WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Davalılar ... ve Sabiha vekili cevap dilekçesinde,öncelikle hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, müteveffanın sağlığında özgür iradesi ile tasarruf hakkını kullanabilmesinin kanunun kişilere verdiği bir hak ve özgürlük olup, müteveffanın hayatta iken noter önünde iki tanığın katılmasıyla resmi vasiyetname yapmasında usul ve yasaya aykırı bir durumun bulunmadığını, TMK.'da ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabilecek hususların belirtildiğini, TMK.'nun 557. maddesinde sayılı nedenlerden birine dayanılarak davacı tarafça dava açılmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla mal rejiminin sona ereceği, noter aracılığı ile evlilik öncesi yapılan sözleşme ile taraflar arasında evlilik tarihinden geçerli olmak üzere mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu, bu sözleşmenin geçersizliğine dair ayrı bir dava açılmadığı, her ne kadar boşanma davasında taraflar arasında yapılan sözleşmenin dikkate alınmadığı ve davacı lehine nafaka ve tazminata hükmedildiği beyan edilmiş ise de, hukukumuzda mal rejimi sözleşmesi yapılmasına kanunen izin verildiği, ancak hukukumuzda ileride nafaka ve tazminat talep etmeden boşanacağına dair yapılan sözleşmelerin hukuki dayanağının olmadığı, doğmamış haktan feragat edilemeyeceği, kaldı ki boşanma dava dosyası içerisinde yer alan sözleşmenin boşanmanın ferilerine ilişkin olmadığı, vasiyetname olduğu, dosyamızla alakasının olmadığı, taraflar arasında yapılan mal ayrılığı sözleşmesinin geçerli olduğu...

ın vefat ettiği, dosyaya sunulan vasiyetname kapsamına göre davacının ...'...

ndan intikal eden taşınmazların 1/2'sinin 25.01.1972 tarihli ve 4564 yevmiye numaralı noter senedi ile davacı ...'na devredildiğini, muris ... tarafından düzenletilen 28.01.1982 tarihli ve 1130 yevmiye numaralı vasiyetnamede belirtilen taşınmazlardan 1/2'sinin davacı müdahil ...'a 1/2'sinin davalı ...'na devredildiğinden dava konusu taşınmazlarda muris ...'in hakkının kalmadığını, muris ...'in başkasına ait taşınmazları 1982 tarihli vasiyetname ile gelinine vasiyet etmesinin hukuki bir değerinin bulunmadığını belirterek, dava konusu taşınmazlarda muris ...'in hisselerinin 1/2'sinin 25.01.1972 tarihli 4564 yevmiye nolu senede uygun olarak davacı ... adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/322 Esas ve 2002/545 Karar sayılı dava dosyası görevsizlikle Kadastro Mahkemesine gönderildikten sonra, müdahil ... 01.08.2005 tarihli dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların ......

Davalılar, vasiyetnamelerin düzenlendiği tarihlerde mirasbırakanın fiil ehliyetini haiz olduğu, noter huzurunda yapılan vasiyetnamelerde şekil eksikliğinin bulunmadığını, tehditle vasiyetname yapıldığı iddiasının yersiz olduğunu, davalı ...'ye yapılan temlik nedeniyle mirasbırakanın hesabına devir tarihinde 6 milyon ödeme yapıldığını, mirasbırakanın prostat sorunu olduğunu ve ameliyat olacağı için bedeli aldığını, taşınmazdaki yapının ... tarafından yapıldığını, davalı ...'ye yapılan temliklerin tasarruf nisabı içerisinde olduğunu, mirasbırakanın davacı ...'ye de kazandırma da bulunduğunu gibi adına kayıtlı taşınmazlar da bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşturlar. Mahkemece, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis talebinin kabulüne karar verilmiştir....

