Borçlunun usulsüz tebligat şikayeti bulunmadığına göre şikayetin kabulü gerekirken reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
tarafından aleyhine idari para cezası kesildiğini, idari para cezasının davalı ... vasıtasıyla kendisi adına tebliğe gönderildiğini, tebligatın usulsüz olarak, yakını olmayan diğer davalı ...'e, yiğeni açıklaması yazılarak tebliğ edildiğini, bu nedenle tebligattan haberdar olmadığını, ..., idari para cezasının iptali istemiyle açtığı davanın süre aşımı nedeniyle reddedildiğini, bu sebeple haksız kesilen idari para cezası tutarı ve mahkeme masrafı nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. Davalılardan, ... cevap dilekçesi sunarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, tebligatın geçerli bir tebligat olduğunun kesinleşen .. esas, 2008/1406 sayılı kararıyla kabul edildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, .. açılan iptal davasında, davacının ... ve davalının .. olduğu, dolayısıyla idare mahkemesi kararında eldeki davanın davalılarının taraf olmadıkları anlaşılmaktadır....
ŞİKAYET Borçlu şikayet dilekçesinde; ödeme emri tebligatının usulsüz tebliğ edildiğini, tebligatta gönderen mercinin, takibin başlatıldığı icra dairesinden farklı olarak İstanbul İcra Müdürlüğü olarak yazıldığını, tebliğ yapılan adresin ikamet adresi olmadığını, babasına yapılan tebligatın geçersiz olduğunu, babası ile arasının bozuk olduğunu, konuşmadıklarını, takipten 01.07.2021 tarihinde tesadüfen haberdar olduğunu, takip talebinde adresinin yazılmadığını, mernis adresine tebligat şeklinde ibare ile hazırlanan takip talebinin icra müdürlüğünce kabul edildiğini, takibin bu hali ile iptali gerektiğini, alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne, takipten 01.07.2021 tarihinde haberdar olduğunun tespitine, yasal şartları taşımayan takibin ve ödeme emrinin iptaline, takibin durdurulmasına, hacizlerin ayrı ayrı fekkine karar verilmesini talep etmiştir. II....
in 2008 yılı itibarı ile kapatılmış bir irtibat ofisi olduğunu, tebligatın borçlunun yetkili temsilcisine yapılmaması ve Tebligat Kanunu'nun 12. maddesindeki prosedür işletilmek yerine tebligatın şikayetçi şirkete bırakılması nedeniyle tebligatın usulsüz olduğunu, şikayetçi şirket adresine tebliğ edilen ödeme emri iptal edilmedikçe alacaklının şirket adresine hacze gelme olasılığı bulunduğundan, tebligatın usulsüzlüğüne dair bu şikayette ve ödeme emrinin iptalinin istenmesinde müvekkili şirketin hukuki menfaati bulunduğunu ileri sürerek ödeme emrinin usulsüz olması nedeniyle iptaline karar verilmesini istediği, mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verildiği anlaşılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Genel haciz yoluyla takipte borçlu mahkemeye başvurusunda ödeme emrinden 08.04.2016 tarihinde haberdar olduğunu, tebligatın usulsüz tebliğ edildiğini ve ödeme emri ekinde fatura sureti yer almadığından ödeme emrinin iptali gerektiğini ileri sürmüş, mahkemece şikayetin reddine karar verilmiştir....
Bu nedenle yapılan tebligat usulsüz olduğundan; ilamın davalı vekiline usulünce tebliğ edilmesi ve temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı tarafça verilen temyiz dilekçesinin tebliği için davacı vekiline çıkartılan tebligat, muhatabın o yerde bulunmadığına dair bir kayıt yazılmaksızın sekreterine tebliğ edilmiştir. Bu nedenle yapılan tebligat usulsüz olduğundan, temyiz dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edilerek temyiz süresi beklendikten sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil K A R A R Davalılardan ...’a hükmün, tespit edilen mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ edildiği kabul edilerek dosya Dairemize gönderilmiştir. Ancak tebligatta evrakın muhatabın mernis adresinde kapısına yapıştırıldığına ilişkin meşruat yazılmamıştır. Bu şekilde yapılmış bir tebligat usulsüzdür....
Davalılar vekili 21.10.2016 tarihli dilekçeyle, gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğunu, zira Adem Ocak isminde bir çalışanı bulunmadığını, SGK kayıtlarına göre çalışan elemanının yalnızca Avukat Selen Mutlu olup, tebligat yapılan Adem Ocak’ın ise başka bir avukat çalışanı olduğunu ileri sürerek kesinleşme şerhinin kaldırılmasını ve gerekçeli kararın yeniden usulüne uygun şekilde tarafına tebliğini istemiştir. Mahkemece, karar tebliğinin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle 24.10.2016 tarihli ek karar ile davalılar vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir. Ne var ki; davalılar vekilinin ibraz ettiği belgelerden tebligat yapılan Adem Ocak’ın davalılar vekilinin çalışanı olmadığı, adı geçenin davalılar vekilinin çalışanı olduğu yönünde bir delil de bulunmadığı, davalılar vekiline yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil K A R A R Davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a gerekçeli kararın tebliğlerinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak yapılmadığı görülmüştür. Gerekçeli kararın yukarıda ismi geçen şahıslara tebliğine ilişkin tebligat parçasına, "Muhatap tevziat saatlerinde adreste bulunmadığından komşusu isim ve imzadan imtina edip sözlü beyanına göre ilçede olduğu, ilgili köy muhtarlığına 7201 sayılı TK'nun 21. maddesine göre 07.07.2014 tarihinde tebliğ edildi, komşusuna haber verilerek 2 nolu formül kapısına yapıştırıldı" açıklaması yazılarak aza ...'a tebliğ yapılmış ise de, davalıların tebligat saatinde nerede oldukları anlaşılamamıştır. Bu nedenle davalılara bu şekilde yapılmış bir tebligat usulsüzdür....


