İcra Müdürlüğünün 2021/12772 Esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlular aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlu şirket tarafından ödeme emri tebliğ evrakının usulsüz tebliğ edildiği ileri sürülmüşse de borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olan adresine iki farklı tebligat çıktığı ve her iki tebligatın taşındı şerhi ile iade edilmesi üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat çıkartılmasının hukuka uygun olduğu, genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde borca ve yetkiye itirazın icra müdürlüğüne yapılması gerekli olup icra mahkemesine yapılan itirazın sonuç doğurmayacağı, mahkemece bu konuda itirazın reddine karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hatalı ise de istinaf edenin sıfatı dikkate alınarak bu durum kararın kaldırılması sebebi olarak değerlendirilmediği, yine hacizlerin kaldırılması talebi hakkında da dosya durumu dikkate alınarak müdürlükçe karar verileceğinden mahkemece bu konuda...
ın ise usulsüz tebligat şikayetiyle birlikte takibe dayanak çekte borçlu olmadığından takibin iptali ile hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece her iki borçlunun usulsüz tebligat şikayetlerinin kabulüne, borçlu ... yönünden takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. 1)Borçlu şirketin temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Borçlu şirket sair şikayetinin yanında hacizlerin kaldırılmasına da talep ettiği, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne karar verildiği, ancak borçlu şirketin haczin kaldırılması talebi hakkında inceleme yapılmadığı görülmektedir....
Mahkemece, dosyanın yenilenmemesi nedeniyle 10.09.2013 tarihinden sonraki işlemlerin iptaline karar verilmiş, iş bu karar temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 28.01.2015 tarih ve 2014/ 28409 Esas-2015/ 2114 Karar sayılı ilamı ile borçlunun usulsüz tebligat nedeniyle takibin iptali isteminin de incelenerek olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. İİK'nun 78/2. maddesi gereğince haciz isteme hakkı, ödeme emri tebliğ tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. Aynı maddenin 4 ve 5. fıkraları gereğince haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmez ise dosya muameleden kaldırılır. Yeniden haciz istemek, yenileme talebinin borçluya tebliğine bağlıdır. İlama dayalı olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden harç alınır....
tespiti ile icra müdürlüğünün itirazın reddine dair kararının kaldırılması ve icra takibinin durdurulmasını talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın yokluğunda verilen hükmün, sanığın bildirdiği adresin yetersiz olması nedeniyle tebliğ edilememesi üzerine, soruşturma aşamasında bildirdiği adresten farklı bir adrese Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı, söz konusu adresin sanığın dosyada bildirdiği bir adres olmaması ve bu adrese daha önce yapılmış usule uygun bir tebligatın bulunmaması nedeniyle, gerekçeli karara ilişkin tebligat usulsüz olduğundan, sanığın temyiz talebi süresinde kabul edilerek ve temyiz talebinin reddine ilişkin 05.02.2018 tarihli ek kararın kaldırılması sureti ile yapılan incelemede; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş...
.-25743K. 03.11.2014 tarihli bozma ilamının kaldırılmasına oybirliğityle karar verilerek temyiz incelemesine geçildi;Alacaklı tarafından genel haciz yoluyla başlatılan takibe karşı şikayetçinin, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve hacizlerin kaldırılması talebiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne, hacizlerin kaldırılması talebinin ise reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Somut olayda, takip talebi ve ödeme emrinde borçlunun ... olarak gösterildiği, alacaklının 12.06.2012 tarihinde şikayete konu icra dosyanına başvurarak; “borçlu ... firmasına gönderilen faturalar Şirket adına ... isimli kişi tarafından teslim alınmış olup bu kişi aynı zamanda ... Inşaa Donatım Turizm Denizcilik Ticaret Ltd.Şti'nin 01.01.2012 tarihinde en büyük hissedarı ve müdürü, ... isminin Türkçe karşılığının ......
usulsüz tebligat şikayetinin kabul kararının kesinleşmediği gerekçesi ile reddedildiğini ileri sürerek usul ve yasaya aykırı icra müdürlüğünün 13/09/2018 tarihli kararının iptali ile hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece şikayetin kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı vekilinin istinaf talebi üzerine bölge adliye mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile hacizlerin geçerli olup olmadığının usulsüz tebligat şikayetinin kabul kararının kesinleşmiş olmasına bağlı olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine hükmedildiği, kararın borçlu vekili tarafından temyiz edildiği görülmektedir....
ye yapılan ödeme emrine ilişkin tebligatın, doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince yapıldığı gibi Tebligat Kanunu'nun 23/8. maddesi uyarınca, tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydın tebliğ evrakı üzerine yazılması zorunlu olduğundan ve şikayete konu 04.05.206 tebliğ tarihli ödeme emri tebliğ evrakında bu kaydın da bulunmadığı anlaşıldığından tebliğ işlemi usulsüz olup, başvuru bu hali ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine dayalı tebligat usulsüzlüğü şikayetidir. Şikayetçi tarafından gecikmiş itirazda bulunulduğu belirtilmişse de; olayda, İİK'nun 65. maddesinde düzenlenen gecikmiş itirazın koşullarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu husus Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde olsa da kararın gerekçesinde, usulsüz tebliğe ilişkin olarak kurulacak hükmün, istinaf talebinde bulunan alacaklının aleyhine durum yaratacağı belirtilmiştir....
ın, yokluğunda verilen gerekçeli kararın cezaevine tebligat çıkarılmak suretiyle doğrudan kendisine 02/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinde cezaevinde hükümlü olan sanığa gerekçeli kararın cezaevi aracılığı ile CMK'nın 35/3. maddesi gereğince okumak ve anlatılmak suretiyle yapılmaması nedeniyle, usulüne uygun tebligat bulunmadığı ve sanığın 10/03/2015 tarihli temyiz talebinin 09/04/2015 tarihli ek karar ile süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedildiği, 09/04/2015 tarihli ek kararında hükümlü olan sanığın bulunduğu cezaevine tebliğ çıkarılarak sanığa doğrudan tebliğ edildiği, sanığın ek kararı temyiz etmediğinin anlaşılması karşısında; sanığa yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz talebinin reddine ilişkin 09/04/2015 tarihli ek kararın kaldırılması ile yapılan incelemede; Sanık ... hakkında hırsızlık suçu ile ilgili kurulan hüküm bakımından sanığın temyiz talebi ile ilgili olarak tebliğnamede görüş bulunmadığı anlaşılmakla hırsızlık...
konusunda yetkinin İcra Müdürlüğüne ait olması sebebiyle bu yöndeki talebinde reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı tarafın usulsüz tebligat şikayetinin süreden reddine, İcra Müdürlüğünün 22.02.2022 tarihli kararının kaldırılması talebinin reddine, takibin durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir....


