Bu nedenle, gerekçeli kararın adı geçene 7201 sayılı Tebligat Kanun'u ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi, 2- Yine, davacı ... mirasçılarından ... adına tebliğe çıkartılan gerekçeli karar, "aynı konutta ikamet eden ağabeyi ..." şerhi ile tebliğ edilmiş olup, tebligatı bu kişi adına alan şahsın reşit ve tebellüğe ehil olduğu tebliğ mazbatasında belirtilmediğinden, yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, gerekçeli kararın anılan şahsa 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi, 3- 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/1. maddesi gereğince tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır....
'a dava dilekçelerinin tebliğ edildiği adresler yerine başka adreslere çıkartılan gerekçeli karar tebligatlarının tebliğ edilememesi üzerine bu davalılar adına usulsüz olarak ilanen tebligat yapıldığı; davalı ... 'nun daha önce tebligat yapılan adresine gerekçeli kararın tebliğ edilememesi üzerine Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebligat yapılması gerekirken usulsüz olarak ilanen tebligat yapıldığı; davalılardan ...,...,... 'ya dava dilekçesinin tebliğ edilmediği, gerekçeli karar tebligatı bila tebliğ iade edilince bu davalıların adreslerinin Tebligat Yasasında yazılı usuller çerçevesinde araştırma yapılmaksızın gerekçeli kararın ilanen tebligat yolu ile tebliğ edildiği anlaşılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil K A R A R Dairenin 04.06.2012 tarih ve 2011/6329 Esas, 2012/5198 Karar sayılı geri çevirme yazısıyla davalı...’a yapılan hükmün tebliğine ilişkin tebligatın usulsüz olduğunu bu nedenle 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca yöntemine uygun bir biçimde hükmün tebliğine karar verilmiştir. Ne var ki, mahkemece, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesi gereğince yapılan tebligatın yine usulsüz olduğu 07 ibaresinin ne anlama geldiğinin anlaşılamadığı, kapalı olması nedeniyle muhatap isim ve imzadan imtina ettiğinin açıklandığı verilen meşruatta komşusunun isim, soy isim ve imzasının bulunmadığı, evrakın mahalle muhtarına bırakıldığı ancak muhtarın isim, soy isim ve imzanın da olmadığı ve yapılan tebliğin usulsüz olduğu belirlenmiştir. Dava dilekçesi ve diğer tebligat parçalarının da usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmıştır....
Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. İhalenin feshini isteyen borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda, satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği iddiasına dayandığı ve tebligatın usulsüz yapıldığına ilişkin şikayette, HGK'nun 07.04.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispat edilebileceğinden ve şikayette, bizzat borçlu şirket yetkilisine tebliğ edildiği belirtilen satış ilanı tebligatındaki imzaının yetkiliye ait olmadığı ileri sürüldüğüne göre, mahkemece bu husus araştırılarak ve gerektiğinde tebligat mazbatasındaki imza üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçe ile şikayetin süreden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
DAVA Borçlu vekili dilekçesinde; Ortaca İcra Müdürlüğü'nün 2021/1826 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine takip başlatıldığını 27.10.2021 tarihinde öğrendiklerini, ödeme emri tebliğ evrakının müvekkilinin nerede olduğu araştırılmadan alacaklının çalışanı olan ...isimli şahsa usulsüz tebliğ edildiğini, müvekkilinin tebligat adresinde ikamet etmediğini, haber verilen komşu isminin yazılı olmadığını, sonradan Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre çıkartılan ve yasal şartlara uygun tebliğ edilmeyen evrakında usulsüz olduğunu ileri sürerek şikayetin kabulü ile usulsüz tebligata binaen öğrenme tarihinin 28.10.2021 olarak düzeltilmesini, borca ve yetkiye itirazla takibin durdurulmasını, hacizlerin iptalini talep etmiştir. II....
