Vesayet altına alınan kişiler (küçükler veya kısıtlılar) taraf oldukları davalarda vasileri tarafından temsil edilirler. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 462/8. maddesi vasinin vesayeti altındaki kişi adına dava açabilmesini vesayet makamının iznine tabi kılmıştır. Konusu ve türü ne olursa olsun, vasinin, vesayeti altındaki kişi adına herhangi bir davayı açabilmesi her halükarda bu konuda izin almış olması koşuluna bağlıdır. Somut olayda davayı vesayet altındaki davacı ...’yu temsilen açmış olan vasinin, böyle bir davayı açma konusunda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 462/8. maddesi uyarınca vesayet makamından izin almış olduğu ileri sürülmemiş ve dosyaya buna dair bir ilam sunulmamıştır....
Somut olayda,...Cumhuriyet Başsavcılığınca 11/11/205 tarih ve 2015/7191 sayılı soruşturma yazısı ile yürütülen soruşturma kapsamında, mağdur ...'a 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinde belirtilen koruyucu ve destekleyici tedbirlere hükmolunması ile evlilik dışı dünyaya gelen ve halen kısıtlı olan annesi ... ile ikamet eden mağdur hakkında Kanun'un 7/7. maddesinin "Mahkeme, korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında, koruyucu ve destekleyici tedbir kararının yanında 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında da karar vermeye yetkilidir." hükmü uyarınca vesayet hususunda bir karar verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamından yapılan kolluk araştırmasında kendisine vasi atanması talep edilen küçüğün .../... adresinde ikamet ettiği anlaşıldığına göre uyuşmazlığın ... Sulh Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir....
İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aldırılan sosyal inceleme raporları, talimatla aldırılan raporda geçen ... ve ...' in davacılar ile kişisel ilişki kurma hususunda alınan beyan ve görüşleri, 3. Kişiler ile kişisel ilişki süresinin makul ve çocuğun eğitimi aksatmaması, velâyet hakkı sahibini davalı annenin velâyet hakkının aşırı kısıtlanmaması gerekiği yönünde 3. kişiler ile kişisel ilişki kurulmasında gözetilmesi greeken prensipler, Yargıtay 2. HD nin 2016/12752 E, 2017/ 2816 K sayılı kararında "...Üçüncü kişilerin, koşulları gerçekleştiği takdirde çocukla kişisel ilişki kurma hakkı mevcut ise de; kişisel ilişki süresinin ana ve babaya tanınan genişlikte olması beklenemez....
anne yanında, ramazan bayram günlerini ise davacı baba yanında geçirmesi yönünde hüküm kurulması gerektiği ileri sürülerek kabul edilen dava, kişisel ilişki süresi ve vekâlet ücreti yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur....
Davalı-davacı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; duyuma dayalı ve soyut tanık beyanları ile erkeğe kusur yüklenemeyeceğini, kadının davasının, nafaka ve velâyet talebinin kabulünün doğru olamadığını ve baba ile ortak çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin az olduğunu belirterek; kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri, nafakalar, velâyet ve kişisel ilişki yönlerinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, torun ile kişisel ilişki kurulmasına engel durumun varlığının ispat edilip edilmediği, torun ile kişisel ilişki kurulması davasının kabulü şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 325 ... maddesi. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 3 üncü maddesi, 12 nci maddesi. Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü maddesi, 4 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 6 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece kusur belirlemesine ve boşanma hükmüne yönelik karar taraflarca istinaf edilmeyerek kesinleştiği, kesinleşen kusur belirlemesine göre davalı erkeğin eşine fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ettiği ve baskı uyguladığı, kadına atfı kabil kusurlu bir davranışın bulunmadığı, davacı kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarlarının az olduğu, velâyeti anneye verilen çocuklar ile baba arasında, velâyeti babaya verilen çocuklar ile de anne arasında çapraz kişisel ilişki kurulmuş ise de ayın belirli haftalarında hafta içini de kapsayacak şekilde kişisel ilişki kurulması çocukların eğitim hayatını olumsuz etkileyeceği gibi, yaz aylarında tesis edilen kişisel ilişkinin başlangıç ve bitiş saatlerinin gösterilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı kadının dava dilekçesinde nafakalar için ÜFE oranında artırım talebi bulunmamasına rağmen mahkemece ilk hükümde nafakalara ÜFE oranında...
ile anne arasında yaz ayı için bir seferde ve bir aylık süre ile yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığı, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu bulunduğunun tespitine, kadın yararına tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek kusur belirlemesine, kadının tazminat taleplerinin reddine ve kişisel ilişki tesisine ilişkin istinaf taleplerinin kabulüne, velâyeti babaya bırakılan ortak çocuklar ile anne arasında her ayın 1. ve 3. haftası Cumartesi günleri saat 10.00'dan Pazar günü saat 18.00'a kadar, dini bayramların 2. günü saat 10.00'dan 3. günü saat 18.00'a kadar, her yılın anneler gününde saat 10.00 ile 18.00'a kadar, her yıl yarıyıl tatilinin 1.günü saat 10.00'dan 8.günü saat 18.00'a kadar, her yılın 1 Temmuz günü saat 10.00'dan 31 Temmuz günü saat 18.00'a kadar kişisel ilişki tesisine, kadın yararına 15.000,00 TL maddî ve 15.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir....
anne arasında düzenlenen kişisel ilişkide aynı şehir-farklı şehir ayrımı yapılmıştır....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların Gökçeada Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/120 Esas, 2019/105 Karar sayılı kararı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, velayeti anneye verilen çocukla baba arasında "babanın her istediğinde görebileceğinin, resmi tatil ve din bayram günlerinde ortak çocuğun zaman zaman babasının yanında vakit geçirebileceğinin, yaz tatilinde çocuğun baba yanında kalması konusunda anne ve babanın mutabık kaldığının tespitine" şeklinde protokole atıf yapılarak tespit hükmü kurulduğu, bu kişisel ilişki kararının bu şekilde infaz edilmesinin mümkün olmaması sebebiyle, İlk Derece Mahkemesince öncelikle kişisel ilişkinin yeniden infazı mümkün şekilde kurulması gerektiği halde, İlk Derece Mahkemesince davalı baba ile çocuk arasında yeniden düzenlenen kişisel ilişkinin çocuğun yaşı ve babanın ebeveynlik duygularını tatmini amacı dikkate alındığında, yeterli olmadığı gibi, kişisel ilişkinin bir kısmının Bozüyük sınırları...


