyati Tedbir; mahkememizin 02.12.2022 tarihli ara kararı ile davalı ile birlikte müştereken temsil şeklinde Davacı ...'nın (T.C....), ... İnşaat İthalat İhracat Ltd. Şti.'ne kayyım olarak atamasına karar verilmiştir. Davalı şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır....
Davalı şirket yönünden ise; Şirket müdürünün azli davalarında husumetin, azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca limited şirketin dava edilmesi zorunlu değildir. Bu durumda, davalı ... ... ... Ltd. Şti. yönünden HMK' nun 114/1-d ve 115/1-2. maddeleri gereğince pasif husumete yönelik dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Davalı ... yönünden davanın ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... ... ... Ltd....
A.Ş.’ye sadece 2013 yılında 93.300,00 aktarıldığı, davalının 6102 sayılı TTK'nın 626'ncı maddesine aykırı davrandığı, davalının müdürü olduğu şirketin menfaatlerinden ziyade yönetim kurulu üyesi ve başkanı olduğu şirketin menfaatlerini gözettiği, bağlılık yükümlülüğünün ihlâlinin de müdürün azli bakımından haklı sebep teşkil ettiği, izin olmamasına rağmen davalının aynı/benzer konu olan taahhüt ve inşaat işinde faaliyet gösteren ... A.Ş. ile Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti. müdür sıfatına haiz olduğu ve haksız rekabette bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne davalının dava dışı ... Ltd. Şti. müdürlüğü görevinden azli ile temsil, yönetim ve ilzam yetkisinin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalının limited şirket müdürlüğünden azli istemine ilişkindir....


