tebliğ edildiği anlaşılmakta olup, bu haliyle adı geçen davalılara yapılan tebligatların usulsüz olduğu anlaşıldığından; gerekçeli kararın adı geçenlere 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğ edilerek temyiz ve temyize cevap sürelerinin beklenilmesi, bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 10.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Asliye Ceza Mahkemesinde 20.11.2015 tarihinde beyanının alındığı duruşmada bildirdiği adresi ile mernis adresi aynı olmasına rağmen, direkt mernis şerhli olarak bu adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereğince doğrudan usulsüz tebliğ edildiği, duruşmada bildirmiş olduğu adresine Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek gerekçeli kararın tebliğe çıkartılması gerekirken, doğrudan mernis adresine aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca tebliği usulsüz olduğundan, gerekçeli karar 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre, sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilerek, verilmesi halinde temyiz dilekçesinin eklenip, düzenlenecek ek tebliğname düzenlenmesinden sonra dosyanın iadesinin temini amacıyla mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2021 tarihinde...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Mahkumiyet Sanık ...’nün yokluğunda verilen gerekçeli kararın, yakalama kararı üzerine Mahkemece ifadesi alınırken sanığın bildirdiği adrese yapılan tebligatın iade edilmesi üzerine, aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine esas olacak şekilde önceden yapılmış geçerli tebligat bulunmaması nedeniyle yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu; UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, usulsüz tebliğ ile kararın kesinleştirilmesi üzerine temyiz dışı sanık ... tarafından verilen 17.06.2015 tarihli dilekçe ile infaz durdurma ve temyiz talebinde bulunulmuş olduğu, bu talep üzerine Mahkemenin 18.06.2015 tarihli ek kararı ile infazın durdurulmasına ve dosyanın sanık ...’nün 17.06.2015 tarihli temyiz talebi hususunda karar verilmek üzere Yargıtay ilgili Ceza Dairesi'ne gönderilmesine karar verildiği, ancak dosyada...
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/4, 62/1, 50/1-a, 52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli kararın, katılan ...’in 21.01.2016 tarihinde beyanının alındığı duruşmada bildirdiği adresi ile mernis adresi aynı olmasına rağmen, direkt mernis şerhli olarak bu adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereğince doğrudan usulsüz tebliğ edildiği, duruşmada bildirmiş olduğu adresine Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek gerekçeli kararın tebliğe çıkartılması gerekirken, doğrudan mernis adresine aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca tebliği usulsüz olduğundan, gerekçeli karar...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet KARAR Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese MERNİS şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatapın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul ederek, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre MERNİS şerhi bulunan tebligatın bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunduğu, buna karşın sanık ...’e gerekçeli kararın önce beyan ettiği son adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu suretle sanığa yokluğunda verilen gerekçeli kararın usulsüz tebliğ edildiği, Anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz davası istemi hakkında...
DAVA Borçlu; ödeme emrine ilişkin tebligatın Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı şekilde yapıldığını, orada bulunmadığı hususunun tespit edilmeden doğrudan çalışan olduğu iddia edilen Nur Yağmur Gürer'e tebligat yapılmasının Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olduğunu, tebligatı alan kişinin çalışanı da olmadığını, usulsüz tebliğe ilişkin şikayetlerinin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin usulsüz tebligata muttali olma tarihi olan 24.06.2021 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı; davanın süresinde açılmadığını, borçlunun hukuki yararının bulunmadığını, ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davanın husumet itirazları nedeniyle usulden reddine, aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....
.........ile ...’ya Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca yapılan tebligatlarda beyanda bulunan komşunun yalnızca adının yazılı olduğu soyadı bilgisinin bulunmadığı anlaşıldığından usulsüz olduğu, son olarak mirasçılardan ... ile ...’a gerekçeli kararın tebliğ edilmediği belirlenmiştir....
in açık adreslerine çıkartılan gerekçeli karar tebliğleri usulsüz olarak güvenlik görevlisine tebliğ edilmiş; yine davalılar ... ve ... adına Tebligat Yasasının 35.maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebligatlarının da aynı adrese daha önce yapılmış usulüne uygun bir tebligat (dava dilekçeleri usulsüz olarak güvenlik görevlisine tebliğ edildiğinden) olmadığından usulsüz oldukları saptanmış; davaya konu sitenin üzerine kurulu olduğu parsellere ilişkin ise tapu sicil müdürlüğünden yeterli cevap alınmamıştır....
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak tebligat gönderilmeli, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adresine buna ilişkin şerh verilerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebligat çıkartılmalıdır. Somut olayda, borçluya yapılan örnek 7 ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebliğ belgesinin incelenmesinde; borçlunun bilinen adresine normal yolla bir tebligat çıkarılmaksızın doğrudan adres kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebligat gönderildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıdaki yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca tebligatın usulsüz olduğunun kabulü gerekir. O halde, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin kabul edilerek tebliğ tarihinin Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, öğrenme tarihine göre düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin olarak başlatılan takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; örnek 13 ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek usulsüz tebligat şikayetinde bulunduğu, mahkemece, tebliğ işlemlerinde usule aykırılık bulunmadığından usulsüz tebligat şikayetinin reddine karar verildiği görülmektedir....


