Noterliği'nce düzenlenen 03.11.2008 tarih ve 9352 yevmiye sayılı vasiyetname ile kendisine bırakılan taşınmazların adına tesciline karar verilerek vasiyetnamenin tenfizini talep etmiştir. Davalılar, vasiyetnamenin tenfizi istemine bir diyeceklerinin olmadığını, kendilerinin de vasiyetnamenin tenfizini istediklerini belirtmişlerdir. Mahkemece, asıl ve birleşen dava yönünden davanın kabulü ile tek tek sayılan dava konusu taşınmazların hisseleri oranında vasiyet edilen mirasçılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-) Davacı, vasiyetnamenin yerine getirilmesi istemiyle bu davayı açmıştır. TMK.nun 600.maddesi, kendisine belli şey vasiyet edilen kimsenin, vasiyeti yerine getirmeyen mirasçılar aleyhine vasiyet edilen şeylerin teslimi için dava açabileceğini hükme bağlamıştır. Vasiyetnamenin tenfizi davaları (tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini de kapsadığından) nisbi harca tabidir....
Ancak, davada MK.nun 599 ve 600. maddeleri gereğince, vasiyet alacaklısı tarafından vasiyetnamenin tenfizi ve aynen yerine getirilmesi talep edildiğine göre davacının bu talebi dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili niteliğindedir. Bu durumda HUMK'nun 388 ve 389 maddelerine göre, mahkemece; kurulan hükmün şüphe ve tereddüt oluşturmayacak şekilde ve Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından tapu kayıtlarının iptali ile tescili sırasında infazda güçlük çekilmemesi için vasiyetnamede tenfizine (tapu-iptal ve tesciline) karar verilen taşınmazların ada-parsel numaralarının açık olarak yazılması gerekirken bu konuda ayrıntılı açıklama yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizi istenilmiştir. Birleştirilen davada ise; vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davacı ...'ın açtığı vasiyetnamenin tenfizi davasının kısmen kabulüne; birleştirilen davada Hazinenin açtığı vasiyetnamenin iptali davasının ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı (Birleşen dosyada davacı) Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 20.04.2010 günü oybirliğiyle karar verildi....
TMK'nun 595.maddesi gereğince; mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hakimine teslimi zorunlu olup, vasiyetname teslimden başlayarak bir ay içinde açılır ve ilgililere okunur. Vasiyetname usulünce açılıp, okunma kararının kesinleşmesinden sonra vasiyetnamenin iptali için 1 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlar. Vasiyetnamenin iptali davasında öncelikle dava konusu vasiyetnamenin açılıp açılmadığı araştırılarak vasiyetnamenin açılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihli şerhini içerir onaylı sureti getirtilerek, dosya içine konulması gerekir. Yine vasiyetnamenin yerine getirilebilmesi (tenfizi) için ise her şeyden önce vasiyetnamenin açıldığının ve iptali için yasada öngörülen sürenin geçtiğinin belirlenmesi gerekir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Vasiyetnamenin İptali ve Tenfizi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık ve hüküm vasiyetnamenin iptali ve yerine getirilmesi isteğine ilişkin olup, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun 26.01.2009 tarih ve 1 sayılı kararının 2. maddesi gereğince inceleme görevi Yargıtay 3. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Dosyanın görevli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.12.10.2009 (Pzt.)...
Hukuk Genel Kurulu'nun 13.2.1991 gün 648-65 sayılı kararında vurgulandığı üzere, vasiyetnamenin tenfizi diye adlandırılan davalar bir aynı hakkın tesisi için değil, yalnızca Sulh Hukuk Mahkemesince açılan vasiyetnamenin Türk Medeni Kanunun 596 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tebliğ işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra, herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin istenmediği veya itirazların sonuçsuz kaldığının, bu nedenle de kesinleşmiş olduğunun tesbiti içindir. Bu tesbit başlı başına aynı bir hakkın geçirimini sağlamaz. Kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kimsenin bu vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olan varsa ona, yoksa yasal ve seçilmiş mirasçılara karşı açacağı istihkak davası ile malın kendisine teslimini istemesi gerekir (TMK.md.600). Vasiyetnamenin yerine getirilebilmesi için herşeyden önce vasiyetnamenin açıldığının ve iptali için yasada öngörülen sürenin geçtiğinin belirlenmesi gerekir. Davaya konu vasiyetname ... ... 8....
Kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kimsenin bu vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olan varsa ona, yoksa yasal ve seçilmiş mirasçılara karşı açacağı istihkak davası ile malın kendisine teslimini istemesi gerekir (TMK.md.600).Vasiyetnamenin yerine getirilebilmesi için herşeyden önce vasiyetnamenin usulüne uygun açılıp okunduğunun ve iptali için yasada öngörülen sürenin geçtiğinin belirlenmesi gerekir.TMK'nın 596.maddesinde vasiyetnamenin mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hakimi tarafından açılıp, ilgililere okunacağı, 597.maddesinde de, mirasta hak sahibi olanların herbirine gideri terekeye ait olmak üzere vasiyetnamenin kendilerine ilişkin kısımlarının onaylı bir örneğinin tebliğ edileceği hükme bağlanmıştır....
Uygulamada bu dava, vasiyetnamenin tenfizi davası olarak anılmaktadır. Bu durumda, miras bırakandan intikal eden ayni hakların, vasiyet alacaklısı adına tescili için vasiyetnamenin tenfizi davasına ve mahkeme hükmüne ihtiyaç vardır. 9. Başka bir deyişle; lehine mal vasiyet edilen, miras bırakanın ölümü ile ayni bir hak kazanmış olmaz, şahsi hak kazanır. Vasiyet edilen mal, lehine mal vasiyet edilene doğrudan intikal etmeyeceğinden, anılan kişi tarafından vasiyet edilen malın adına tescili için vasiyetnamenin tenfizi davası açılması gerekir. Bu durumda, davacının açtığı vasiyetnamenin tenfizi davasında dava konusu taşınmazların vasiyet alacaklısı olan davacı adına tesciline karar verilmelidir. 10. Bundan ayrı vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) davasının görülebilmesi için, vasiyetnamenin açılıp okunmasından sonra itiraza uğramaması veya itiraz edilmiş ise buna ilişkin vasiyetnamenin iptali veya tenkisine yönelik davaların kesinleşmesi gerekir. 3. Değerlendirme 1....
Somut olayda; davacı asıl dava ile, vasiyetnamenin iptal ve tenkisini ; davalı ... ise, birleşen dosyada , vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini talep etmektedir. Vasiyetnamenin tenfizi davasında, davanın kabulüne karar verilebilmesi için, diğer şartların yanı sıra vasiyetnamenin ayakta kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekir. Bu sebeple, dava konusu olan vasiyetnamenin bir iptal davasına konu olup olmadığının araştırılması gerekir. Dava konusu olan vasiyetname, bir iptal davasına konu olmuş ise, bu dava bekletici mesele yapılmalıdır. Vasiyetnamenin iptali davası sonucunda verilen hükmün kesinleşmesinin beklenilmesi ve ulaşılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekir. Ne var ki, somut olayda; hem vasiyetnamenin tenfizi davası, hem de vasiyetnamenin iptali davaları, aynı mahkemede ve aynı dava dosyasında birlikte görülmüştür....
Vasiyetnamenin tenfizi ve taşınmazın lehine vasiyet edilen davacı adına tescili için vasiyetnamenin açılıp okunması, tüm mirasçıların vasiyetnameyi itirazsız kabul etmesi veya 1 yıllık hak düşürücü süre içinde vasiyetnamenin iptali ya da tenkis davası açılmış ise sonucunun beklenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden, davalılar....... tarafından, saklı paylarının ihlal ediliğinden bahisle, dava konusu vasiyetnameye...... 2015/74 esas sayılı dosyasında tenkis davası açtığı, yargılamanın halen devam ettiğini anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece; vasiyetnamenin tenkisi davasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yukarıdaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. 2-) Bunun yanında, vasiyetnamenin tenfizi davaları (tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini de kapsadığından) nisbi harca tabidir....


