Sarıyer / İstanbul” adresine gönderildiği burada da PTT görevlisi tarafından “...” adresine sevk edilip Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesi uyarınca tebliğ edilerek takibin kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Bu durumda örnek 7 ödeme emri tebligatının, Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasına aykırı olarak bilinen adresi yerine borçlunun eski adresine ve “... Sarıyer / İstanbul” adresine gönderilmesi doğru olmadığı gibi “... Sarıyer / İstanbul” adresine gönderilen tebligatın PTT görevlisi tarafından sevk edildiği adres olan “...” adresinin borçlunun bilinen ve ticaret sicilindeki adresten farklı bir adres olduğundan yapılan tebligatın 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 maddesine göre 18.04.2014 tarihinde tebliğ edilmesi usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat değildir. Bu durumda aynı yasanın 32. maddesine göre muhatabın usulsüz tebligattan muttali olduğu tarihe göre tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmelidir....
borçluya tebliğine ilişkin tebligat parçasının incelenmesinde, ilk tebligatın bilinen adresine çıkarıldığı ve tebligat mazbatasının iade gelmesi üzerine ikinci tebligatın borçlunun mernis adresine çıkarıldığı görülmüştür.7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur....
Gerekçeli karar hiç tebliğ edilmeyen veya usulsüz olarak tebliğ edilen davalılara, gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre usulüne uygun olarak tebliği ile, temyiz süresinin beklenilmesi; Belirtilen eksiklikler giderildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 24.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
tebliğ yapılması gerektiği, dosya kapsamına göre yokluğunda verilen kararın sanığa Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre kovuşturma aşamasında bildirdiği, aynı zamanda MERNİS adresi olan adrese MERNİS şerhi ile çıkarıldığından tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; usulsüz tebligat nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği bu nedenle de denetim süresinin başlamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Karar, adı geçene tebliğ edilmişse buna ilişkin tebliğ belgesinin dosyaya eklenmesi veya kayıtlara dayanılarak tebliğ gününün açıklanması; tebliğ edilmemişse kararın, adı geçene 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilerek temyiz süresinin beklenmesi, 2- Tebligat Kanunu'nun 29/3. fıkrasına göre, tebliğ evrakı tebliğ memurunun adı, soyadı ve imzasını ihtiva etmelidir. Davacı ..., davalılar ..., ...., dahili davalı ... adına çıkartılan gerekçeli karar tebligatının üzerinde tebligat memurunun adı, soyadı ve kaşesi bulunmadığından Tebligat Kanunu'na aykırı olarak yapılan tebligatların usulsüz olduğu anlaşılmakla, adı geçene gerekçeli kararın Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tebliği ile temyiz süresinin beklenmesi, 3- Davalı ......
e Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre kovuşturma aşamasında bildirdiği adres yerine doğrudan ... adresine çıkarıldığından tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; usulsüz tebligat nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği bu nedenle de denetim süresinin başlamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi....
verilen kararın sanığa Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre kovuşturma aşamasında bildirdiği, aynı zamanda MERNİS adresi olan adrese MERNİS şerhi ile çıkarıldığından tebligat işleminin usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; usulsüz tebligat nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği bu nedenle de denetim süresinin başlamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi....
e yapılan tebligatların ise usulsüz olduğu anlaşılmakla, 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanunla değişik Tebligat Kanununun 10/2. maddesi gereğince tebligatın muhatabın bilinen en son adresine yapılması, bilinen en son adresinin tebligata elverişli olmaması veya tebligat yapılamaması halinde adres kayıt sistemindeki adresine tebligat yapılması gerektiği, bu adrese de tebligat yapılamaması durumunda aynı Kanunun 21/2. maddesi gereğince mernis adresine tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden yapılan tebligatların usulsüz olduğu anlaşıldığından, belirtilen kişilere gerekçeli kararın usulünce tebliğiyle verildiği takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin eklenip hükmün temyiz edilmesi durumunda bu hususta ek tebliğname düzenlenmesinden sonra Dairemize iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Mahkemece istem kabul edilmiş, hüküm davalı tarafından tebligatların usulsüz olduğu ve davadan haberi olmadığı gerekçesiyle temyiz edilmiştir. Tebligat Yasasının 12 ve 13, Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18.maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat hususunu düzenlemiş olup, anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin selahiyetli mümessillerine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir. Olayımızda davalı şirkete yapılan tebligat yukarıda anılan maddeye aykırı olarak davalı şirketin birlikte çalışanına yapıldığından usulsüz olup davada taraf teşkilinin sağlandığından bahsedilemez. Bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir....
ın UYAP kayıtlarında tebliğ tarihinde cezaevinde bulunduğu, bu nedenle sanığa yapılan tebligatın usulsüz olduğu gözetilerek gerekçeli kararın adı geçen sanığa usulüne uygun tebliğ edilip, tebligat belgesinin dosya içerisine konulması sağlanarak eksikliğin giderilmesi, sunarsa temyiz dilekçesinin dosyaya eklenmesi ve sanık ...’ın bilinen en son adresinin mernis adresi olması durumunda öncelikle Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebligat çıkarılması gerekirken yokluğunda verilen kararın sanık ...’ın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre kovuşturma aşamasında bildirdiği ve aynı zamanda da mernis adresine doğrudan tebliğ edilmesi sebebiyle yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla sanıklara usule uygun yapılacak gerekçeli kararın tebliğ edilmesi akabinde hükmü temyiz etmeleri halinde bu konuda görüş bildiren ek tebliğname düzenlendikten sonra dosyanın iadesi...


