WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Somut olayda; 1981 tarihli vasiyetnamede tanıkların vasiyetnamenin başından itibaren hazır oldukları, vasiyetçinin doktor raporuna göre kanuni ehliyetinin bulunduğu, tanıkların huzurunda vasiyetçinin beyanlarının tutanağa geçirildiği, her sayfasının vasiyetçi, noter ve tanıklar tarafından imzalandığı, tanıklar huzurunda açıkça ve yüksek sesle okunduğu, vasiyetçinin sol el parmağını basarak imzalamasından sonra tanıkların en son olarak da noter tarafından imzalandığı, vasiyetçinin vasiyetnamenin kendisine okunduğuna dair açık beyanının alındığı, vasiyetçinin tanıklara vasiyetnamenin son arzularına uygun olarak yazıldığını beyan ettiği yazılmıştır. Mevcut bu durum dikkate alındığında vasiyetnamenin usule uygun olarak yapıldığı açıktır. Ayrıca 6100 sayılı HMK 46 maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. HMK 46....

Sonraki dönemde vasiyetçinin hayatını kendi başına sürdürdüğü, bu arada çeşitli hukuki işlemler yaptığı, bu cümleden olarak; suç tarihinden önceki bir yıllık süreç içinde bir kısmı noter ve icra dairesinde olmak üzere bir çok hukuki işlemi tek başına gerçekleştirdiği, buna karşın suça konu vekaletname ile vasiyetnamenin düzenlendiği tarihe kadar katılan da dahil olmak üzere herhangi bir yakınının, vasiyetçinin rahatsızlığını ileri sürüp kendisine vasi tayini hususunda hukuki bir girişimde bulunmadıkları anlaşılmaktadır. Suça konu belgelerin düzenlenmesinden önce ihtiyaten aldırılan doktor raporunda da vasiyetçinin hukuki ehliyeti haiz bulunduğu belirtilmektedir. Yine, noter yeminli katibi Fevzi D..... ile tanıklar Emine F....... M..... ve Mehmet Faruk A.........'nun noter belgesine geçen gözlemleri de, vasiyetçi Fatımatüz Zehra A.......'nun okur-yazar ve hukuki ehliyete sahip bir kişi olduğu yolundadır....

Davalılar vekili cevap dilekçeleri ile; murisin aynı zamanda TC vatandaşı olması sebebiyle 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 532. maddesi gereğince vasiyetnamenin noter veya sulh hakimi tarafından yazılması gerektiğini, ayrıca yazıldıktan sonra vasiyet edenin okuyup son arzularını içerdiğini en az iki tanığın huzurunda memura beyan etmesi gerektiğini, bu şartlara göre hazırlanmayan vasiyetnamenin geçersiz olduğunu, ayrıca davanın dayanağı olan kararın mahkeme kararı niteliğinde olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir....

in Almanya'da bir hastanede yatarken 05.03.2012'de daktiloyla yazılı mirasçılıktan çıkarma belgesi düzenlediğini, her sayfasında imzasının bulunmadığını, sadece son sayfasında imzası olup belgenin altındaki imzanın murise ait olduğuna dair noter tasdikinin bulunduğunu, belge içeriğinin noter tarafından hazırlanmadığını ya da onaylanmadığını, belgenin Türk Hukukuna göre düzenlenmediğini, Türkçeye çevirisinin 09.08.2013 tarihinde yapıldığını, usule uygun yöntemlerle Türkiye'ye gelmediğini, davalılardan biri tarafından Almanya'da getirilerek okunması amacıyla Sulh Hukuk Mahkemesi'ne dava açıldığını, belgenin süresinde de teslim edilmediğini, belgenin düzenlendiği tarihte murisin fiil ehliyetinin bulnmadığını, fiil ehliyetinin bulunduğu kabul edilse bile korkutma, baskı, aldatma altında bu belgeyi düzenleyip düzenlemediğinin belli olmadığını, belgenin vasiyetname olarak kabulünün mümkün olmadığını belirterek usule uygun olmayan belgenin iptalini talep etmiştir. Davalı ......

