tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, manevi tazminat istemi yönünden manevi tazminat koşulları olayda bulunmadığından manevi tazminat talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
A.Ş. tarafından satışı gerçekleştirilen içecek ürünlerinde ayıp nedeniyle davacının satış yaptığı kantinde satış yapamadığı, bu nedenle maddi zarara uğradığı, ayrıca yapabileceği satıştan mahrum kalması nedeniyle menfi zararının oluştuğu, davacının ayrıca ticari itibarının zarar gördüğü iddiası ile açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Davacı şirket ile davalı ... A.Ş. Arasında imzalandığı taraflarca da kabul edilen sözleşme uyarınca davalı ... A.Ş. Tarafından üretimi gerçekleştirilen ürünlerin davalı ... A.Ş. aracılığı ile davacı şirkete satışının kararlaştırıldığı görülmüştür. Davacı şirket ile dava dışı ... arasında ... ait kantinde bu ürünlerin satışı konusunda yapılan sözleşme yapıldığı görülmüştür....
tazminat, 150.000-TL maddi tazminat ve 250.000-TL manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı ve karşı davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davalı-karşı davacının hak ettiği alacağı bulunmadığından takas-mahsup defiinde bulunamayacağı, yine karşı davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile 200.000-TL'lik belirsiz alacak davasının 196.385,68-TL olarak dikkate alınmasını talep etmiş ise de, "dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarının ıslah talebiyle azaltılması davayı kısmen geri alma mahiyetinde olup ancak davalının açık rızası ile yapılabileceğinden" ve karşı davalının bu yönde açık muvafakati olmadığından reddedilen maddi tazminat isteminin bu istem yönünden dava dilekçesindeki 200.000-TL olarak kabulü gerektiği, karşı davadaki toplam 350.000-TL maddi tazminat ve 250.000-TL manevi tazminat isteminin reddi gerektiği kanaatine varıldığı, asıl dava davacısının icra takibinde 32.478,47-TL işlemiş avans faizi talebinde bulunduğu,davacının davalıya keşide ettiği 04.05.2016 tarihli...
tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren malların da ayıplı olarak kabul edilmesi gerektiğini, Ayıplı Malın Neden Olduğu Zarardan Sorumluluk Hakkında Yönetmelik gereği, üreticinin piyasaya sadece güvenli ürünleri arz etme zorunluluğu bulunduğunu, davalı firmanın ürettiği flexlerin normal kullanım koşullarında risk taşıdığını ve müvekkil firmanın büyük maddi zarara uğradığını, davalı tarafından üretilen flexlerin 2 bar basınca kadar dayanıklı olduğunun iddia edildiğini, ancak bu bilgilerin ambalajda belirtilmediğini ve bu nedenle davalının ayıplı mal sorumluluğundan kurtulamayacağını, Yargıtay 19....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki ayıplı mal satışı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın ... İnş yönünden reddine diğer davalı yönünüden kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, “ ... “ adıyla bilinen projede yer alan 14. bölge, E 14 blokta yer alan daireyi davalı ... adına vekaleten davalı ......
Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir....” şeklindedir. c. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un, "Ayıplı Mal" kenar başlıklı 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası: "...Bu talepler zarara sebep olan malın piyasaya sürüldüğü günden başlayarak on yıl sonra ortadan kalkar. Ancak, satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz." d. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un, "Ayıplı Mal" kenar başlıklı 30 uncu maddesi: "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır."...
CEVAP; Davalı Vekili Dilekçesinde Özetle; davalı şirket aleyhine açılan davayı kabul etmediğini, davalı şirkete atfedilen kusur ve tazminat istemlerinin tamamının haksız olduğunu, davalı şirketin davacı yana her hangi bir borcu bulunmadığını belirterek zamanaşımı itirazımız gereğince davanın reddine, esasa yönelik itirazlarımız gereğince davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davacı sigorta şirketin davalı sigortalısına Kredili Konut Sigorta Poliçesi kapsamından su baskını neticesinde 31.735,49 TL hasar bedeli ödemiş olup bunun rücusu için davalının ayıplı tesisat yaptığını iddia ettiği dava dışı ... Konut Planlama Işitma Soğutma İnşaat Limited Şirketi'ne sigortalısının beyanı doğrultusunda 21/06/2018 tarihinde Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/874 esas sayılı dosyasında dava açtığı görülmüştür....
O halde, gizli ayıpların, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra hemen (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi; ayıbın açık mı, yoksa gizli mi olduğunun tayininde ise, ortalama (vasat) bir tüketicinin bilgisinin dikkate alınması gerekmektedir. 2. 818 sayılı BK'nın 125 inci maddesinde; kanunda aksi bir hüküm bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu düzenlenmesi mevcuttur. 3. 04.06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hakimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir (HUMK.nun madde 76, HMK madde 33)....
Davacı, maddi ve manevi tazminat istemli davasında, dava dışı ----aracılığı ile davalı şirketden ----------- fatura içeriğinde yer alan ürünleri ve ----------kapasiteli komple beton santrali ve 4 adet silosu "şeklinde tasnif edilen hazır beton tesisi santralini, imali ve montajı dahil olmak üzere satın aldığını, davalının söz konusu beton santralini üretip, hazır beton tesisine montajını yaptığını, fakat beton santralinin ayıplı olduğunu, bu ayıplar nedeniyle işgücü kaybına uğradığını, miktar olarak yanlış üretim yaptığından fazla beton satılmasına rağmen az bedelli fatura kesmek zorunda kaldığını, kalite olarak da ürünlerin hatalı çıktığını, çimento kaybına yol açtığını belirterek oluşan maddi zararları karşılığı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL.ve ayıplı olarak kurulan santral nedeniyle tam kapasite çalışma sağlanamadığından sevkiyat akıcılığı sağlanamayıp müşteri nezdinde itibar kaybına uğradığından 100.000 TL.manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar...
Ayıba ilişkin düzenleme, dava tarihi itibariyle uygulanması gereken, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’nin 4. maddesinde yer almaktadır. 14. Anılan maddenin 1. fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır. 15....


