WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

çekişmeli taşınmaz ile arasında doğal ya da yapay ayırıcı sınır bulunup bulunmadığı hususlarını da içeren çekişmeli taşınmazları değişik yönlerden gösteren fotoğraflarının da bulunduğu ayrıntılı, denetlemeye elverişli rapor istenmeli, fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli harita düzenlettirilmeli, aynı köyde aynı şekilde davalı diğer parseller hakkında Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen davalar incelenerek göz önünde bulundurulmalı, daha sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmeli, bir beldede geçmişte kaçak ve yitik kişilerin yaşamış olmasının, o yöredeki tüm taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden kaldığı anlamına gelmeyeceği göz önünde bulundurulmalı, Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar, Kadastro Kanunu'nun 46/1, 14 ve devamı maddelerinde sözü edilen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının davacı taraf lehine gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmalı ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir....

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin mali açıdan zor duruma düştüğünü, borca batık durumda olmadıklarını, sunulu proje kapsamında borçlarını ödeyeceğini ileri sürerek, İİK 287. maddesi gereğince geçici mühlet talebinin kabulü ile müvekkili şirketin mal varlığının korunması için gerekli muhafaza tedbirlerinin alınmasını, devamında İİK'nın 286. vd. maddeleri gereğince konkordato kesin mühlet talebinin kabulü ile neticede İİK. 305 ve devamı maddeleri gereğince konkordatonun tasdikini talep etmiştir. II. CEVAP Müdahil alacaklı vekilleri sundukları müdahale dilekçeleri ile davaya müdahil olmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket yönünden İİK’nın 302/1 maddesinde aranan oy çoğunluğunun sağlanamadığı gerekçesi ile konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....

İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmaz 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında bitişikteki orman alanları ile birlikte çalılık, fundalık ve dağlık olarak tesbit harici bırakılmışsa da, bu tarihten önce 1953 yılında çekilen ... fotoğrafından bütünlemesi yapılan 1957 tarihli memleket haritasında, çekişmeli taşınmaz ve etrafının 5-15 metre boyunda iğne yapraklı orman ağaçları ile kaplı olarak göründüğü gibi, taşınmazın bu nitelikte olduğu keşif sırasında hakim gözlemi ile belirlenip keşif tutanağına da yazıldığı, bitişikteki ormanın bir parçası ve onun devamı olan yerlerin bir bölümünün memleket haritasında çalılık olarak görülmesinin bu yerlerin orman olmadığının kanıtı olamayacağı ve ormana bitişik çalılakların ormandan ayrı düşünülemeyeceği, gerçeğin kendisi olan 1953 tarihli ... fotoğrafı karşısında 1954 yılında kadastro ekibinin çekişmeli taşınmazı...

Eşyaya bağlı irtifaklarda iki taşınmaz söz konusu olup, irtifakın yüklendiği taşınmaz yüklü taşınmaz, lehine irtifak hakkı kurulan taşınmaz ise yararlanan taşınmaz olarak nitelendirilmektedir. 4721 sayılı Kanun'un 779 ve devamı maddelerinde taşınmaz lehine irtifak hakkı hüküm altına alınarak, 779 uncu maddede bu hakkın bir taşınmaz üzerinde diğer bir taşınmaz lehine konulmuş bir yük olduğu ifade edilmiştir. 5. Kişiye bağlı irtifaklarda ise hak, doğrudan doğruya belirli bir gerçek veya tüzel kişiye ya da topluluğa tanınmıştır....

Temyiz Sebepleri Asıl davanın davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, ödeme belgeleri ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının müvekkilinin zilyetliğini doğruladığını, kaldı ki kabul ve ikrar anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu taşınmazda yerleşik Yargıtay içtihatlarıyla fiili kullanımın öneminin bulunmadığını açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un Ek 4 üncü maddesi. 3....

