WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 04.05.2023 tarihli uzman raporunda; "...çocukların babaları ile olan kişisel ilişki düzenlemesi nedeniyle anneleri ile hafta sonu tatili geçiremedikleri ayrıca, hafta içi iki gün 16.30-19.00 saatleri arasında baba ile kişisel ilişki kurulması nedeniyle Zeynep Doğa'nın kreşe devam etmesi, ...'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece kısa kararda, velayeti anneye bırakılan ortak çocuk ... ile baba arasında, velayeti babaya bırakılan ortak çocuk ... ile anne arasında kişisel ilişki kurulması gerekirken ... ile anne, ... ile baba arasında şeklinde yazılmasının, mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itizarları yersizdir. 2-Mahkemece; boşanma kararma esas kusur belirlemesinde davalı kadının ağır kusurlu olduğu belirtilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı erkeğin...

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı Bakanlık tarafından; çocuklar İbrahim ve Hüdanur'un evlat edinilmesine, ana-baba rızasının aranmamasına yönelik talebinin reddi yönünden, davalılardan .... tarafından ise; çocuk.....hakkında verilen koruma ve evlat edinmede ana-baba rızasının aranmaması kararı ve tedbiren kişisel ilişki kurulması talebi hakkında karar verilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ...'...

nın velâyet hakkının anneye verildiği, kararın 22.01.2021 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 31.01.2022 tarihinde açıldığı, davalının çocuklara ekonomik ve sosyal açıdan bakım olanaklarının bulunduğu, ortak çocukların yakın anne bakım, ilgi, sevgi ve şefkatine ihtiyaç duyduğu bir gelişim döneminde bulunduğu, uzman raporları da dikkate alınarak mahkemece velâyetin değiştirilmesi talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kişisel ilişki düzenlemesinde esas olanın çocukların üstün yararı olduğu, çocuklarla ana baba arasında düzenli kişisel ilişki kurulması ve bu ilişkinin sürdürülmesi çocuklar için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de bir hak olduğu, buna göre baba ile çocuklar arasında terditli olarak kurulan kişisel ilişkinin şekli ve süresinin de babalık duygularının tatmini ve çocukların kişisel gelişimi açısından uygun ve makul sürede olmadığı gibi yetersiz kaldığı, davacının velâyetin değiştirilmesine yönelik istinaf talebinin esastan reddine, davacının...

Aynı Kanunun 404'üncü maddesinde de velayet altında bulunmayan küçüklerin vesayet altına alınacağı düzenlenmiştir. Sözü edilen yasal düzenlemelere göre velayet hakkı, münhasıran anne ve babaya tanınan bir hak olup, evlat edinme hali hariç, anne ve baba dışında hiç kimseye tevdi olunamayacağından, mahkemece gerekçeli kararda velayetin küçüğün davacı dedesine verilmesi şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır....

in velayetinin davalı anneden alınarak davacı babaya verilmek suretiyle velayetin değiştirilmesine karar verildiği halde, davalı anne ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulması yönünde bir karar verilmemiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.12.2015 (Çrş.)...

DAVA Davacı anne vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların Milas 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin 2020/137 Esas, 2020/132 Karar sayılı kararı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, çocuklarının velâyetinin davacı anneye verildiğini, çocuk ile davalı baba arasında yılda 180 gün olan kişisel ilişki tesisinin davacı annenin velâyet hakkını ciddi ölçüde kısıtladığını, velâyeti davacıda olan çocuğun rahatsızlığı sebebiyle iyi beslenmesi gerektiğini, ayrıca alerjisi ve rutin kontrolleri sebebiyle hastane masraflarının bulunduğunu iddia ederek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 324 üncü ve 331 inci maddeleri gereğince davasının kabulüne kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine, çocuk yararına aylık 1.000,00 TL iştirak nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....

, bu yön gözetilerek kişisel ilişki tesis edilmesi gerektiği, kişisel ilişki kurulmasındaki amacın, analık ve babalık duygularının tatmini yanında çocuğun psikolojik ve sosyal gelişiminin sağlanması olduğu, kişisel ilişkinin, çocuk ile velâyet kendisinde olmayan baba arasındaki bağların güçlendirilmesi amacına uygun olması gerektiği, değişen koşullara göre,çocuğun yaşı ve eğitim durumu gözetilerek kişisel ilişkinin yeniden düzenlemesinin gelecek yıllarda her zaman istenebileceği,velâyeti davalı anneye bırakılan ortak çocuk ile baba arasında, uygun süreli ve yatılı kalacak şekilde kişisel ilişki kurmak gerektiği,baba arasında,babalık duygusunun tatminini sağlamaya ve aynı zamanda çocuğun yaşına uygun şekilde kişisel ilişki kurulması gerektiği, tarafların boşandığı tarihte ortak çocuk...’ın 2 yaşında olduğu,iş bu dava tarihi itibariyle ortak çocuğun 4-5 yaş aralığında olduğu, ortak çocuğun eğitim çağında olduğu bu nedenle her hafta kurulacak kişisel ilişkinin çocuğun menfaatine uygun olmadığı...

çocuğun ihtiyaçları için maddî destekte bulunmaya çalıştığını, evlilik birliğini de bitirmek isteyen taraf olmadığını ancak davacının isteği üzerine boşanmak durumunda kaldığını, alınan raporlarda da görüleceği üzere çocuk ile baba arasındaki bağın güçlendirilmesi gerektiğini, ... tatillerde ve farklı şehirlerde dahi olunması durumunda çocuğun yararı için yatılı olarak kişisel ilişki kurulması gerektiğini, küçüğün müvekkiline baba demediğini, çocuğun babasını göremediği için bağ kurmakta zorlandığını, küçüğün okula başlayacağı dönem de göz önünde bulundurularak gelişimi için baba ile kişisel ilişki kurulması gerektiğini ileri sürerek yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir....

Taraflar arasındaki iştirak nafakası, velâyetin değiştirilmesi ve kişisel ilişki kurulması davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı karşı davalının iştirak nafakası davasının kısmen kabulüne, davalı karşı davacının velâyetin değiştirilmesi davasının reddi ile kişisel ilişki kurulması davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun iştirak nafakası yönünden miktar itibariyle kesin olması nedeniyle reddine, sair istinaf itirazlarının ise esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz yoluna başvurulamaz....

UYAP Entegrasyonu