Vasiyetnamenin açılması tarihinden itibaren üç ay içinde bunlar tarafından başvuruda bulunulmamış ise vakfın tescili hususunda başvuru ... tarafından yapılır.” 27.09.2008 tarih, 27.010 sayılı resmi gazetede yayınlanan ... Yönetmenliğinin 6. maddesinde de,” Ölüme bağlı tasarruf yoluyla vakıf, vakfedenin ölümünden sonra tescil edilmek üzere kurulabilir. Bu yolla kurulan ...da sulh hakimi vakıf kurulmasına esas belgenin bir örneğini yedi gün içinde Genel Müdürlüğe gönderir....mahkemeye başvuru ilgililerin veya sulh hakiminin bildirimi üzerine ya da ... genel Müdürlüğünce resen yapılır.” düzenlemelerine göre; ölüme bağlı tasarruf ile kurulan ...ın, kuruluş ve tescillerinde ... yetkili ve görevlidir....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/83 esas sayılı dosyası ile 23/02/2017 tarihinde vasiyetnamenin iptali istemli dava açıldığı, murisin bu davanın açılması için avukata vekaletname verdiği ve davanın 19/02/2021 tarihinde feragat nedeni ile reddine karar verildiği, bu davada davacıların bu tür bir iddiasının bulunmadığından murisin senedin keşide edildiği tarihte hukuki ehliyetinin bulunmadığına dair iddiaların yerinde görülmediği, davalı ...'...

Tenkise yönelik değerlendirmenin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için davacıların taleplerini vasiyetnamenin tenkisi ile sağlararası kazandırmaların tenkisi olarak ikiye ayırmak gereklidir. Davacıların vasiyetnamenin tenkisine yönelik talebi yönünden; dava konusu Üsküdar ..... Noterliği 28.07.1994 tarihli ve .... yevmiye numaralı vasiyetnamenin içeriğinden mirasbırakan ... ölümü ile geride bıraktığı tüm malvarlığını davalı ...'e vasiyet ettiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla mirasbırakan ..., davalı ...'a belirli mal vasiyetinde bulunmamış, mirasçı atamıştır. O halde terekenin aktifini oluşturan taşınır taşınmazlar yönünden TMK'nın 564 üncü maddesinin uygulama imkanı yoktur. Bu bakımdan Bölge Adliye Mahkemesince terekeye yönelik TMK 564 ücü maddesi uyarınca tenkis hesabı yapılması doğru değildir. Nitekim vasiyetname ile mirasçı atanmış olduğundan, davalı mirasbırakanın külli halefidir. Mirasın açılması ile terekenin tümüne sahip olacaktır....

Vasiyetnamenin açılması tarihinden itibaren üç ay içinde bunlar tarafından başvuruda bulunulmamış ise vakfın tescili hususunda başvuru V.. M.. tarafından yapılır.” 27.09.2008 tarih, 27.010 sayılı resmi gazetede yayınlanan Vakıflar Yönetmenliğinin 6. maddesinde de,” Ölüme bağlı tasarruf yoluyla vakıf, vakfedenin ölümünden sonra tescil edilmek üzere kurulabilir. Bu yolla kurulan vakıflarda sulh hakimi vakıf kurulmasına esas belgenin bir örneğini yedi gün içinde Genel Müdürlüğe gönderir......mahkemeye başvuru ilgililerin veya sulh hakiminin bildirimi üzerine ya da V.. M..nce resen yapılır.” düzenlemelerine göre; ölüme bağlı tasarruf ile kurulan vakıfların, kuruluş ve tescillerinde V.. M.. yetkili ve görevlidir....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/798 Esas sayılı dosyası ile açılan vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasının halen devam ettiğini, dolayısıyla davalının nizasız fasılasız bir zilyetliğinin söz konusu olmadığını, bunlardan ayrı vasiyetnamenin açılmasının söz konusu olmadığı için zamanaşımının işlemeye başlamadığını, TMK'nın 513. maddesi gereğince tenkis davasında zamanaşımının öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl, aksi halde vasiyetnamenin açıldığı tarihten itibaren 5 yıllık süreye tabi olduğunu, zamanaşımının başlaması için vasiyetnamenin açılmasının zorunlu olduğunu, müvekkillerinin Almanya'da ikamet ettiklerinden vasiyetnameden haberlerinin olmadığını, bu nedenle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılmasına karar verilmesi isteği ile istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. 3. Gerekçe ve Sonuç Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12....

Asliye Hukuk Mahkemesinin ...sayılı dosyası ile açtığı mirasçılıktan çıkarma davası ile murisin daha önce yaptığı ancak son yaptığı vasiyet öncesinde yine noter vasıtasıyla döndüğü vasiyetnamenin iptali için Bodrum ... Asliye Hukuk Mahkemesinin......

UYAP Entegrasyonu