Başka bir ifade ile eşler arasındaki mal rejimi ne olursa olsun, ya da hak sahibi olan eş, bu taşınmazı nasıl ve ne yolla edinmiş bulunursa bulunsun, konut aile konutu ise; evliliğin devamı süresince talep hafinde, tapu kaydına konutun bu niteliğini gösteren şerh konulmak zorundadır. Bu bakımdan bahse konu taşınmazın aile konutu olduğu belirlendiğine göre, Türk Medeni Kanununun 194/3. maddesi gereğince tapu kütüğüne "aile konutu şerhi" verilmesine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile isteğin reddi doğru görülmemiştir. 3-Davalının anne yanında bulunan çocuklarıyla kişisel İlişki kurulmasına yönelik harcı verilerek usulüne uygun açılmış bir davasının bulunmadığı tedbiren kurulması talep edilen kişisel ilişkinin ise ancak dava süresince geçerli olacağı gözetilmeden, yazılı şekilde kişisel ilişki tesisi de doğru görülmemiştir....
İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili davanın tüm yönleri ile reddine karar verilmesi ve her bir talep için kendilerine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiği yönünden, katılma yolu ile davacı vekili ise çocuk ile baba arasında anne olmadan kişisel ilişki kurulması gerektiği yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 4.İlk Derece Mahkemesince velâyeti anneye verilen ortak çocuk 2019 doğumlu ... ile baba arasında yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki düzenlenmiş, erkek tarafından kişisel ilişki süresine yönelik istinaf talebinde bulunulmuş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi tarafından erkeğin bu yöndeki istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; velâyeti anneye verilen ortak çocuk 2019 doğumlu ... ile baba arasında kurulan kişisel ilişkinin, çocuğun şu an ki yaşı da gözetildiğinde yetersiz kaldığı anlaşılmaktadır Kişisel ilişki düzenlenirken, çocuğun üstün yararının yanında, analık ve babalık duygularının tatmin edilmesine ve geliştirilmesine de özen gösterilmelidir. Çocukla ana baba arasında düzenli kişisel ilişki kurulması ve bu ilişkinin sürdürülmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de bir haktır....
Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında ana ve/veya babalık duygularını tatmin de önemlidir. Somut olayda çocukla baba arasında tesis edilen kişisel ilişki süresi, kişisel ilişkinin anne refakatinde kurulması, babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı gibi, çocuğun da baba sevgi ve şefkatini tatmasına da yeterli değildir. Bu sebeple çocuk ile baba arasında çocuğun üstün yararı da gözetilerek daha uzun süreli kişisel ilişki düzenlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kişisel ilişki yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının kişisel ilişki yönünden davalı erkek yararına BOZULMASINA 3....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının resmi nikahlı eşi ile barışması neticesinde müvekkili ve çocuklarını terk ettiğini ardından velâyetin kendisine verilmesi ve kişisel ilişki tesisi için dava açtığını, velâyeti davacıya verilen tarafların ortak çocukları ile davalı arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verildiğini, ancak davalının görüş günlerinde çocukları düzenli olarak görmeye gelmediğini, çocukları aldığı zamanlarda ise onlarla ilgilenmediğini, özellikle de kız çocuğunu duygusal olarak ihmal ettiğini, çocukların yanında alkol ve sigara içtiğini belirterek çocuklarla davalı arasında kurulan kişisel ilişki tesisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı baba davaya cevap vermemiştir. III....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşanma kararının 15.04.2021 tarihinde kesinleştiğini ve ortak çocukların velâyetinin davalı anneye verildiğini, ancak mahkeme kararında baba ile çocuklar arasında kişisel ilişki kurulmadığını, davalı annenin baba ile ortak çocukların kişisel ilişki kurmasını engellediğini belirterek çocuklar ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
nin 15.05.2021 tarihinde covid-19 sebebiyle vefat ettiğini, davalının, davacıların oğlu olan ... ile Elbistan Aile Mahkemesinin 2018/287 Esas, 2020/434 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, kişisel ilişki tesis edildiğini, davalının, küçük ...'i davacılara göstermediğini, bu da yetmezmiş gibi küçüğü İngiltere'ye götüreceğini söylediğini belirterek öncelikle küçük ...'in yurt dışına çıkışının yasaklanmasına, davacılar ile küçük ... arasında tedbiren kişisel ilişki tesisine, dava sonunda ise davacılar ile yatılı biçimde kişisel ilişki tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı anne vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin davanın çocuğun oturduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek yetki itirazında bulunduğu, esasa ilişkin ise dava dilekçesindeki hususların gerçeği yansıtmadığını, zira çocuğun babası ve babasının ailesi ile arasındaki ilişkilere hiçbir zaman karışmadığını, müteveffa ...'...
Aile Mahkemesi’nin 2011/91 esas ve 2013/351 karar sayılı hükmün 2. bendinde yazılı kişisel ilişki yönünden kısaca “Anayasa’nın 20. maddesinin davalı-karşı davacı baba bakımından ihlal edildiğinin’’ belirtildiği, bunun üzerine kişisel ilişki yönünden yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece; “15.02.2017 tarihli kararıyla velayetleri anneye verilen 15/09/2003 doğumlu...ile 14/11/2005 doğumlu...'...
DAVA Davacı baba vekili dava dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilerek baba ile kişisel ilişki kurulduğunu, aradan geçen süre ,çocukların yaşları da dikkate alındığında belirlenen sürelerin artık yetersiz kaldığını beyan ederek çocukla kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP Davalı anne vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, kişisel görüşme günlerinde; davacı babanın spor yaptığı müzik dinlediğini, çocukların babaannelerinin yanında tablet oynamak zorunda kaldıklarını, davacı tarafından kurulması istenilen kişisel görüşme günlerinin, anneyi sürekli olarak davacı babayı bekler pozisyonda bırakarak özgürlük alanını kısıtlayacağını, kabulü mümkün olmadığını, infazının da mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Çocukla Kişisel İlişki Kurulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m.26/1)....