Davalılar vekili cevap dilekçeleri ile; murisin aynı zamanda TC vatandaşı olması sebebiyle 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 532. maddesi gereğince vasiyetnamenin noter veya sulh hakimi tarafından yazılması gerektiğini, ayrıca yazıldıktan sonra vasiyet edenin okuyup son arzularını içerdiğini en az iki tanığın huzurunda memura beyan etmesi gerektiğini, bu şartlara göre hazırlanmayan vasiyetnamenin geçersiz olduğunu, ayrıca davanın dayanağı olan kararın mahkeme kararı niteliğinde olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir....

İlgili Mevzuat: 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun "Noterlerin Alacakları Ücretler Ücret tarifesi" başlıklı 112. maddesinde " Noterlerin yaptıkları işlemlere ait harç üzerinden hesaplanacak ücretleri ile vasiyetname ve vakıf senedi düzenlenmesinden alınacak ücretler, yazı, bir dilden diğer dile veya bir yazıdan diğer yazıya çevirme, karşılaştırma, tescil, emanetlerin saklanması ve kanunlarında harç, vergi ve resimlerden bağışık olduğu yazılı işlemler ile defter onaylanmasından ve kanunun ücret almayı öngördüğü sair işlemlerden alacakları ücretler ve noterlerle imzaya yetkili vekillerinin yol ödeneğinin miktarı, Türkiye Noterler Birliğinin mütalaası alındıktan sonra Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenecek bir tarife ile tespit olunur. Noterlik işleminin başka bir noter aracılığı ile yapıldığı hallerde, aracı notere ödenecek ücretler de tarifede gösterilir. Tanıklık ve onaylama şerhlerinden yazı ücreti alınmaz. (Değişik: 16/11/1989 - 3588/8 md.)...

den geldiğini öne sürerek dava açtığı, yapılan keşif sırasında alınan beyanlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde ispat yükü üzerinde olan davalının dayanağı olan 11/10/1968 tarih 31 sayılı tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ait olduğunu ispat edemediği, dinlenilen yerel bilirkişi beyanları ile davalı ... vekilinin dilekçesinin ekindeki vasiyetname, davalının dayanağı tapu kaydının geldileri ve borç senedi içerikleri birlikte değerlendirildiğinde çekişmeli 106 ada 28 parsel sayılı taşınmazın öncesinde tarafların ortak mirasbırakanı ...'ün babası 1856 doğumlu ...'e ait olduğu, ...'ün alınan nüfus kaydına göre ..., ..., ... ...ve ... isimli çocuklarının bulunduğu, mirasçılardan ... ile ...'un 05/10/1984 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnameler ile murislerinden kalan taşınmazlardaki hisselerini bir kısım davalılara vasiyet ettikleri, diğer mirasçı ... ...ün ise 24/09/1960 tarihli Noter senedi ile murisi ...'...

Kaynağını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 29 uncu (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 22) maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri TBK'nın 237 nci (BK'nın 213) maddesi ile Türk Medeni Kanunu'nun 706 ve Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi hükümleri uyarınca noter önünde resen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan bir sözleşme türüdür. Geçerli bir satış vaadi sözleşmenin ifa olanağının bulunmaması hâlinde ise vaat alacaklısının 6098 sayılı TBK'nın 112 (BK'nın 96). maddesine dayanarak borcun ifa edilmemesi nedeniyle uğradığı zararın tazmini isteyebileceği kuşkusuzdur. 2....

nin hisse ve paylarını geçerliliğini sürdüren vasiyetnamesi uyarınca ortaklar arasında taksim ettiğini, murisin paylarının taksimine yönelik olarak müvekkil şirket yönetim kurulu tarafından alınan kararın her ne kadar mahkeme kararı ile hükümsüzlüğüne karar verilmiş ve söz konusu karar kesinleşmiş ise de "murisin son istek ve arzularını içerir Düzenleme Şeklinde Vasiyetname mahkeme kararı ile iptal oluncaya kadar geçerliliğini korumaktadır" ilkesi uyarınca ... ... M.'...

UYAP Entegrasyonu