Ancak; Dava, tüm davacılar için aynı hukuki sebebten kaynaklandığından, davanın kabul ve reddedilen kısımları üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taraflar lehine tek bir vekalet ücretine hükmolunması gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde vekalet ücreti takdir edilmesi, Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının davacılar ve davalı idare lehine vekalet ücreti takdirine ilişkin bölümlerinin tümü ile çıkartılarak yerine (Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 26.878,40-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 7.253,20-TL vekalet ücretinin ise davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine) ibaresinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınnan temyiz harcının istenildiğinde ödeyene iadesine...
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ile yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Somut olayda, davanın, 6552 sayılı Yasanın 64. maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine eklenen hükmün yürürlüğe girdiği 11/09/2014 tarihinden sonra açıldığı ve ... Kurumunun bu hüküm gereğince davadaki sıfatının feri müdahil olduğu anlaşıldığından feri müdahil konumunda bulunan Kurumun vekalet ücreti ve yargılama giderinden sorumlu olmadığı halde davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ile yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi usul ve Yasa'ya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır....
Şöyle ki; Davanın konusu ve tarafları aynı olup, davada vekille temsil olunan davacılar lehine asıl dava ve birleştirilen ek davada hükmedilen toplam miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/2 maddesi gereğince hesaplanacak nispi vekalet ücretinden, asıl davada takdir edilen vekalet ücreti mahsup edilerek bakiyeye karar verilmesi gerekirken, asıl davada hükmedilen vekalet ücreti göz önünde bulundurulmadan ek dava yönünden fazla vekalet ücretine hükmedilmesi, Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının birleştirilen davada davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin 10 numaralı bendindeki (8.331,97) sayısının hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine ( 6.231,97) sayısının yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davalı TEDAŞ'tan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine...
Sonuç: Hüküm fıkrasının davacı lehine vekalet ücretine ilişkin; “ - Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan .... ye göre 1.500,00 TL. vekalet ücretinin davalı ..... Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, - Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan .... ye göre 1.500,00 TL. vekalet ücretinin davalılar..... Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,” şeklindeki iki paragrafının çıkartılarak, yerine; “ - Davacı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki .... ne göre belirlenen 1.500,00 TL. vekalet ücretinin davalılar ...Taahhüt Yapı Sanayi Tic AŞ ve davalı... den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,” paragrafının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin davalılara yükletilmesine, 31.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi....
Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, - Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan ...ye göre 1.500,00 TL. vekalet ücretinin davalıla... Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,” şeklindeki iki paragrafının çıkartılarak, yerine; “ - Davacı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki ...ne göre belirlenen 1.500,00 TL. vekalet ücretinin davalılar ... ve davalı... den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,” paragrafının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin davalılara yükletilmesine, 31.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi....
Davalı, davacı avuklatın takip ettiği işe iade davası açılmadan önce kıdem, ihbar tazminatı ve izin ücreti alacaklarının işveren tarafından ödendiğini, davacı avukata bu ücretlerin tahsili yönünde takip balatması ve itirazın iptali davası açması için talimat vermediğini, takiplerden işverenin bilgi vermesi üzerine haberdar olduğunu, davacı avaukata feragat etmesini söylediğini, davacının feragat etmemesi üzerine kendisinin feragat ettiğini, işveren ile anlaşma yaptığından zor durumda kaldığını ve kendisine erken ödeme yapılarak dosyalarla ile ilgili olarak sadece 11.000,00 TL'lik çek verildiğini, davacının bu miktar üzerinden vekalet ücreti talep edebileceğini, bu miktarı da icra dosyasına yatırdığını savunarak, davanın reddini dilemiştir....
Dava, avukatlık vekalet ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, davacı, yapılan azlin haksız olduğunu ileri sürerek hapis hakkı olarak kullandığı bedel düşülmek kaydıyla vekalet ücreti alacağının tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacı avukatın hakettiği vekalet ücreti alacağının 1.320,00 TL olduğu kabul edilmiş ve taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı avukatın icra dosyasından tahsil ettiği 2.304,10 TL’nı uhdesinde tuttuğu sabit olup, bu bedel vekalet ücreti alacağından mahsup edilmemiştir. Mahsup işlemi yapıldığında davacı avukatın talep edebileceği bir alacak bulunmamaktadır. O halde, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, değinilen bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirir....
Asliye (Ticaret) Hukuk Mahkemesi'nin 2007/384 Esas, 2009/828 Karar ve 2010/772 Esas ve 2011/120 Karar sayılı ilamına istinaden ilam vekalet ücretleri ve işlemiş faizi toplamından oluşan 52.576,12 TL'nin tahsili talebiyle 27.5.2011 tarihinde takip başlatılmıştır. Dosya arasında mevcut ... 18.İcra Müdürlüğü'nün 2010/ 764 Esas sayılı dosyasında; alacaklı ... İnşaat Ltd.Şti tarafından borçlu ... Valiliği aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/ 384 Esas, 2009/828 Karar sayılı ilamına istinaden ilamda hükmolunan asıl alacak, ilam vekalet ücreti 18.256 TL, yargılama giderleri ve işlemiş faizler toplamından oluşan 1.032.848,50 TL'nin tahsili talebiyle 19.1.2010 tarihinde takip başlatıldığı; dayanak ilamın bozulması üzerine verilen ......
, uyuşmazlığın kat mülkiyetinden kaynaklanması nedeniyle davada maktu vekalet ücretine hükmedildiği, (alacaklı) davalı tarafından hükmedilerek kesinleşen arsa payı karşılığı bedelin tahsili için icra takibi yapıldığı, takipte 550,00 TL mahkeme vekalet ücretinin istenmediği, takip dosyasında icra müdürlüğünce nispi vekalet ücreti hesaplandığı, (borçlu) davacılar tarafından hükmedilen arsa payı karşılığı bedelin tahsiline ilişkin icra takibine maktu vekalet ücreti uygulanması gerektiğinin tespiti davası açıldığı ve davanın reddedildiği, hükmün davacılar vekilince temyiz edildiği, uyuşmazlığın hükmedilen ve kesinleşen arsa payı karşılığı bir kısım tazminat alacağının tahsiline yönelik takip vekalet ücreti olduğu halde, uyuşmazlığın kat mülkiyetinden kaynaklandığı ve hükümde vekalet ücretinin maktu olduğu, maktu vekalet ücreti dışındaki taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca hükümde bulunmayan “550,00....
Mahkemece, icra takibi ve dava açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmetmek gerektiği gerekçe gösterilmesine rağmen, hüküm fıkrasında davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunmaması, sonuca etkili olup usul ve yasaya aykırıdır. O halde mahkemece, gerekçe ile hükmün birbirine uyumlu olduğu, yeterli, açık ve denetlenebilir bir karar verilmesi gerekirken hükmün tesisi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.1.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


