Noterliği'nin 10/07/2014 tarih ve 17068 yevmiye sayılı ihtarname ile kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini,2015 yılı Şubat ayının 22'sinde yapılan olağan genel kurul kararı doğrultusunda müvekkilinin istifasının kabul edildiğini, davalı kooperatif ile yapılan tüm görüşmelere rağmen ödemenin olmadığını, bu nedenlerle 253.500,00 TL asıl alacağın 22.03.2015 tarihinden işleyecek yasal faiz ile davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme gereği üyelikten çıkan ve çıkarılan üyeler ile hesaplaşmanın beş (5) yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, davacı üyenin Ankara ......
Davalı tanığı, hastane kapalı olduğu dönemde işverenin çalışanları çağırdığını ve istifa dilekçesi verdiklerini beyan etmiştir.Davacının işten ayrılma sebebi, Sosyal Güvenlik Kurumuna , işverenin geçerli nedenle feshi olarak (04 kod ile ) bildirilmiştir. Tüm bu olgular bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının imzaladığı 22.11.2010 tarihli istifa dilekçesinin, işyerinin kapalı olduğu dönemde matbu olarak düzenlendiği, ibranamenin de bu yönü ile geçersiz olduğu anlaşılmaktadır. İş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğinin kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
un davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinden ayrılması, şirketin tasfiyesi davası açamayacakları, davacıların dava dışı .... A.Ş.'nin temsilcisi bulunmadıklarından, dava dışı ... A.Ş. ile davalı şirket arasındaki ticaretin men'i davasını açamayacakları, ayrıca rekabet.../... e-imza e-imza e-imza e-imza .../...yasağı ve/veya haksız rekabet nedeniyle şirkete verilen zarar nedeniyle ancak .... A.Ş.'nin dava açabileceği, davacıların aktif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, davacıların davasının HMK' nun 114/1-d ve 115/1-2. maddeleri gereğince aktif husumete yönelik dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmekle, aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur....
Noterliği’nin ... nolu evrak ile kooperatif üyeliğinden ayrılma isteğini noter aracılığıyla bildirdiğini, davalı kooperatifin 15 yıldır tasfiye süresini doldurduğunu, ikinci 15 yılın içinde olduğunu, davacının yönetim planını tapuya tescil ettirmeden aidat topladığını, dava dilekçesinde aidat toplamak için gerekçe olarak belirtilen hususların site sakinlerine fayda sağlamayan genel kurulca kararlaştırılmamış işler olduğunu, hukuken yok hükmünde olan borcun müvekkilince kabul edilmediğini, çok kereler genel kurullarda kooperatife ait site bitişiğindeki 2 arsanın satılıp fesih yoluna gidileceğinin kararlaştırıldığını, ancak yıllardır en ufak bir adım atılmadığını, kendilerine ulaşan bir arkadaşın arsalara talip olduğunu, kooperatif yönetimine müşteri olarak talepte bulunduğunu, e-posta adresinden verilen cevapta ‘şimdilik arsaları satmayı düşünmüyoruz’ şeklinde cevap verildiğini, bu kişinin tanık olarak dinlenmesini istediklerini belirterek davanın reddi ile kooperatifin feshini, icra takibinin...
Keza geçici 10. maddesi uyarınca da “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte bu Kanun kapsamına giren yükseköğretim kurumlarının asistan kadrolarına atanmış olarak doktora veya tıpta uzmanlık öğrenimi için çalışmalarda bulunanlar bu kadrolarda bir yıl süre ile bu Kanun hükümlerine göre araştırma görevlisi olarak çalıştırılabilirler. Bunların, bu kadrolara yeniden atanmaları her yıl ilgili yönetim kurullarınca karara bağlanır”. 40. Uzmanlık eğitimi alan kişi artık aldığı ücret nedeni ile bir akademik personeldir. Kamu tüzel kişiliğine sahip vakıf üniversitelerinde kamu hizmeti gören akademik personel aynı zamanda kamu görevlisidir. Kamu personelinin vakıf üniversitesi ile ilişkisi de idari hizmet sözleşmesine dayanmakta olup bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların çözüm yeri de idari yargıdır . 41....
Ltd Şti ile aralarındaki inşaat yapım ve taahhüt sözleşmesi nedeni ile üye olmasının istenildiği, sözleşme uyarınca 48.000 TL bedel ile 07/01/2005 tarihinde ortaklık senedi ile kooperatife üye olduğunu, davacı ile ......
Vakfı olarak bilinen dava konusu vakıfların vakıf evladı olduğu yolundaki mahkemenin tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları reddedilmiştir. Mahkemece, iş bu bozma ilamına uyulmakla davacının vakıf evladı olduğu yönündeki tespit yönünden davacı lehine usûlü müktesap hak oluşmuştur. Bu aşamadan sonra davacı ile vakfeden arasında soybağı ilişkisi kurulamadığı gerekçesi ile vakıf evladı olmadığı yönünde karar verilemez. 3. Bozma ilamları, davacının vakıf evladı olduğuna dair tespite ilişkin değil, vakfiyelerde galle fazlası için öngörülen şartların davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve incelenmesi, sonucuna göre davacının galle fazlasına müstehak evlat olup olmadığına karar verilmesine ilişkindir. 4. Mazbut vakıf; 5737 ... Kanun'un 3 üncü maddesinde, bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 ......
Yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarihtir. Dosya içeriğine göre; davacının emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini feshettiği ancak kuruma başvurduğunu işverene belgelediğini ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle kıdem tazminatına uygulanacak faiz başlangıç tarihinin fesih tarihi olarak belirlenmesi hatalıdır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/8. maddesi uyarınca hükmün aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur....
Sonuç: Temyiz olunan kararda hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “Kıdem tazminatına İş akdinin feshi tarihi olan 31.03.2014 den itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte” rakam ve sözcüklerinin hükümden çıkarılarak yerine “Kıdem tazminatının dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sağlık Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 23/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesinin 05.02.2019 tarihli ve 2015/27265 E., 2019/2811 K. sayılı kararı ile; “…Somut uyuşmazlıkta, Vakıf Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışan davacının Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi idari sözleşme ile çalıştığı, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK’un 114 ve 115. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanın usulden reddi yerine esastan karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesiyle karar bozulmuştur. Direnme Kararı : 9. Bakırköy 31. İş Mahkemesinin 08.05.2019 tarihli ve 2019/243 E., 2019/280 K. sayılı kararı ile; davacının davalı Üniversitede öğretim görevlisi sıfatı ile çalıştığı, iş sözleşmesine dayanan bir iş ilişkisi bulunduğu, bu nedenle Adli Yargının görevli olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme Kararının Temyizi: 10. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. UYUŞMAZLIK 11....


