WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

ŞİKAYET OLUNAN : Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, şikayet dışı borçlu şirket hakkında yaptıkları icra takibi kapsamında borçluya ait aracın satılarak paraya çevrilmesinden sonra şikayet olunanın Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün takip dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde alacaklı-şikayet olunan şirkete birinci sırada yer verildiğini, söz konusu takipten önce şikayet dışı borçlu limited şirket müdürünün ölmesi nedeni ile ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun yapılmadığını, usulsüz tebligat işlemine dayanılarak yapılan haciz işleminin geçersiz olduğunu ve karşı tarafın haciz isteme yetkisinin bulunmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin düzeltilmesini talep etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen sıra cetveline şikayetin sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 27.05.2015 gün ve 2014/4374 Esas, 2015/3943 Karar sayılı ilamını şikayetçiye 08.07.2015 tarihinde usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşılmış, şikayetçinin 20.07.2015 tarihli karar düzeltme talebi süresinde kabul edilerek, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Şikayetçi vekili, şikayet olunanlarca şikayet dışı borçlu aleyhine başlatılan takipler sonucu açılan tasarrufun iptali davası ile müvekkilinin borçludan satın aldığı taşınmaz için tasarrufun iptaline karar verildiğini, taşınmazın satışı sonrası düzenlenen sıra cetvelinde, uygulanan kamu hacizlerinin dikkate alınmaması nedeniyle sıra cetvelinin usulsüz olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir....

Diğer taraftan, borçlu şirketin bilahare, beyan edilen muttali tarihine göre 7 günlük yasal sürede ödeme emri tebliğ işlemi ile dosya kapsamında bulunan diğer tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin (4.12.2018 olarak) düzeltilmesi istemi ile icra mahkemesine şikayet yolu ile başvurduğu ve aynı sürede icra müdürlüğüne müracaat ederek takibe itiraz ettiği görülmüştür....

Borçlunun, kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürmesi, İİK'nun 16. maddesi anlamında bir "şikayet" olup, aynı Yasa'nın 16/l. maddesi gereğince, bu şikayetini, işlemi öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede icra mahkemesine yapması gerekir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. İİK'nun 168/4-5. maddesi gereğince, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, imzaya ve borca itirazın yasal 5 günlük süre içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur. Bu süre, hak düşürücü nitelikte olup mahkemece re'sen gözetilmelidir....

Burada dikkat edilmesi gereken husus; asıl borçlu murisin, itiraz (şikayet) hakkının olup olmadığıdır. Somut olayda; takibin 04.01.2011 tarihinde muris ... hakkında başlatıldığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin murise 10.01.2011’de tebliğ edildiği, bu tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 16. maddesi gereğince, muhatabın tebliğ anında orada bulunmadığı tespit edilmeden yapıldığından usulsüz olduğu, murisin 28.5.2014’te öldüğü, muris adına çıkartılan bir yenileme emri tebligatı var ise de; tebliğ tarihi olan 01.02.2017’de murisin ölü olduğu, buna göre murisin ölüm tarihine kadar takipten haberdar olduğuna ilişkin dosya kapsamında bir bilgi bulunmadığı, alacaklının 09.3.2021 tarihli talebi ile mirasçılar ... , ..., ... ve ...’a ödeme emri tebliğ edilerek takibe dahil edildikleri anlaşılmakla, bu takip muris hakkındaki takibin devamı olup, bu nedenle de mirasçılar, murisin ölümünden önceki işlemlere itiraz edemezler....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki ihale alıcısı ve alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Borçlunun, satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve kıymet taktirine de itiraz ettikleri iddiasıyla ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece borçluya yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesiyle ihalenin feshine karar verildiği anlaşılmaktadır.İİK.nun 128/a maddesine göre; "Kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer, raporun tebliğinden itibaren 7 gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler. " Aynı maddenin son fıkrasına göre kıymet taktirine karşı yapılan...

Somut olayda, borçlunun, adres kayıt sisteminde adresinin bulunmadığı, ipotek akit tablosundaki adresinin; “...” olduğu, satış ilanının, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre; “..." adresinde tebliğ edildiği, dolayısıyla satış ilanının, borçlunun ipotek akit tablosundaki adresinden başka bir adresine gönderilerek tebligatın yapıldığı, bu durumda anılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca; ihalenin feshi, ihale tarihinden itibaren 7 günlük sürede istenebilir. Aynı maddenin 7. fıkrası uyarınca ise; satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet süresi, öğrenme tarihinden başlar. Ancak bu süre her halükarda ihale tarihinden itibaren (1) seneyi geçemez. Öğrenme tarihinin belirlenmesinde şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı delil ile ispatlanabilir....

Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Borçlunun kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurması "şikayet" niteliğinde olup, İİK'nun 16/l. maddesi gereğince şikayetin, işlemi öğrenme tarihinden itibaren (7) günlük sürede icra mahkemesine yapılması gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas-1991/344 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, seçilen takip şekline göre borçlunun, icra dairesine itiraz etmesinden ayrı olarak yedi günlük şikayet süresi içinde tebliğ tarihinin düzeltilmesi için icra mahkemesine başvurması da zorunludur. Somut olayda, borçlu, 11.06.2014 tarihinde icra mahkemesine başvurusunda, icra takibinden 23.02.2012 tarihinde haberdar olduğunu beyan etmiştir....

No:201 (...).../...” adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğ memurunca; “muhatap gösterilen adreste aza ... soruldu adresten ayrılmış olup ikinci adresi bilinmiyor ilgili mahalle muhtarı tasdiki ile iade” şerhi ile 28.10.2014 tarihinde bila tebliğ iade edildiği, bu kez icra müdürlüğünce tebligat zarfı üzerine "mernis adresi" olduğu yazılarak, borçlunun adrese dayalı nüfus kayıt sistemindeki adresi olan; “...Mah. 239 Sk. No:3...” adresine yeniden tebliğe çıkarıldığı, tebliğ memurunca T.K.'nun 21/2. maddesi gereğince 23.12.2014 tarihinde tebligat yapıldığı, ancak ödeme emri tebliğ mazbatası üzerinde, tebligatı çıkaran merci tarafından Yönetmeliğin 16/2. maddesinin son cümlesi kapsamında, tebliğin, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca yapılacağına dair meşruhatın yer almadığı anlaşılmakta olup, bu durumda, tebliğ memurunun, tebliğ işlemini T.K.'nun 21/2. maddesi uyarınca yapması, yukarıda değinilen yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırıdır....

II.TEMYİZ SEBEPLERİ Müşteki vekilinin temyiz istemi, istinaf dairesince yapılan yargılamada, sanığa yapılan tebligatın işçisine yapıldığı, adreste bulunmama sebebinin yazılmadığı ve bu sebeple tebligatın usulsüz olmasının gerekçe olarak gösterildiği, icra dosyasının tetkikinde ve sanığın yerel mahkemede verdiği ifadede usulsüz tebligata ilişkin bir şikayetinin olmadığı, usulsüz tebliğ olduğu düşünülse dahi öğrenme ile sürenin başlayacağı, icra dosyasında o tarihten itibaren yapılan işlemlerin sanığın bilgisi dahilinde olduğu, şikayetin mevcudu eksiltme üzerine olduğu, sanığın takipten haberdar olduğu, fiili haciz yapılarak malların bizzat sanığın babasına bırakıldığı, salt tebligatı yapan memurun işlemi dolayısıyla sanığın icra işlemlerinden haberdar olmadığının değerlendirilmesinin, usulsüz tebligata ilişkin şikayet olmamasına rağmen bu hususun nazara alınmasının genel hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiğinden bahisle kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasına ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu