"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Velayetin düzenlenmesine ilişkin olarak açılan davada ...2. Sulh Hukuk ve ...3. Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, velayetin kaldırılması ve vasi atanması istemine ilişkindir. ...2. Sulh Hukuk Mahkemesince, küçüğün annesinin sağ olduğu ve velayet hakkının düzenlenmesi gerektiği velayet hakkının düzenlenmesi davasına bakma görevinin de aile mahkemesinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ...3. Aile Mahkemesi ise velayetin kaldırılmasına yönelik bir davanın ve daha önce bu yönde verilmiş bir kararın bulunmadığı anlaşıldığından, davanın vasi atanmasına ilişkin olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir....
Mahkemece; velayetin kaldırılması istemi yönünden davanın ayrılarak görevsizlik kararı verilmesi, vasi atanması istemi yönünden ise velayetin kaldırılması davasının bekletici sorun yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Vasi adayının temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın temyiz edene iadeine, 23.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Değerlendirme Dava, velayetin kaldırılması ve küçüklere vasi atanması isteğine ilişkin olduğu ve velayet kaldırılmadıkça küçüğe vasi atanamayacağı dikkate alınarak vasi atanması istemi yönünden davanın tefrik edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği anlaşılmakla velayetin kaldırılması istemi yönünden dosya kapsamında yapılan inceleme de; talebin çekişmesiz yargıya dahil olduğu, çekişmesiz yargı işlerinde de, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkili olup kesin yetki söz konusu değildir. Davanın Oltu Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde açıldığı ve yetki itirazında bulunulmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı Oltu Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Velayetin Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece; küçük ... davalı annede bulunan velayet hakkı kaldırılarak ... velayeti anneannesi ...'e verilmiş, hüküm davalı anne tarafından velayetin davacıya verilemeyeceği ve davacının vasi olarak atanması gerektiği gerekçesiyle temyiz edilmiştir. Türk Medeni Kanununun 404. maddesinde velayet altında bulunmayan küçüklerin vesayet altına alınacağı düzenlenmiştir. Sözü edilen yasal düzenlemeye göre velayet hakkı münhasıran anne ve babaya tanınan bir hak olup evlat edinme hariç ana baba dışında hiç kimseye tevdi olunamaz....
Somut olayda, hükümlü olan ve annesinin velayeti altına alınan davacı, vasinin değiştirilmesini ve yeni vasi atanmasını talep etmiş olup annesinin velayeti altında bulunduğundan, öncelikle velayetin kaldırılması koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılması gerekecektir. Velayetin değiştirilmesi ve kaldırılmasına ilişkin davalar aile mahkemesinin görevine girmektedir. Velayetin kaldırılmasına karar verilmesi halinde vasi tayini hususu gündeme geleceğinden aile mahkemesi görevlidir (TMK. 348. m). Bu durumda uyuşmazlığın ... 2. Aile Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 2. Aile Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 06/12/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....
a bakmadığı ve kendisinin torununa vasi atanmasını talep etmiş olup, küçük velayet altında bulunduğundan, öncelikle velayetin kaldırılması koşullarının bulunup bulunmadığının tartışılması gerekecektir. Velayetin değiştirilmesi ve kaldırılmasına ilişkin davalar aile mahkemesinin görevine girmektedir. Velayetin kaldırılmasına karar verilmesi halinde vasi tayini hususu gündeme geleceğinden aile mahkemesi görevlidir (TMK 348 m.). Bu durumda uyuşmazlığın aile mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Aile mahkemesi sıfatıyla) YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 07/11/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi....
ın akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanması istemesi üzerine; mahkeme, ... hakkındaki talebe ilişkin olarak Türk Medeni Kanununun 348. maddesi uyarınca velayetin değiştirlimesi hususuna ilişkin hükümlerin uygulanması için tefrik kararı vererek talebi reddederken, ...'dan olma ...,...,...'in ise babaları sağ olmadığından ve 18 yaşından küçük olduklarından bahisle haklarında kısıtlama kararı vermiştir. 1-Kısıtlı adayı ...'na vasi atanması istemi yönünden; Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi gereğince akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanacağından, mahkemece kısıtlı adayı ...'...
Sulh Hukuk ve İstanbul 11. Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, babalarının ölümü nedeniyle velayet hakkı sahibi olan annenin görevini yerine getirmemesi nedeniyle çocuklara vasi tayini suretiyle vesayet altına alınması istemine ilişkindir. Sulh Hukuk Mahkemesince, "Her ne kadar çocuklara vasi tayini için ihbarda bulunulmuş ise de; küçük çocukların babası Hüseyin Güngörmez'in öldüğü ancak anneleri Özlem Güngörmez'in hayatta olduğu, bu bağlamda çocukların henüz ergin olmaması ve annelerinin de hayatta olup, velayetin anneye verilip verilmeyeceği hususnun değerlendirilmesi ve bu hususta takdir yetkisi, 4787 sayılı Kanunun 4. maddesine göre aile mahkemesine ait olduğundan" bahisle görevsizlik kararı verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Y A R G I T A Y K A R A R I Dava, velayetin kaldırılması ve vasi tayini istemine ilişkindir. Bu hususta iki mahkeme arasında oluşan yetki uyuşmazlığının giderilerek yargı yerinin belirlenmesi (merci tayini) için dosya Yargıtay'a gönderilmiştir. Davanın bu niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 17.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 17.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 4. ve 9. maddeleri ve Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesi gereğince küçükleri davada temsil etmek üzere kayyım atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulması, açılan davanın sonucunun beklenilmesi, çocukları temsilen kayyımın davaya katılımının sağlanarak, gösterdiği takdirde delillerinin toplanıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 2-Kabule göre de; Mahkemece hakkında velayetin kaldırılması yönünde karar verilen küçüklere vasi atanması için yetkili vesayet makamına ( sulh hukuk mahkemesi ) ihbarda bulunulması ile yetinilmesi gerekirken küçüklere vasi tayini yönünde karar verilmesi doğru olmamıştır....


