"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalıların yaptığı “...” adlı projeden 539 ada 1 nolu parselde kayıtlı taşınmazdan ......
GEREKÇE : Dava, ayıplı ticari satış olduğu iddiasından kaynaklı ilgili malın ayıpsız misli ile değişimi mümkün olmadığı takdirde bedel iadesi talebine ilişkindir. Taraflar arasında davaya konu buzdolabına yönelik akdi ilişki kurulduğu ve teşhir ürünü olduğu taraflar arasında çekişmesizdir. Buzdolabının teşhir ürünü ve arızanın kozmatik olması nedeniyle garanti kapsamına girmeyeceği, arızanın düzelmesi için buzdolabı kapaklarının değişmesi gerektiği tespit edilmiştir....
Otomotiv vekili cevap dilekçesinde; kazanın lpg kaynaklı olduğunu kabul anlamına gelmemekle; davacının müvekkilinin teknik olarak uygun şart ve koşullarda gereği gibi ifa ettiği lpg tankı takılması işlemine ilişkin olarak zorunlu kontrol ve bakımların yaptırmadığını, müvekkilinin yaptığı işlemlerin prosedüre uygun olduğunu, davaya konu aracın lpg kaynaklı patlama veyahut yanmaya maruz kalmadığını, aracın şoför koltuğunun altındaki kablo tesisatından bir alev aldığını, motor kısmında yanma olmadığını, şoför koltuğu ve arkasındaki yolcu koltuğunun taban döşemesinin yandığının görüldüğünü, bu sonucun araçta lpg gazı kaynaklı bir patlama veya yanma olayının meydana gelmediğini, müvekkili yönünden maddi ve manevi tazminat isteminin yerinde olmadığını, dava konusu aracın yanma olayının gerçekleştiği kazadan öncede trafik kazasına karıştığını belirterek, davanın müvekkilimi yönünden reddine ve yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur...
Tüm dosya kapsamından; davalı tarafından davacıya satılan dava konusu makinelerdeki hasarın imalat hatasından kaynaklı olup makinelerin ayıplı olduğu, davacının ayıplı ifa nedeniyle uğramış olduğu zararı davalıdan talep edebileceği, davacının ayıplı ifa nedeniyle 56 gün süreyle üretim yapmadığı, davacının satın aldığı makinelerin ayıplı olması nedeniyle çalışmadığı dönemde üçüncü kişilerden kiralayarak temin etmesinin mümkün olduğu, fakat kiralanan makinelerin üretim yapılabilmesi için kurularak mevcut sisteme entegre edilmesi gerekeceği, makinelerin kiralanması halinde sisteme entegre edilerek çalışmaya başlamasının yaklaşık 2 ay (60 gün) süre alacağı, bu nedenle kiralama ile çalışılamayan 56 günün telafi edilemeyeceği, davacı tarafından dosyaya sunulan Yer Altı Aylık Üretim Tablolarından işletmede makinelerin tesliminden sonra 2012 yılı Haziran ve Temmuz aylarında hiç üretim yapılmadığının tespit edildiği ve davacının çalışmadığı 56 gün içinde üretilmeyen 187,12 tohn ürün nedeniyle muhtemel...
Somut olayda, davacı vekili müvekkili ile davalı şirket arasında müvekkiline ait evdeki pencereler ve kış bahçesi sisteminin alman malı profillerden renkli imal ve montaj işi konulu eser sözleşmesi akdedildiğini ancak işin eksik ve ayıplı yapıldığını iddia ederek asıl davada davalı yanın iş bedelinin tahsili için müvekkili aleyhine başlattığı icra takibi hakkında menfi tespit ve istirdat taleplerinde bulunmuş, birleşen davada ise eksik ve ayıplı ifa nedeniyle uğradığı zararının tazminini talep etmiştir. Taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından ve dava açıldığı tarihte 6502 sayılı Yasa yürürlükte bulunmadığından tüketici mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemez. Davada görevli mahkeme genel mahkeme olup, yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesi yerine esas hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. Bozma sebebine göre diğer temyiz itirazları incelenmemiştir....
