WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmaz 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bitişikteki orman alanları ile birlikte çalılık, fundalık ve dağlık olarak tesbit harici bırakılmışsa da, bu tarihten önce 1953 yılında çekilen ... fotoğrafından bütünlemesi yapılan 1957 tarihli memleket haritasında, çekişmeli taşınmaz ve etrafının 5-15 metre boyunda iğne yapraklı orman ağaçları ile kaplı olarak göründüğü gibi, taşınmazın bu nitelikte olduğu keşif sırasında hakim gözlemi ile belirlenip keşif tutanağına da yazıldığı, bitişikteki ormanın bir parçası ve onun devamı olan yerlerin bir bölümünün memleket haritasında çalılık olarak görülmesinin bu yerlerin orman olmadığının kanıtı olamayacağı ve ormana bitişik çalılakların ormandan ayrı düşünülemeyeceği, gerçeğin kendisi olan 1953 tarihli ... fotoğrafı karşısında 1954 yılında kadastro ekibinin çekişmeli taşınmazı...

Ülkemizde tarım arazilerinin korunması, tarımla uğraşan halkın ve dolayısıyla ülkenin refahı ve gelirinin artması bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle Devletin, tarım arazilerinin ıslahı, bakımı, korunması ve geliştirilmesi için gerekli tedbirlerin yanında, bu alanların tahribini, kalite ve verimliliğinin düşürülmesini ve amacı dışında kullanılmasını önleyecek adli, idari ve hukuki tedbirleri de alması gerekmektedir. 3573 sayılı Kanunda yapılan değişiklik ve hükme dayanılarak taşınmazların tapu kaydına düşülen şerhle, hak sahiplerine verilen zeytinlik vasfındaki taşınmazların bu niteliklerinin korunması amaçlanmakta; kazanılmış mülkiyet hakkının maliklerinin elinden alınması veya mevcut kullanım durumlarının herhangi bir şekilde sınırlandırılması söz konusu olmamakta, aksine bu niteliklerinin korunması ve aleniyet sağlanması hedeflenmektedir. Öte yandan, bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır....

un çekişmeli parselin krokisinde (A) ile gösterilen 132,19 m2 yüzölçümündeki bölümüne, Orman Yönetiminin parselin tamamına, Hazinenin ise (A) bölümü dışında kalan 1.086,79 m2 yüzölçümündeki diğer bölümüne ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2) Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili Avukat ... tarafından verilen hâkim onaylı dilekçe ile davadan bütün hüküm ve sonuçlarıyla feragat ettiklerini, bunun karşılığında, feragate ilişkin aynı dilekçe üzerine beyanı ve imzası alınan davacı ... vekili'nin ise feragat edenlerden, avukatlık ücreti ve yargılama gideri talep etmeyeceğini bildirmiştir. 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunun 91 ve devamı maddeleri ile bu kanunun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 307 ve devamı maddeleri gereğince, uyuşmazlığı bitiren tek taraflı bir işlem olan feragat kesin hükmün sonuçlarının doğurur....

nun 280/1 maddesi gereğince borçlunun ekonomik durumunu bilebilecek kişilerden olduğu anlaşılmakla 21, 7, 10, 11, 34, 35 ve 49 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın kabulü ile yapılan tasarrufların iptali ve alacaklıya cebri icra yetkisi tanınmasına, dava konusu 14 ve 42 nolu bağımsız bölümlerin ise dava tarihinden önce 3.kişilere satılmış olduğu ve bu kişilere karşı dava yöneltilmeyip, satıcıya karşı da dava tazminat davasına dönüştürülmediğinden bu bağımsız bölümler yönünden açılan tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-)Dava, İİK nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. T.C....

Geçersiz sözleşme nedeniyle verilenlerin geri istenmesi hâli 6098 sayılı Kanun'un sebepsiz zenginleşmeden doğan borç ilişkilerini düzenleyen 77 ve devamı maddeleri çerçevesinde çözümlenir. Kanun’un 77 nci maddesine göre haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğar. Anılan madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ile fakirleşme arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekmektedir....

O halde mahkemece; öncelikle davada TMK’nın 713/2. maddesinde yer alan “ölüm” sebebine dayanıldığına göre, dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nın 259 ve 290/2. maddeleri gereğince keşif yerinde dinlenmelerinin sağlanması, davacının zilyetliğinin başlangıcı ve sürdürülüş şeklinin yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı olarak sorularak (bu talebin) açıklığa kavuşturulması, yine davacı davaya konu taşınmazı satın alan dahili davalının kötü niyetli olduğu iddiasında bulunduğundan, az yukarıda açıklandığı üzere 08.11.1991 gün ve 3/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilen ilkeler gereği, mahalli bilirkişi ve tanıklardan, tapuda satın alan yeni malikin dava konusu taşınmazın davacının zilyet ve tasarrufunda olup olmadığını bilip bilmediği, aynı köy ya da yerleşim alanında oturup oturmadığı, akraba olup olmadığı, bu kişinin dava konusu taşınmaza bitişik ya da yakınlarında taşınmazının bulunup bulunmadığının ayrıntılarıyla...

Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken; 1-Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, 2-Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi, 3-Yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi, 4-Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur. Öte yandan; davanın açılması harca tabi usulü bir işlemdir. Davanın açılması nedeniyle alınacak yargı harçlarının türü, ödeme yeri, zamanı ve usulü 492 sayılı Harçlar Kanunu 27 ve devamı maddeleri ile bağlı tarifede gösterilmiştir....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye devredilip, onun tarafından 3. kişiler ve davalı ...'e intikâl eden tapu kaydının iptâli ve davacı adına tescili, mümkün olmaması halinde bedelin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, TMK’nın 1023 ncü maddesi, TMK'nın 881 ve devamı maddeleri, TBK'nın 470 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi, tapulu taşınmazın veya tapulu taşınmaz payının devrini içermesi nedeniyle tek taraflı irade beyanıyla feshedilemez; taraf iradelerinin fesih konusunda uyuşması gerekir veya mahkeme kararı ile fesih mümkündür. Taraf iradeleri fesih konusunda uyuşmamış ise, mutlaka hâkim kararı gereklidir....

CEVAP Davalı Hazine cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 19.12.1963 tarihinde tesis kadastrosu nedeniyle Hazine adına tescil edildiğini, söz konusu davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, 57 yıl sonra davacılar tarafından tapu iptali ve tescili nedeniyle dava açılmasının hukuki dayanağı olmadığını, kadastro tespiti ve tapu işlemlerinin hukuka uygun olarak yapıldığını, yolsuz tescilin söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların zilyetliğinin mevcut olmadığını, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1962/638 Esas, 1963/326 Karar sayılı kararı ile 221 sayılı Kanun gereğince Hazine adına tescil kararı verildiğini, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürmüştür. III....

İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 318, 319, 361, 362 nci maddeleri. 2. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (TKHK) 50/9 ve 73/4 üncü maddeleri. 3. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 57 ve devam eden maddeleri. 4. Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliği’nin 2/3, 4/ğ, 15 inci maddeleri. 2. Değerlendirme (1) Numaralı Uyuşmazlık Yönünden: 1. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesine göre bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. 2. Kanun koyucu 362 nci maddede ise temyizi mümkün olmayan kararları sıralamıştır. Buna göre miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 362 nci madde uyarınca temyiz edilemez. 3....

UYAP Entegrasyonu