Tüketici Mahkemesinin 2015/11 D.İş sayılı doyasından alınan bilirkişi raporu ile aracın gizli ayıplı ayıplı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, ayıplı aracın davalıya iadesine, araç bedeli olan 60.090,64 TL' nin 20.03.2012 işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, aracın ithalatçısı olduğunu sözleşmeden dönme hakkı ithalatçıya karşı kullanılamayacağını, araçta üretimden kaynaklı ayıbın olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile aracın davalıya iadesine, 60.090,64TL 20/03/2012'den işleyecek ticari faizi ile işleyecek davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davalının istinaf talebinin kısmen kabulüne, İzmir 7....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının......
Maddeye göre, tüketici kendisine sağlanan mal ve hizmetle ilgili ayıplı olup olmama konusunda gerekli muayeneyi (denetimi) yapacak ve bu muayene sonucu, mal yada hizmetle ilgili saptadığı ayıpları, mal veya hizmetin sağlanmasından itibaren ihbar süreleri içinde, kendisine mal yada hizmet sağlayan sözleşmenin tarafına bildirecektir; bu bildirim (ayıp ihbarı) ödevi ihmal edildiğinde, tüketici, ayıba dayalı yasal haklarını kaybedecektir. 6098 Sayılı TBK.’nun bu konudaki 223. (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 198/2’de) maddesinde ifade edildiği gibi, ayıp ihbarının yapılmaması, tüketicinin ifa konusu mal ya da hizmeti, bulunduğu hal üzere kabul ettiği sonucunu doğuracak ve bu yönde gerçekleşen varsayımın aksi, hiçbir suretle kanıtlanamayacaktır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 4077 sayılı TKHK.’nun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür....
------ayıplı olduğu iddia edilen bakıma ilişkin hizmet sözleşmesini yapan---- olduğu, trafik kayıtlarına göre aracın ayıplı olduğu iddia edilen hizmetin; verildiği tarihte dava dışı bu şirkete ait oludğu, ----arasındaki ilişkinin tüketici ilişikisi olmadığı, ticari bir ilişki olduğu, yine davacı ----Arasındaki ilişkinin de tüketici-satıcı ilişkisi olmadığı, ---- amaçla araç satışı yapan şirket olmayıp dava konusu aracı şirket işlerinde kullanıldığı, bu anlamda ------sayılı yasa anlamında tüketici ve satcı, sağlayıcı bulunmadığı gibi tükitci işlemi de bulunmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin ---- gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.---------- bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü....
Ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilecek miktarın tespitinde, doktrinde "mutlak...", "nispi..." ve "tazminat metodu" adıyla bilinen değişik görüşler mevcutsa da, gerek Dairemiz gerekse Yargıtay HGK tarafından öteden beri uygulanan "nispi..." olarak adlandırılan hesaplama yöntemi benimsenmektedir. Bu metoda göre, satış tarihi itibariyle satılanın ayıpsız ve ayıplı değerleri arasındaki oranın satış bedeline yansıma miktarı belirlenmektedir. Başka bir ifade ile satılanın, tarafların kararlaştırdıkları satış bedeli gözetilmeksizin, satış tarihi itibariyle gerçek ayıpsız rayiç değeri ile ayıplı haldeki rayiç değerleri ayrı ayrı belirlenerek bu iki değerin birbirine bölünmesi suretiyle elde edilecek oran satış bedeline uygulanmaktadır....
Uyuşmazlık; dava konusu olayda “ayıplı ifa” mı, yoksa “eksik ifa”nın mı söz konusu olduğu; burada varılacak sonuca göre satıcının sorumluluğuna gidilebilecek ihbar ve zamanaşımı süreleri ile talep hakkının kapsamının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. Bu saptamada bulunduktan sonra, öncelikle, uyuşmazlığın temelinde yatan ayıp kavramı üzerinde durmakta yarar vardır. Tüketici hukuku ile ilgili ayıba ilişkin düzenleme, satış sözleşmesinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK)’un 4. maddesinde yer almaktadır....
Etap işlerin kendilerine verilmediği iddiası ile işbu alacak ve tazminat davasının açıldığı tespit edilmiştir. Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava genel yetkili mahkemede açılabileceği gibi, HMK 10. Maddesi uyarıca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Somut olayda tarafların taşınır satışı için İzmir'de sözleşme yaptığı, malın İzmir'de teslim edilerek borcun ifa edildiği, davalının adresinin de İzmir olduğu, bu nedenle davaya bakmaya İzmir Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmakla, yasal süresi içinde yapılan yetki ilk itirazı nedeniyle, Mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....
Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir. (Değişik fıkra: 21.02.2007-5582 S.K./22 nci mad.) İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına veya 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer ... seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Bu madde ile ayıba karşı sorumlu tutulanlar, ayıba karşı daha ... bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallarda beş yıldır. Ayıplı malın neden olduğu her türlü zararlardan dolayı yapılacak talepler ise üç yıllık zamanaşımına tabidir....
Tüketici Mahkemesinin 2016/13 D. İş sayılı dosyası ile tespit incelemesi yapıldığını, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan edimin ifasındaki eksiklikler ve ayıplı ifa nedeniyle ağır kusur ve hile ile kandırdığı kat maliklerinin zararlarının tazminat yükümlülüğü bulunduğunu ileri sürerek, ortak alan olarak bilinen/kullanılan ve fakat üçüncü kişilerin mülkiyetinde olan alanların değeri ortak alan olarak bilinen/kullanılan ve fakat üçüncü kişilerin mülkiyetinde olan alanlarda bulunan ağaç, bitki, elektrik ve su tesisatı, pompa, tel çit ve benzeri diğer imalatların değerleriyle birlikte Çankaya Belediyesinin ve diğer 3. kişilerin talepleri doğrultusunda, haksız işgalleri sonlandırabilmek amacıyla yapılacak tüm zorunlu harcamalar ile bağımsız bölümlerindeki değer kayıplarının tespitinin yapılarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 5.000,00'er TL'nin faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini istemişlerdir. II....


