tabi bir yapı koopertif olduğunu, ortaklıktan ayrılma, çıkarılma durumunda ortaklık payının hesaplanması ve ödenmesi şekillerinin KK’da belirlendiğini, alınan kararın KK'na aykırı olduğunu, haksız itirazın iptali ile icra takibinin kaldığı yerden devamına %20'den az olmamakla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
etmiş ise de davacının ıslah ettiği tutardan fazlasına hükmetmenin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının ortaklıktan çıkmasına, 977.181,56 TL ayrılma akçesinin karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiştir....
Bu halde; gerekçede yazılan tarihten sonra da borca batıklık devam ettiği, davacı lehine ayrılma akçesi hesaplanmadığı anlaşılmakla gerekçede dikkate alınması gereken kısım şirketin her halde borca batık olduğu ve davacıya ödenecek ayrılma akçesi bulunmadığı olup, davalı tarafça ileri sürülen istinaf nedeni olan gerekçede ki hata sonuca etkili bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; istinaf nedeni yerinde olmayan taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından davacı-birleşen davada davalı ... tarafından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın ...'dan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından davalı-birleşen davada davacı ... Ltd....
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın konusunun TTK madde 638 kapsamında davalı şirketten ayrılma ve ayrılma akçesi verilmesi talebine ilişkin olduğunu ve davanın TTK madde 5/A-1 hükmü gereği konusunun bir miktar paranın ödenmesi olan alacak olması nedeni ile dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olduğunu ve başvuru olmaması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Kayseri 8....
Somut uyuşmazlıkta her ne kadar davacıya iş sözleşmesinin feshinden önce ödenmeyen işçilik ücretleri ödenmiş ve fesih anında muaccel bir alacak yok ise de davacı açıkça iş şartlarının zorlaştırıldığını, baskı uygulandığını iddia etmiş ve tanığı da bunu doğrulamıştır. Mahkemenin hatalı olarak iş şartlarında değişiklik olup olmadığı üzerinde durulması gerekirken, fesih nedeni yapılmayan işverenin işçiyi yanıltması nedeni gerekçe yapılarak feshin haklı nedene dayanmadığını kabul etmesi doğru değildir. Davacının görevi dışında çalıştırıldığı, baskı uygulandığı tanık anlatımı ile sabittir. Bu değişikliğin mobbing ölçüsüne ulaşmaması haklı fesih nedenini ortadan kaldırmaz. Kaldı ki davacı koşulsuz istifa etmemiş, nedenlerini belirterek kıdem tazminatı talep etmiştir. İşverende ilk düzenlenen işten ayrılma bildirgesinde bu nedeni kabul etmiştir. Davacının iş sözleşmesini feshetmesi haklı nedene dayanmaktadır. Kıdem tazminatının kabulü gerekirken, reddi isabetsizdir....
Her ne kadar mahkemece davalının meslekten ayrılma tarihinin ispat edilememesi sebebiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan 27.09.2007 tarihli tutanaktan davalının firar ettiği tarih bellidir. Bu durumda, söz konusu tutanak tarihi dikkate alınarak, dava konusu alacak yönünden değerlendirme yapılmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
TL kıdem tazminatı alacağının ....04.2011. tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," rakam ve sözcüklerinin yazılmasına kararın bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 24/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine 2.Davacı, 07.10.2004-11.10.2013 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesini emeklilik nedeni ile haklı olarak feshettiğini, bu nedenle kıdem tazminatı ödenmesini talep etmiştir. Davalılar, husumet nedeni ile davanın reddini istemiştir....
Davacı vekilince davacının davalı işyerinde örgütlü olan sendikaya üye olması nedeni ile işveren yetkililerince sözlü olarak sendika üyeliğinden çıkması için uyarıldığı, çıkmaması üzerine sözleşmesinin feshedildiğini beyan etmiş, davalı vekili ise davacının sendikal nedenlerle sözleşmesinin feshedilmediğini, davacının emekli olmak için 05/03/2013 tarihinde dilekçe verdiğini beyan etmiş, davacı duruşmadaki beyanında, emekli olduktan sonrada iş yerinde çalışmaya devam edeceği söylendiği için hizmet süresinin hesaplanması amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu’na başvurduğunu, daha sonra davalı tarafından birlikte çalışmak istenmediğinin bildirilmesi üzerine kızgınlıkla 05/03/2013 tarihli emeklilik dilekçesini verdiğini kabul etmiştir....
Md gereği mahkemece tanınacak takdir yetkisi kapsamında davacı pay sahibi müvekkilinin payının gerçek değerinin tespiti ile çıkma payının hesaplanarak ayrılma akçesinin ödenerek şirketten haklı nedenle çıkarılmasına, çıkma payı- ayrılma akçesinin dava tarihi itibariyle belirlenmesi mümkün olmadığından huzurdaki iş bu taleplerinin belirsiz alacak davası olarak kabulü ile her türlü arttırım hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000 TL belirsiz alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek bankalar arasında uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir....