HMK 109, madde uyarınca fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik geç teslim nedeniyle cezai şart olarak 2.000TL, mobilyalara ödenen KDV bedeli nedeniyle 2.000-TL, gecikme nedeniyle ödenen kira bedeli olarak 2.000 TL, faturadan kaynaklı fazla ödenen KDV bedeli nedeniyle 2.000-TL, İcra takibinden kaynaklı ödenen avukatlık ücreti ve masraflar nedeniyle 2.000 TL, satış bedeli vade farkı nedeniyle ödenen 2.000-TL olmak üzere toplamda 17.000-TL'nin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Çünkü buradaki ifa; borçlanılan edimin kural olarak borçlu tarafından belirli bir yer ve zaman içinde ve sözleşmenin kaynağındaki esaslar altında yerine getirilmek suretiyle borçlunun borcundan kurtulmasını sağlayan eylem ve davranıştır. O halde, geçerli bir ifanın benimsenebilmesi için; ifa borçlu tarafından alacaklıya sözleşmede kararlaştırılan yer ve zamanda, kararlaştırılan nicelik ve niteliklere uygun olarak yapılmalıdır. Diğer bir anlatımla kiraya veren sözleşme süresince kiralananda meydana gelen bozuklukları ve eksikleri kiracının bir kusuru yoksa gidermekle yükümlüdür. Yine 6098 Sayılı Tür Borçlar Kanunu'nun 305.maddesine göre kiralananın önemli ayıplarla teslimi halinde kiracı, borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı hale gelmesinden doğan sorumluluğuna başvurabilir....
Tipi, 2020 Model, Gri Renkli aracın 28.10.2020 Tarih ve ..... no'lu faturada belirtilen ek opsiyonlu özellikleriyle birlikte misliyle değişimine, bu talebin kabul edilmemesi halinde satım sözleşmesi uyarınca ödenen 779.250,89 TL'nin ihtarnamenin tebliğ edildiği 26.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin gizli ayıplı araç satışı nedeniyle yapmak zorunda kaldığı; 4.320,00 TL Seramik Kaplama, 3.780,00 TL Kaput Filmi, 295,00 TL Araç Çekim Bedeli, 3.000,00 Ekspertiz Bedeli ve 20.886,00 TL araç kiralama bedeli olmak üzere toplam 32.281,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayıplı ifa nedeniyle delil tespiti yaptırılması için İstanbul ..... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ..........
Davalının adresi olan Ankara Ostim ilçesinin Ankara Adliyesinin yargı çevresinde kaldığı, davalı adresinin Ankara Ostim ilçesinde olması, davacı adresinin ise İstanbul Beylikdüzü ilçesi olduğu da gözetildiğinde davalının süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde ileri sürülen yetki itirazı kabul edilmiş, HMK 116/1/a gereği kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı ilk itirazlardan olup, dava konusunun haksız fiilden kaynaklanmadığı, davacının maliki bulunduğu araçta davalı tarafından yapılan işlemler nedeniyle araçta meydana gelen hasardan kaynaklı tazminat talep edildiği, davalının yapmış olduğu eylemlerin haksız fiil kapsamında olmadığı, sözleşmeden kaynaklı ayıplı ifa iddiasına dayandığı da nazara alınarak, Mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Söz konusu sosyal tesislerin yapılmamış olması, alıcının satın alma kararını etkileyen, taşınmazın değerini azaltan bir husus olup, edimin ifasındaki bu yöne ilişkin eksiklik nedeniyle satıcının alıcıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, bu sosyal tesislerin yapılmamış olması hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış ise de, dava konusu olayda 4077 sayılı yasada düzenlenen “ayıplı ifa” değil “eksik ifa” söz konusudur. Ayrıca, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; sosyal tesisler, asansör v.s. işle ilgili zarar talebinin değerlendirme dışında tutulduğu ve değer düşüklüğü hesabında denetime esas olmayacak şekilde nasafet indirimi uygulandığı anlaşılmaktadır....