Taşınmaz mülkiyeti devir borcunu doğuran sözleşmeler konusunda 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 634 üncü (4721 sayılı TMK'nın 706 ncı) maddesinin birinci fıkrası; “mülkiyeti nakleden akitler resmi şekilde yapılmadıkça muteber olmazlar.” genel hükmünü getirmektedir. BK'nın 213 üncü (TBK'nın 237 nci) maddesinde de, sözleşmenin biçimi başlığı altında; taşınmaz satımının geçerli olması için getirilen resmi senede bağlanması şartı, taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri için de öngörülmüştür. Bu bağlamda 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddesi taşınmaz satışları için tapu sicil muhafız ya da memurlarını yetkili kılmışken, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60/3 ve 89 uncu maddeleri, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin noterlerce düzenleme şeklinde (re'sen) yapılacağı kuralını getirmiştir....

nın sahibi olduğu 600 adet hissenin dava tarihi itibariyle güncel değerinin bilirkişi incelemesi yapılarak tespitine karar verilmesini,Davalı şirket tek ortaklı olduğundan, şirketin temsil yetkisi tek ortağa ait bulunduğundan, bu ortağın şirketteki hisseleri haczedilmiş olduğundan, ortağın şirket malvarlığı üzerinde şirketin aleyhine işlem yapmaması ve şirket hisselerinin değerinin korunması ve alacaklıların zarara uğramaması için bu tek ortağın temsil yetkisinin sınırlandırılarak şirkete TMK m. 429 gereğince yasal danışman atanmasını, Yargılamanın devamı sırasında, şirketin aleyhine işlem yapılmasının önüne geçilmesi için tedbiren şirkete yasal danışman atanmasını ve ticaret sicil kayıtlarına işlenmesini talep ediyorum. "Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir....

Davanın açıldığı tarihte Bataklıkların Kurutulması ve Bundan Elde Edilecek Topraklar Hakkındaki ........1950 tarih ve 5516 sayılı Kanun yürürlüktedir. Sözü edilen bu kanun 5637 sayılı Kanunun .... maddesi ile ........2007 tarihinde yürürlükten kaldırılmıştır. Her dava kural olarak açıldığı tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümleri uyarınca çözüme kavuşturulur. 5516 sayılı Kanunun ..., ..., ..., ..., ... ve devamı maddeleri uyarınca bataklık ve sazlık yerlerin ne şekilde kurutularak toprak elde edileceği açıklanmış, buna dair yetki ve izin idari mercilere verilmiştir. Sözü edilen maddelerde belirtilen yöntemler uyarınca ancak sazlık ve bataklık yerlerin kurutulması halinde kazanmayı sağlayan zilyetlikle taşınmaz mal edinilebilir. 5516 sayılı Kanun gereğince işlem yapılmadıkça sazlık ve bataklık niteliğinde bulunan taşınmazların edinilmesi olanaksızdır....

Somut olayda, çekişmeli taşınmazlar hakkında 4753 sayılı yasa gereğince Hazine adına 08.05.1961 tarih 951 sıra numaralı tapu kaydı oluşturulmuş, bilahare Hazine tarafından bu taşınmaz İbrahim Çıkma'ya temlik edilerek adına 24.08.2001 tarih 1 sıra numaralı tapu kaydı tesis edilmiştir. Hazine tarafından taşınmaz temlik edilmiş olmakla artık davacı tarafın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46/1 maddesinden yararlanma imkanı kalmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece, bu yön dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken, davada uygulama yeri bulunmayan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023 ve devamı maddeleri hükümlerinden hareketle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir....

kararında açıklandığı gibi, "orman rejimine alınan bu tür yerler için sonradan tapu alınamayacağının" kabul edildiği milli park ve muhafaza ormanı olarak ayrılma işleminin başlı başına orman rejimi ve ayırma olarak kabul edilmesi gerektiğinden tapuda kaydı bulunmayan taşınmazların kesinleşen orman sınırı dışında bırakılmış olsa dahi "orman niteliğinin devamı" başlıklı 1984 tarihli yönetmeliğin 38 ve 1986 tarihli yönetmeliğin 31 ve son olarak çıkartılan ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 34. maddesinde "6831 Sayılı Orman Yasasının 1. maddesine göre, orman sayılan yerlerdeki; yanan orman alanları, muhafaza ormanları, milli parklar, izin ve irtifak ... tesis edilen ormanlar, orman olarak kamulaştırılan ve orman rejimi içine alınan yerler, orman sayılan yerlerden olma özelliğini korurlar." hükümleri gereğince orman sayılacağı 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve Anayasanın 169. maddesi gereğince ormanların imar ihya ve zilyetlik yolu ile kazanılma...

UYAP Entegrasyonu