Bu durumda, davacının usulsüz olduğunu iddia ettiği, tebligat ve konusunu en geç 20.07.2007 tarihinde öğrenmiş olduğundan Tebligat Yasasının 32. maddesine göre tebliğ tarihinin 20.07.2007 olarak kabul edilmesi gerekirken, tebligatın iptaline karar verilerek, kararın yeniden tebliğe çıkarılmasının hukuki dayanağı bulunmamaktadır. -2- 2008/10215 - 15762 Davacı tarafından yapılması gereken iş yukarıda açıklanan usulsüz tebliğ durumunu öğrenir öğrenmez bu hususu belirtip Tebligat Yasasının 32. maddesi gereğince öğrenme günü tebliğ tarihi kabul edilerek, bu tarihten itibaren yasal süresi içinde temyiz yoluna başvurmak olmalıydı. Ancak, davacı tarafından usulsüz tebligata itiraz edilmekle birlikte, yasal süresi içinde temyiz yoluna başvurulmadığından, karar yeniden kendisine tebliğ edilerek, temyiz olanağı sağlanamaz....
Adres kayıt sisteminde bulunan adresin bilinen en sonra adres olarak kabul edilebilmesi, bilinen en son adrese tebligat yapılamamış olması veya bu adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adresle tebligat yapılamadığı görülmeden doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebligatın yapılması; yapılan tebligatı usulsüz kılar (Teb. K. m. 10/2). ... 2. Aile Mahkemesinin 2013/930 esas sayılı dosyasının incelenmesinde; gerekçeli kararın davalı erkeğin mernis adresi olan "Şifa Mah. Tekel Sok. No:17, İç Kapı no:2, .../..." adresinde, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre muhatabın adreste tanınmadığından bahisle muhtara tebliğ edildiği görülmüş ise de dosya içerisinde bu tebligattan önce davalı erkeğin tebligata elverişli bilinen en son adresinden bila ikmalen iade edilen bir tebligat bulunmamaktadır. Bu durumda gerekçeli kararın erkeğe tebliği usulsüz olup, kararın bu şekilde 16.12.2014 tarihinde usulsüz olarak kesinleştirildiği anlaşılmaktadır....
Somut olayda, satış ilanının ilk olarak borçlunun bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı, tebligatın iade edilmesi üzerine aynı adres olan mernis adresine tebliğ yapıldığı, tebligat evrakında sadece adresin başında “mernis adresi” ibaresinin yazılı olduğu, bu şerh dışında tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından TK'nun 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese TK'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat” verilmediği, bu hali ile tebligatın TK'nun 23/1-8. ve Tebligat Yönetmeliğinin 16/2. maddelerine aykırı olup usulsüz olduğu anlaşılmaktadır....
ın farklı adreslerde oturduğunun anlaşılması nedeni ile yapılan tebligatların usulsüz olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle kolluk marifetiyle tebliğ tarihinde ...'un kim ya da kimlerle aynı çatı altında oturduğunun belirlenmesi, bundan sonra adı geçen davalılardan, ... ile aynı çatı altında birlikte oturmayanlara gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenilmesi, 2- Davalılardan ... ve ... adlarına çıkartılan gerekçeli kararın aynı konutta oturduklarından bahisle ... imzasına tebliğ edildiği, dosya kapsamından adı geçenlerden ...'ın farklı adreste oturduğu, ...'ın ise adresinde iç kapı numarası bulunmadığının anlaşılması nedeni ile yapılan tebligatların usulsüz olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle kolluk marifetiyle tebliğ tarihinde ... ile ...'...
Ayrıca usulsüz tebligatı alan ve öğrendiğini bildiren tarafın kendisine yeniden ve usulüne uygun bir tebligat çıkarılmasını (yapılmasını) istemek veya bunu beklemek gibi bir hakkı bulunmamaktadır (Arslan / Yılmaz / Ayvaz/ Hanağası, s. 104). Muhataba gönderilmiş bir tebligat yok ise geçersiz tebligat söz konusudur. Örneğin görülmekte olan davada asılın vekili var ise tebligat vekile yapılır. Vekil yerine asıla yapılan tebligat geçersiz tebligattır. Vekile yeniden tebligat yapılması gerekir. 27. Usulsüz tebliğin geçerli hâle gelebilmesi için muhatabın usulsüz tebliği öğrenmiş olduğunu beyan (ikrar) etmesi gerekir. Muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği bu tarih, tebliğ tarihi sayılır. Ancak karşı taraf muhatabın daha önceki tarihte tebliği öğrendiğini yazılı delil ile ispat ederse o tarih tebliğ tarihi olur....


