Bu doğrultuda her ne kadar davacı tarafından maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de, davacının tutuklu kaldığı bir aylık sürede şirketlerinden hak ettiği ödemeleri almaya devam ettiği, bu bakımdan herhangi bir zararının bulunmadığı, villa ve gayrimenkul satışı yapılamadığına dair herhangi bir belge ibraz edilmediği gibi aksi düşünülse dahi bu hususun davacının tutuklu kalması ile doğrudan bir alakasının olduğunun da söylenemeyeceği anlaşıldığından, haksız tutukluluk nedeniyle maddi bir zararı olmayan davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede, davacının manevi tazminata yönelik talebinin 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği yerinde olduğu kanaatine varılmış ve talebinin kısmen kabulüne hükmedilmiştir....
Eksik ifa bir başka deyişle sözleşmeye aykırılık nedeni ile açılacak davada alıcının yarışan iki hakkının bulunduğu yani alıcının genel hükümlere ve BK nun 96.maddesine dayalı tazminat isteminde de bulunabileceği doktrinde oybirliği ile kabul edilmektedir. Nitekim Dairemizin sapma göstermeyen inançları da bu yöndedir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönülecek olursa; Gelir Paylaşımı esasına göre düşünülen Halkalı Olimpiyakent projesinden konut satın alan tüketicinin satın aldığı bağımsız bölümle ilgili bir talebi olmayıp, ortak alanda yapılması vaat edilen spor kompleksinin sonradan TOKİ’ye ait 518 ada üzerinde yapılıp, bunun da Belediyeye devredilmesi sebebiyle artık bu eksik ifa olup, tam bir teslimden sözetmek mümkün değildir. Kaldı ki, söz konusu projenin birden fazla parsel üzerinde etap etap yapıldığı ve ilgililere konutlarının peyderpey teslim edildiği anlaşılmaktadır....
Eldeki uyuşmazlıkta davacıların murislerinin davalı ------ ödediği aidatların iadesi istemi yönünden yapılan incelemede; ----- sayılı dosyası ile davacıya---- daire bedelinin tazminat olarak verilmesine karar verildiği, ---- sayılı dosyasından ise konut tahsis edilmemesi nedeniyle kira bedeli olarak --------- hükmedildiği, bu tarihe kadar davacıların murisinin ödediği aidatları daire bedelinin kendisine verilmesi nedeniyle iadesini talep edemeyeceği, bu tarihten sonra kooperatife aidat ödediği yönünde dosyada bir ispat bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı, bu nedenle davacıların ödenen aidatların iadesini talep etmesinin mümkün olmadığı, davanın bu yönden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır....
Ayıplı mal satımı karşısında alıcıyı korumaya yönelik genel nitelikli düzenlemeler zaten mevcut iken [BK, m.194-207 ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 25/3], tüketiciyi daha etkin bir biçimde koruma gayesi ile yürürlüğe giren 4077 sayılı TKHK’da da bu husus ayrıca düzenleme yeri bulmuştur. Yürürlük tarihi itibariyle uyuşmazlıkta dikkate alınması gereken 4077 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasında; "Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir." denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır....
Davacı, davalıdan satın alının taşınmazın gizli ayıplı olarak inşa edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacı, dava dilekçesinde taşınmazı 28.04.2011 tarihinde aldığını 2012 yılı Temmuz ayında taşınmazın gizli ayıplı olduğunu komşularından öğrendiğini ve ayıbın giderilmesi için davalı ile yaptığı şifahi görüşmelerin sonuç vermemesi üzerine dava açtığını beyan etmiştir. 4077 sayılı Kanunun 4.maddesinin 2.fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununda gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır....
Temyiz Sebepleri Davacı vekili; tüketici konumunda olan davacıya takılan protezi davacıların sağladığını, davacının ayıplı üründen kaynaklanan üç operasyon geçirmesi nedeniyle açılan tazminat talepli davada tüketici mahkemesinin görevli olduğunu belirtirerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hatalı olarak üretilen protez nedeniyle uğranılan maddi manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3 ve 73 ncü maddeleri. 3....
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." denilmektedir.Somut olayda, davacı tarafından dava konusu aracın ayıplı olması sebebiyle satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini mümkün olmadığı taktirde ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici konut satış sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk a. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 16.05.2019 tarihli ve 2018/13-977 E., 2019/572 K. sayılı kararı b. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (4077 sayılı Kanun) "Ayıplı Mal" kenar başlıklı 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası şöyledir; “Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz ... içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür....
nun defalarca ...A.Ş. (...com) müşteri temsilcileriyle görüştüğünü fakat hiçbir şekilde olumlu sonuç alamadığını, müvekkillerinin yaşanan mağduriyet sebebiyle şirketlerinde acil ihtiyaç olması sebebiyle ...Ltd.Şti....
KARŞI OY Uyuşmazlık; dava konusu olayda “ayıplı ifa” mı, yoksa “eksik ifa”nın mı söz konusu olduğu; burada varılacak sonuca göre satıcının sorumluluğuna gidilebilecek ihbar ve zamanaşımı süreleri ile talep hakkının kapsamının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. Davacı tüketici olduğuna göre, tüketici hukuku ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 4 üncü maddesinde yer almaktadır. Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standardında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler, ayıplı mal veya ayıplı hizmet olarak kabul edilir.” denilmekte, devam eden fıkralarda ise buna ilişkin biçimsel koşullar sayılmaktadır....


